İbrahim Karagül
İbrahim Karagül
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

Anadolu'da sivil isyan ya da yeni siyasi dalga

GİRİŞ 27.06.2008 GÜNCELLEME 27.06.2008 YAZARLAR

 Türkiye'nin tahmin edilenden daha derin bir iktidar krizi içine yuvarlandığı, krizin taraflarının bilinen bir çözüm yolu önermediği, kamuoyunun siyasi ve ekonomik kaygılarının, gelecek endişelerinin ümitsizliği tehlikeli biçimde beslediği bu günlerde, Türkiye için ortak kaygılara sahip olanlar inisiyatif alma yolunda ciddi arayış içinde.

“Millet iradesi” diyerek yola çıkan, “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” sloganını benimseyen, ayrışmaya ve çatışmaya dönük her yaklaşımı reddeden, Türkiye için kucaklayıcı ve birleştirici bir rol önerenler, Anadolu'yu harekete geçirmeye dönük adımlar atıyor.

Millet iradesi ve demokrasi yolunda uzun ve çetin bir mücadele tarihi olan Türkiye'de, bu kavramlar üzerinden bile milletin nasıl sindirildiğinin dramatik örneklerini hatırlıyoruz biz. Millet iradesi diyerek milletin kafasına çuval geçirenlerin, ülke bütünlüğü diyerek ülkeyi sokaklara kadar bölenlerin, bu toplumda farklı olan ne varsa hepsini ayrıştırma ve çatıştırma yolunda kullananların hastalıklı iktidar tutkusu yüzünden bugünlerde aynı travmayı yeniden yaşıyoruz.

İşte burada, üzerlerinde hesap yapılanlar seslerini yükseltmeye çalışıyor. Milli olduklarını, birleştirici olduklarını, Türkiye'nin ortak iyiliği için yola çıktıklarını söylüyorlar. Türkiye'nin dört köşesinde mitingler yapmaya hazırlanıyorlar. Çok sayıda sivil toplum kuruluşu, aydınlar, akademisyenler, kanaat önderleri ve siyasilerin yer aldığı girişim ilk mitingini 28 Haziran Cumartesi günü Saat 16:0'da Malatya'da, Kernek Meydanı'nda yapacak. Ardından Türkiye'nin bir çok kentinde benzer mitingler düzenlenecek.

Bir demokrasi arayışı, özgürlük arayışı, uzlaşma arayışı. Ama aynı zamanda siyasi bir tavrın, pozisyon almanın işaretlerini görüyoruz. Dikkatle izleyeceğiz. Bunun için de Cumartesi günü Malatya'da olacağız.

Şimdilik, bu girişimi en açık şekilde yayınladıkları “manifesto”larıyla tanıyoruz. Onları anlatmanın en iyi yolu da bu metni yayınlamak. Ben de öyle yapacağım ama kısaltarak. “Yeni Anayasa ve Demokrasi Platformu Manifestosu” şöyle:

“Dünyanın ve özellikle Ortadoğu'nun yeniden şekillendiği bu günlerde, Türkiye'nin de yeni bir bakışa ihtiyacı olduğu açıktır. Dünyaya ve bölgeye dair yaklaşımları, komşularıyla ilişkileri, kendi içinde artık kangren haline gelmeye yüz tutmuş yaralarıyla Türkiye, sadece uluslararası alanda güçlü bir aktör olmak ve yeni siyasetleri etkilemek bir yana, mevcut varlığını ve bütünlüğünü korumaktan bile mahrum kalabilir. Bugün gelinen noktada Türkiye'nin temel sorunu, halka siyasi projelerin bir malzemesi olmaktan fazla değer vermeyen, demokrasiye, seçimle oluşan iktidarlara itibar etmeyen seçkinci anlayıştır. Bu anlayışın bürokrasi içinde ciddi bir gücü, darbelerle oluşturulan bir hukuk zemini bulunmaktadır. Böyle sorunlu bir anlayış sorunlu bir hukuk zemini ile birleşince Türkiye'nin hem milli bütünlüğünü sarsılmaz bir şekilde gerçekleştirmek, hem ekonomik ve sosyal yapısını güçlendirecek, ileriye götürecek adımlar atmak zorlaşmaktadır. Türkiye, yaklaşık elli yıldır bir kısır döngü içinde siyasi, hukuki, sosyal ve ekonomik yapısını sabit bir hale getirememektedir. Yaşanan bütün sorunların ötesinde, ülkenin gerçek sorunu istikrarsızlıkların kaynağı olan bu zihniyet zeminidir. Acil meselemiz bu zihniyet zeminini değiştirmektir.”

“Türkiye'de yüzyıllardır bir arada yaşayan insanlar, artık temel özgürlükleri edinme ve kullanma noktasında endişe duymamalıdır. Anadilini geliştirme ve ifade özgürlüğü; farklı dini anlayışlara sahip insanların kendi anlayışlarını özgürce yaşayabilmeleri ve çocuklarına aktarabilmeleri; dini anlayışlar konusunda devletin bir taraf olarak müdahil olmaması ve insanların nasıl inanacağını, nasıl düşüneceğini, nasıl yaşayacağını belirleme hakkının devlette ve bürokratlarda bulunmadığının tartışmasız kabulü sağlanmalıdır. Böylece, Türkiye'de yaşayan herkesin kendisini anavatanında ve ülkenin gerçek sahibi, ev sahibi emniyeti içinde hissedebilmesi sağlanmalıdır.”

“Türkiye'nin gücü birlik ve beraberliğindedir. Ülkemizde çok güçlü tarihi ve sosyal temelleri bulunan birlik ve beraberliğin kısaca ülke bütünlüğünün korunması hürriyetlerin esas, kısıtlamaların istisna olduğu hukukun üstünlüğü temelinde gelişen ve ona dayanan yeni bir anayasadır. Devlet, milletin belirlediği hukuku uygulayan, topluma hizmet eden bir kurumdur. Demokratik devletin resmi ideolojisi olamaz. İnsanlar belirli bir ideolojik kalıba sokulmaya çalışılmamalıdır. Devlet, hukuku kendi düşüncesi ve inancı doğrultusunda kullanmamalıdır. Devlet, düşünceler karşısında eşit mesafede ve tarafsız olmalıdır. Yeni bir anayasa bu ilkeler üzerine inşa edilmelidir.

Özgürlüklerin ve demokrasinin teminatı da gerçek bir hukuk devletidir. Yeni demokratik bir anayasa hem hukuk devletinin gerçekleştirilmesinde, hem de özgürlüklerin ve demokratik işleyişin güçlendirilmesinde en önemli ve acil bir adımdır. Türkiye'nin sorunlarının çözümü, özgürlüklerin genişletilmesi ile, özgürlük demokrasi ile, demokrasi ise yeni bir anayasa ile sağlanabilir.”

 

ibrahimkaragul@gmail.com

YORUMLAR 6 TÜMÜ
  • serdar taş 17 yıl önce Şikayet Et
    çocuklar. çocuklarınıza akpli yıllardan bırakacağınız çocuk başına 5000 $ borç.bide dünya rekoru benzin gaz ekektirik zamlarıdır.bide bol bol iş aratacaksınız.bundan dönüşte yok.kömürle anca ısınırsınız.pirinçte yeterse.sadaka ile yola devam.borç 420 milyar dolar ve artıyor.ekonomi faize dayalı.üretime değil..kim ödeyecekse çalışsın ödesin.akp %70 oy alsa bile hesap ortada geçmiş olsun.50 senede öder artık millet imfyle.kazıklanmaya devam.
    Cevapla
  • kursat murat 17 yıl önce Şikayet Et
    gerçektenmi?. sayın yazar siz 1980 öncesini yaşamadınız heralde . şimdiki bu organizasyonların gösterilerin 1000 misli yapılıyor fikirler çarpışıyordu.ve her fikrin 10 milyonca destekçisi vardı. nolddu hepsi bir sabah mustafa sağyaşar zafer türküleri eşliğinde kayboldular. siz bu gençliklemi bu milletlemi başarılacağını düşünüyorsunuz buna kendinizde inanıyormusunuz. gerçekten?
    Cevapla
  • modern müslüman 17 yıl önce Şikayet Et
    çözüm Türk-İslam Birliği. "Dünyanın ve özellikle Ortadoğu'nun yeniden şekillendiği bu günlerde, Türkiye'nin de yeni bir bakışa ihtiyacı olduğu açıktır" Bakış açısı belli Sayın Karagül, Türk-İslam Birliği. Her alanda çok büyük bir refah ve hızur getirecek bir birlik bu, adını koymaktan, istemekten çekinmeyin artık.
    Cevapla
  • Sade Vatandaş 17 yıl önce Şikayet Et
    Destekliyorum. Sonuna kadar destekliyorum.Eğer oturduğum şehirde de böyle bir miting düzenlenirse katılacağım. Herkesi de bu mitinglere katılmaya ve sesini yükseltmeye çağırıyorum.Aksi takdirde çocuklarımıza bırakacak hür bir ülkemiz olmayacak.Bıktık artık darbelerden,darbecilerden ve de postal sevicilerden.
    Cevapla
  • tamay aytam 17 yıl önce Şikayet Et
    Ne alakası var. 80 darbesini yaptıran kimdi zaten. Rusya mı. Bu kendisini halkın üstünde gören bürokrasiye karşı yapılan bir eylemdir. Öyle renkli devrimlerle hiç bir alakası yok yani. Küreselleşmiş dünyanın içinde kendisine yer bulamamış darbecilere karşı bir eylem. Bu zihniyet ülkede huzur istemiyor bu açık. Ama halkın isteği bunun tam tersi. Daha başka ne tür demokratik bir yol bularak gösterecekler bu taleplerini. Ağamsın paşamsın mı diyecekler bundan önce olduğu gibi.
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle