İsmail Küçükkaya
İsmail Küçükkaya
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

Başbakan'ın elindeki tehlikeli silah

GİRİŞ 07.01.2009 GÜNCELLEME 07.01.2009 YAZARLAR

İsrail ve ABD öyle, Hamas ve Filistin yönetimi de...
Radikal İslamcı terörizmden endişe edenlere bir kez daha hatırlatalım: Gazze'nin 1.5 milyonluk nüfusunun yarısı 14 yaşın altındaki çocuklardan oluşuyor. Düne kadar elektriksiz ve yiyeceksiz yaşayan o çocuklar şu anda evlerinin önünden geçen tankları, tepelerine atılan bombaları ve her gün kaybettikleri arkadaşlarını görerek büyüyor.
Savaşın gerçek kazananı olmaz, biliyoruz ama bazıları için savaş, barıştan daha kazançlıdır; en azından gereklidir. Bu kadar ölü çocuk görüntüsü varken herhangi bir savaşı kazanmak mümkün mü? Onun bir bedeli vardır ve mutlaka ödenir.
Hava saldırılarıyla başlayan ve şu anda kara operasyonlarıyla süren Gazze'nin işgali, kuşkusuz çeşitli boyutlarıyla incelenmeli. Savaşın insani boyutu olmaz ama yaşananların trajedi boyutuna ulaştığı bir gerçek.
Bizim basının olayı görüşündeki sakatlığı da anlayabilmek için konuya çeşitli yönleriyle biraz derinlemesine bakmaya çalışalım. Çatışmaların Türkiye'ye yansıma biçimi tehlikeli bir yöne doğru kayıyor.
Filistin'in bölünmüşlüğü, Hamas'la El Fetih arasındaki mücadele bugün yaşananların arka planı açısından hiç göz ardı edilmemesi gereken bir durum. Filistin liderleri bile tanık olduğumuz cinayetleri kendi iktidarlarını konsolide etmenin bir aracı gibi görüyor. Hamas önderlerinin 'İsrail'in savaşta kalması bile bizim kazancımızdır' sözlerini unutmayalım. Askeri veya yarı askeri-yarı sivil kimi örgütlenmeler için bazen kaç kişinin öldüğünün önemi yoktur. Yeter ki kendi hayatiyetleri sürsün.
Tarafsız ve soğukkanlı biçimde, 'terörden beslenenler ve siyasi çözüm arayanlar' ayrımını yapalım.
Uluslararası camianın saygınlığını kazanma ihtimaline ancak siyasi çözüm peşindekiler sahiptir. Şiddet yanlılarına oynayanlara dikkat. Batı'nın hatası veya kurgusu, zamanında Hamas'ın seçimlere girmesine izin vermesiydi.
Hamas'ın varlığı Filistin Devleti'nin önündeki en önemli engel durumunda. Burada büyük bir kurgu var. İsrail sizce elindeki zarı kimin lehine atar? Düşünelim.
Acıyı yaşayanlar Filistin halkıdır. Onların yanında olmalıyız, insaniyet namına. Hamas'ın varlığı sanırım uluslararası toplumun Filistin halkına olan sempatisini engelliyor. Tepkilerin cılızlığı da sanki bir siyaset mühendisliği gibi.
İsrail malum, kontrollü çatışmadan beslenir. Bazı devletler barış isterler, mesela Japonya. İsrail ise güvenlik devletidir. Bu nedenle, onun varlığı için güvenlik sorunu şarttır. İsrail kurulmuş değil kurdurulmuş bir devlettir.
Çatışmalar zamanlaması itibarıyla seçim süreçlerini besliyor. ABD seçimini yaptı, Obama kucağında bir bomba buldu. İsrail'de sandık yakın, İran'da seçim takvimi işliyor. Mısır'da Mübarek için tehlike çanları çalıyor.
Siyasette gerginlik ve şiddetten nemalanan devletler ve partiler vardır. O halde öncelikle savaştan ve barıştan beslenenleri ayrıştırmak zorundayız.
Mısır, Filistinliler için kendi sınırını açmıyor. Hamas'ın yenilmesinden bölge ülkeleri hiç de rahatsız değil. Hamas radikal İslamcı. Mısır'ın bitmeyen bir Müslüman Kardeşler sorunu var. Hamas'ın Hizbullah, İran ve Suriye ile bağlantısı da diğer bir önemli detay.
En yüksek ve sert tepki Türkiye'den çıkıyor. Medya da destekliyor. Başbakan Erdoğan'ın açıklamaları çok sert gidiyor. Hissiyatını anlıyorum, aynen de paylaşıyorum. Ne var ki o dile ve üsluba biraz diplomatik vurgu gerekiyor.
Gelişmeler Türkiye'nin bölgeye asker göndermesine doğru akıyor sanki. Toplumsal kabul de sağlanıyor.
Başbakan Erdoğan'ın elinde müthiş bir silah var, bu iyi kullanılırsa muazzam değerde bir kazançtır, aynı zamanda çok risklidir.
İsrail'le Müslümanlar arasında tek tampon Türkiye olabilir. Çatışmalar uzadıkça barış gücü teklifleri gelecektir.
CNN'de dün 'Ortadoğu'daki krizin üç önemli kilit ismi' diyerek Mısır Devlet Başkanı Mübarek, Ürdün Kralı Abdullah ve Başbakan Erdoğan gösteriliyordu. Erdoğan için 'Türkiye'nin İsrail'le sıkı bağları var' ifadesine yer veriliyordu. Türkiye'nin gücü gerçekten budur. Halkı Müslüman, sistemi laik ve İsrail'le ilişkisi olan ülke...
Öte yandan Erdoğan Hamas'la görüşen, Batı sistematiğindeki tek lider. Bu da tehlike-fırsat ikilemini artırıyor.
Önceki akşam hayli ilginçti. İngiltere'nin İçişleri Bakanı, Erdoğan'ı son girişimlerinden dolayı övüyordu. Bakanlar Kurulu'nda Erdoğan Putin'le görüşürken benzeri diyaloglar yaşandığı belli oldu. İsrail basını ise hiç olmadığı kadar sert ifadelerle Erdoğan'ı suçluyordu.
Erdoğan'ın konuşmalarında ise 'İsrail'in saldırılarından hemen önce Olmert'le yaptığı görüşme'nin etkisinin olduğu inkar edilemez. 'Saldırıyı görüştüler' şeklindeki spekülasyonlara asla inanmam. Nitekim İsrail Büyükelçisi de dün AKŞAM'a yaptığı açıklamada 'Erdoğan'ın harekat konusunda bilgisi yoktu' diyerek bunu doğruladı.
Basının da soğukkanlı olmasının zamanı, siyasilerin de. Teröre hayır, her türlüsüne...

İsmail Küçükkaya - Akşam

ismail.kucukkaya@aksam.com.tr

YORUMLAR 11 TÜMÜ
  • ergin yılmaz 17 yıl önce Şikayet Et
    neden. yorumum niye yayınlanmadı
    Cevapla
  • ÖMER ÖZDOĞAN 17 yıl önce Şikayet Et
    jarusalem post devamı. bakalım o zaman israil her aklına estiğinde bu kadar rahat bir şekilde müslüman kanı akıtabilecek mi. çünki şu an köpeksiz köyde değneksiz gezdiği için bu kadar rahat hareket edebiliyor.
    Cevapla
  • ismail demirci 17 yıl önce Şikayet Et
    hamas terör ?. siz ve sizin gibiler hamasa terörist islam a islamcılık radikal dinci görüş bilmem ne vs. diosa bizim vatanımızında sonu belli deil yazık be !
    Cevapla
  • bahadır inci 17 yıl önce Şikayet Et
    hamas. ben hamasım ben hizbullahım. ben bin ladinim ben el fetihim.ben yahudi düşmanıyım. yahudi ırkı maymunun en gelişmiş halidir, içimizdeki yahudi uşakları yüzünden bu ülkede geri kaldı. yazınız güzel olmuş
    Cevapla
  • adam hakan 17 yıl önce Şikayet Et
    savaş mı oluyor?. yaşanalara "savaş yapılıyor" dendiğinde tüylerim diken diken oluyor. olayın savaş olabilmesi için karşılıklı mücadele olması lazım. oysa bombalar , çocuklar ve kadınlar üzerinde patlıyor. bunun adı savaş olamaz... ama sözlüklerde bu durumu ifade edebilecek bir kelime de yoktur herhalde.
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle