İşte Türkiyem MİT
MİT yöneticilerinin daveti, yaklaşık on gün önce geldi. Kurumun 85'inci kuruluş yıldönümü nedeniyle yayın yönetmenleriyle Müsteşar Hakan Fidan ve üst yöneticiler bir araya gelecekti. Yani Uludere dramından 3 gün önce. 'Tamam' demiş, planlamamızı yapmıştık. Soru üzerine MİT'e hangi araçla gideceğimiz, plakalar bildirilerek önceden kayıt altına alınmıştı. Sonradan, gazete ve televizyonların Ankara temsilcilerinden sitem gelince, kapsam genişletilmişti. Ancak dün yayın yönetmenlerinin çok büyük bölümü, Ankara hava sahasındaki sis nedeniyle uçaklar inemeyince İstanbul'da kaldı. Benim gibi bir gün önce gelen az sayıda yayın yönetmeni ise daveti kaçırmamış oldu.
Kapıdan girerken araçlarımız plakalarından, isimlerimiz de listeden kontrol edildi. Her gazetecinin isminin yanında bir de kurum logosu ve fotoğrafı vardı. Dışarıda ise inanılmaz sayıda kamera ve foto muhabiri bekliyordu. Askeri binalardaki gibi düzen ve sistem dikkat çekiciydi.
Eskortlu araçlarla Yenimahalle'deki kompleksin içine girdik. Biz salona doğru yürüdük. Hemen binanın önünde şoför arkadaşlar için çay, kahve ve kuru pastadan oluşan ikram büfesi oluşturmuşlardı.
TRT GENEL MÜDÜRÜ YASAĞI NASIL DELDİ?
Küçük ve mütevazı kokteyl, MİT Müsteşarı'nın görev yaptığı ana karargah binasındaydı. Cep telefonları ve kayıt cihazları önceden araçlarımıza bırakılmıştı. Tam kapıda 'Üzerinizde herhangi bir dijital cihaz var mı' diye soruldu. Yoktu. İçeride sadece TRT Genel Müdürü'nün istisna oluşturduğunu gördüm, iPad'i elindeydi. Son zamanlarda onu nerede görsem hep iPad'i yanında... Kendisine söyledim 'Bize yasak koymadılar, o kadar farkımız olsun' diyerek espri yaptı.
Köşe yazısının tamamını okumak için bu linki kullanabilirsiniz
İsmail Küçükkaya / Akşam