Hüseyin Yayman
Hüseyin Yayman
HABER7 YAZARI
TÜM YAZILARI

Nevruz'da KCK operasyonları damgası

GİRİŞ 22.03.2010 GÜNCELLEME 22.03.2010 YAZARLAR

Hüseyin Yayman Diyarbakır'dan bildiriyor

Diyarbakır Nevruz kutlamaları şehrin dışındaki ‘Newroz’ Parkında yapılırken, mahşeri bir kalabalık vardı. BDP ve Emniyet farklı rakamlar verse de son tahlilde bunların bir anlamı yok. Bölgeyi uzun zamandır takip eden biri olarak şunu ifade etmem gerekiyor ki Nevruz için toplanan kalabalık her geçen yıl daha da artıyor. Dışardan gelen insan sayısı daha da çoğalıyor.

1990 öncesinde resmi kutlaması yasak olan ancak korsan gösterilerle kutlanabilen Nevruz bugün yüz binlerce insan tarafından özgürce kutlanıyor. Diyarbakır’daki kutlamalara komşu illerden insanlar geldiği gibi yurt dışından da azımsanmayacak bir kitle gelmişti. Nevruz alanı panayır ve piknik yapılan bir yere dönüşmüştü. Başı örtülüler de vardı başı açıklar da; yaşlılar da vardı gençler de vardı. Tüm Diyarbakır sanki orada toplanmıştı.

Burada aslında iki Nevruz kutlaması vardı. Birincisi halkın ve geniş kalabalığın Nevruz’a yüklediği anlam ile ‘kürsünün’ yüklediği anlam. Henüz bu ayrım net olarak görülüp ifade edilmese de BDP ile halk arasında artan bir algı farkı dikkat çekiyor. Bir sonraki yazıda bu husus üzerinde ayrıntılı olarak duracağız.

Nevruz’un bayram olarak görülmesi ve olaysız kutlanması önümüzdeki dönemde Diyarbakır’a dışardan gelen insan sayısını daha da artıracaktır. Dün görüştüğümüz pek çok esnaf bu durumdan oldukça memnundu. Satışlarının Nevruz’da hayli arttığını ifade ettiler. Nevruz, önümüzdeki dönemde ciddi bir turizm etkinliğine dönüşebilir. Buradaki kutlamalara yakın gelecekte Cumhurbaşkanı, Başbakan veya Kültür Bakanı gibi isimler katılırsa şaşırmam doğrusu. 

Tarihe ‘kanlı nevruz’ olarak geçen ve yüze yakın insanın hayatını kaybettiği 1992 yılının olayları hatırlandığında bu Nevruz’un anlamı ve kıymeti çok daha iyi görülecektir. Tek kişinin burnunun kanamamış, tek kurşunun atılmamış ve herhangi bir korsan gösterinin yapılmamış olması ülkenin geldiği demokratik olgunluğa işaret etmektedir.

KÜRDÜN TÜRKE, TÜRKÜN KÜRDE KURŞUN SIKMASI HARAMDIR

Ahmet Türk, Selahattin Demirtaş, Osman Baydemir ve Aysel Tuğluk gibi siyasetçiler kalabalığa hitap ederken şehre asılan bilboardlarda ismi ilan edilmeyen ancak son gece ismi konuşmacılar arasına dahil edilen Leyla Zana da halka hitap etti. Zana geçen yıla göre daha sert ve duygusal yönü ağır basan bir konuşma yaptı. Zana, çocukların cezaevinde olmasını eleştirirken Cumhurbaşkanı ve Başbakanı göreve çağırdı.

Ahmet Türk kendisinden beklenmeyen ölçüde sert bir konuşma yaparken yorgun olması dikkat çekti. Ahmet Türk, parti kapatma ve KCK operasyonları ile Kürtlerin tasfiye edilmek istendiğini söylerken ‘geçti Borun pazarı, sür eşeğini Niğde’ye’ dedi. Açılımı eleştirdi ve ne yapılacaksa biran önce yapılsın dedi. Türk, cezaevinde olan insanların serbest bırakılması ve seçim barajının kaldırılmasını istedi.

Osman Baydemir ‘Kürdün Türke, Türkün Kürde kurşun sıkması haramdır’ derken operasyonların durdurulmasını ve savaşın sona ermesini istedi. Leyla Zana, geçen yıl konuşması sırasında Başbakan Erdoğan’ı yuhalatmazken bu yıl Aysel Tuğluk’un konuşması esnasında Başbakan Erdoğan’ın yuhalanmasına sessiz kaldı.

Kürsüden kim konuşursa konuşsun meydan ‘Abdullah Öcalan sloganı’ attı. Buna kürsüden konuşanlar da eklendi ve hemen hemen her konuşmacı ‘Öcalansız çözüm olamayacağını ve Öcalan’ın iradeleri’ olduğunu ifade etti. Nevruz Alanındaki en büyük hareketlenme ise Abdullah Öcalan’ın eski bir video kaydının sinevizyon olarak gösterilmesi sırasında yaşandı.

Tüm konuşmacılar ve okunan tüm mesajlar iktidarı eleştirirken KCK operasyonları sert bir dille kınandı, Eleştirilerden en çok payı Başbakan Erdoğan aldı. Meydanda az sayıdaki Kürtçe pankart dikkat çekerken iki tane de Türkçe pankart vardı. Bu pankartlarda ‘Öcalansız Dünyayı Başınıza yıkarız’ ve ‘Apo’nun özgürlüğü barışını teminatıdır’ yazıyordu.   

Diyarbakır’da yeni bir tarih yazılıyor ve iki sosyolojik eğilim eş zamanlı yaşanıyor. Bir yandan bölgenin Türkiye’ye iktisadi ve toplumsal entegrasyonu hızlanırken diğer yandan ise herkesin bildiği bir sır olarak ‘uluslaşma’ süreci ve ‘siyasallaşma’ artarak devam ediyor. Diyarbakır bir yandan, İstanbul’a daha fazla bağlanırken, diğer yandan Ankara’dan duygusal olarak kopuyor.

Hüseyin Yayman - Haber 7
huseyinyayman@gmail.com

YORUMLAR 18 TÜMÜ
  • çelik arslan 15 yıl önce Şikayet Et
    ek 2. ayrıca baharın gelişini kutlayan insanlara sözüm yok. fakat ben aynı duyguyu paylaşmıyorum. yani, bahar geldi, ateşin üstünden atlayalım, halay çekelim tavrı bana abes geliyor. bir müslüman olarak Allahtan hayırlı ve bereketli bir yıl olmasını dilerim o kadar. dans edip şarkı söyleyenlere de karışmam. ancak Türk milliyetçilerine faşist diyip de kendi ulus devlet tarihini efsanelerin arkasına saklayarak kurmaya çalışanlara bu ne perhiz bu ne lahana turşusu demekten başka söz bulamıyorum.
    Cevapla
  • çelik arslan 15 yıl önce Şikayet Et
    ek. yani islamiyete giren topluluklar zamanla eski inançlarını yitirmişlerdir. bununla birlikte toplumun da bir bilinçaltı vardır. bazı inançlar şekil değiştirerek batıl inanç olarak yaşatılabilir. mesela karabasan. bir başka adı albastıdır. şamanlardan kalmadır. toplum hafızası üç harflilerle bunu birleştirerek yaşatmaya devam etmiştir. nevruz da böyle. farsça bir terim. yanına da ateşi koyarsanız, az çok ne olduğu anlaşılabilir. fakat adeta boyut değiştirmiş ve günümüzde farklı hesaplarla kullanılır olmuştur.
    Cevapla
  • çelik arslan 15 yıl önce Şikayet Et
    hepimiz ademin çocuklarıyız. dünya üzerindeki bütün toplulukların bu tür kutlamaları vardır. nevruz türk, kürt, iran bayramıdır demek batının her şeyi eski yunana dayandırmasına benziyor. nedense bütün milletler kendisiyle övünüp, her şeyi kendisine dayandırıyor. yani nevruzun manası nedir diye düşünen yok. bu ritüeller islam öncesinde halkların inanç unsuru olarak yaptığı eylemlerdir. bugün eğlenceye dönüşmüştür. anadoluyu gezerseniz bazı evlerin kapı ardında leylek başı görürsünüz. bu da şamanlıktan kalmadır.
    Cevapla
  • mehmet şenel 15 yıl önce Şikayet Et
    newroz. bediüzaman. newroz. bediüzaman bugün newrozu sultanidir der. çünkü esma i hüsnanın en çok tezahür ettiği gün olarak biliniyor. kimine göre Nuhun gemisi o gün karaya oturdu kimi için demrici kava o gün özgürlük ateşini yaktı fakat newroz hin avrupa kökenli bir kelime olup kürtçe farsça karşılı olan bir kelime. yıllar önce kutlandığında büyük bir yasak ile karşı karşıya gelinirdi zencilerin bindiği otobüse binmeyen beyazların piskolojisi vardı bu ülke . güzel yanı farklılıkları seven bir nesil yetişiyor.
    Cevapla
  • mehmet tokat 15 yıl önce Şikayet Et
    DEVLET ASLA BEBEK KATİLLERİNİ MUHATTAP ALMAZ. bir bebek katilini muhattap almak demek, peşinden herkese bebekleri katledebilirsin, kınalı kuzu olan mehmetçikleri şehit edebilirsin ruhsatını verir. HİÇBİR MÜSLÜMAN KÜRT KARDEŞİMİZ TERÖRİST BAŞINI, BEBEK KATİLİNİ BU DÜNYADA VELİ EDİNEMEZ. devlet te bunlarla asla görüşemez. görüştüğü anda devlet devlet olmaktan çıkar. AKLEDİP FİKRİ HAKİMİYETİNİ YOK EDEMEYENLER, BEBEK KATİLİNİN AYAĞINA GİDEMEZ.
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle