İhsan Toy
İhsan Toy
HABER7 YAZARI
TÜM YAZILARI

Büyük dönüşüm...

GİRİŞ 05.03.2013 GÜNCELLEME 05.03.2013 YAZARLAR

Ademoğlunun iç ve dış kozmosta yaşadığı ve çevresinde gerçekleşen her şey ortaya bir toz bulutu çıkarır. İnsan bu toz bulutundan net bir görüntü çıkarmak için olayları anlamaya, belli disiplinler (nazariye) içerisinde kategorize ve tasnif ederek anlamlandırmaya ve oluşturduğunu sandığı net görüntüyü detaylara nüfuz ederek idrak edip yön/istikamet belirlemeye çalışır.

Dünyada gelecek vizyonu çalışmalarında 2030 yılı baz alınıyor, arkasından ise 2050 yılı geliyor. Devletler, uluslararası şirketler, sivil toplum ve düşünce kuruluşları dünyada “büyük dönüşüm”ün yaşanacağı yıllara dair bir rota belirleyebilmek için harıl harıl çalışıyorlar.

Ve ortalık “rapor”dan geçilmiyor;

Amerikan Ulusal İstihbarat Konseyi'nin “Küresel Trendler 2030” raporu, Prise Waterhouse-Coopers (PwC)'nin 158 ülkeyi kapsayan 2030 çalışması, AB Düşünce Grubu'nun 8 Mayıs 2010 tarihinde Avrupa Konseyi Başkanı Van Rompuy'a sunduğu “Avrupa Projesi 2030: Akil Adamlar Raporu”, OECD'nin 2030'a Çevresel Bakış (Environmental Outlook to 2030) çıktısı ve “2030'a Doğru Biyoekonomi/Bir Yol Haritası Oluşturmak” raporu, Birleşmiş Milletler'e bağlı Dünya Turizm Örgütü'nün (UNWTO) yaptığı 2030'a Doğru Turizm Raporu, BP'nin 2030 Yılı Enerji Görünümü raporu, ABD'li düşünce kuruluşu Atlantic Council'in 2030'u Planlamak: Batı-Sonrası Bir Dünya İçin ABD Stratejisi raporu, National Strategy for Higher Education to 2030 (İrlanda) v.b.

...

Bütün bu çalışmaların ana sebebi; küresel ekonomik ve siyasi sistemin şu anki hâliyle sürdürülemeyeceğinin artık kesin olarak bilinmesidir. Dünya ve insanlık 100 yıllık bir uykudan uyanmanın mahmurluğunda âdeta.

Büyük resmi görebilecek firasete sahip aklı başında insanlar da ülkemizdeki mevcut sistemle ve 30 küsur yıldır devam eden absürt terörle, büyük dönüşümün yaşanacağı geleceğe sağlıklı biçimde topyekün yürünemeyeceğinin farkında. Yeni anayasa ve sistem tartışmaları o yüzden yapılıyor zaten.

Diyanet İşleri Başkanlığı bile geleceği planlama, değişimlere göre pozisyon alma çabasındaysa eğer varın gerisini siz düşünün...

xxx

Türkiye, Cumhuriyetin kuruluşunun 100. Yılı'nı esas alarak söz konusu takvimden 7 yıl öncesini yani 2023'ü hedef alarak yürütüyor çalışmalarını.

Yukarıda saydığım bütün raporların adı bile yokken başlanılmıştı çalışmalara. Üstelik sözkonusu tüm çalışmalardan farklı olarak “hedef 2023” kurumsal ve toplumsal bir taban oluşturarak dalga dalga yayıldı/yayılıyor. “Vizyon 2023” çalışmaları siyaset, özel sektör, devlet, STK, kamu, yarı kamu (medya, sanayi-ticaret odaları v.b.) ayrımı olmaksızın sürüyor.

Gelecek yönetimi tasarımı, yerleşik “kültür” şeklinde yaygınlaşıyor.

Bireysel 2023 hedeflerinin bile yapıldığına şahit oluyoruz artık.

xxx

Bu gün gireceğiniz yanlış yol çok da uzak olmayan gelecekte çarpan etkisiyle ülkeyi, dünya liginde arkalara atıverir. Yapacağımız doğru tercih(ler) ise yine çarpanın katkısı ile dominonun önlerine getirir bizleri.

xxx

Denge; ince satıh üzerinde yürümektir. Ekonomide, siyasette, ticarette de bu böyledir. Üzerinde adımladığımız yüzeyi enine ve derinliğine genişletip güvenli yol almak istiyorsak, sabırla her alanda kapasite inşa etmeliyiz. Arttıramadığımız her kapasite ayaklarımızın altındakini, pamuk ipliği kadar inceltmekle kalmaz aynı zamanda mukavemetini de azaltır. Zira yüzey tek gözükmekle birlikte sosyal hayatın ve ekonomi politiğin bütün alanlarından mürekkeptir. Güçlü tutulan alanların/iplerin toplamı zemini halatlaştırır. Tek alan bile ihmale gelmez. Çünkü dengeli yürüyüş çabası boşluk kaldırmaz.

Senfoninin resitale dönüşmesi farklı enstrümanların uyumuna bağlıdır.

İhmal edilmiş, küçük görülüp önemsenmemiş her alan ufuk yürüyüşünün topal ayağıdır. Bedeninin tam ortasına denk gelen iki üç ayak topallayıp aksarsa kırkayağın beli kırılır. Birleşik kabın herhangi bir yerinde oluşan minicik delik bile zamanla sistemi işlevsiz kılar. Bu sebeple ufuk yürüyüşü bir tek sektör ya da bir tek insan bile ihmal edilmeden topyekün sürdürülürse daha dengeli ve sağlam adımlarla devam eder.

Aradan tek dominoyu çekin akışkanlık duracaktır.

Tekrar etmekte fayda var: Öyle kritik bir eşiğe geldik ki; artık el yordamı, tesadüfler ve “kader”; daha disiplinli, planlı, organize ve eşgüdümlü çalışmayı başaramazsak, yapacaklarımız bizi büyük dönüşümün yaşanacağı yıllara taşıyamaz.

KISA MESAJ HATTI

Zinciri işlevli yapan zayıf ve kırılgan halkasının olmamasıdır.

İhsan Toy- Haber 7

İhsantoy@tasam.org

https://twitter.com/caricare1773

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL