Kürt sorununda dönüm noktası...
Nevruz'u, 'bayram yerine kaosa çevirme çabası' PKK'nın yeni stratejisiydi.
Belli pilot bölgeler ilan edip, 'erken kutlama' çağrısı yapması daha büyük oyun planının ön adımıydı.
Konjonktürün hızla değiştiğini görüp, psikolojik üstünlüğü kaptırdıklarını fark etmişlerdi. Bölge halkının kendini konumlamasındaki değişim eğilimini hissediyorlardı. Bahar aylarından itibaren yeni bir terör dalgasıyla, kitlesel gösterilere dönük eylemlere girişeceklerdi. Kendilerince '2012'yi dönüm noktası' gibi görüyorlardı.
Çok açık, hiç eğip bükmeden söylemeli: Devletin pazar günü Nevruz'la ilgili aldığı tutum doğrudur. Mesele bayram değil. Son yıllarda Nevruz, herkesin katılımıyla kutlanmıyor muydu? Anlamsız yasak kalkmış, devlet protokolü bile ateşin üzerinden atlar hale gelmişti. TRT canlı yayınlar yapıyordu. Hem de bütün Orta Asya'dan...
Tıpkı bir zamanların Kürtçe kaset yasağı gibi...
Serbest bıraktıkça tabular sönüyor, hayat normale dönüyordu. Bu gerçek, Nevruz için de geçerliydi.
Ama bu yıl, farklı bir strateji kurgulandığı görüldü. Erken Nevruz'un arka planındaki hainlik...
Yine de 21 Mart tarihinde en güzel şekilde Nevruz kutlaması yapılmalıdır, yapılacaktır.
İç siyasetle ilgili bütün konular bir tarafa...
Dileyen dilediği gibi saf tutsun. Ama iş, Doğu ve Güneydoğu meselesine gelince biraz serinkanlı olmalı...
Sırf AKP zayıflasın diye PKK çizgisinde duranlara şaşarım.
Ve herkesi Kürt sorunu söz konusuysa daha sağduyulu olmaya çağırırım.
Bir şeyi gerçekten anlamak, başlıbaşına yeni bir dönüşüm ve oluşumdur.
Büyük fotoğrafa iyi bakmalı.
ULUSLARARASI SİYASET KİMDEN YANA?
Öncelikle, 'Kürt sorunu nedir?' sorusuyla işe başlamalı.
Hepimiz kendimize bunu soralım: Nedir Kürt sorunu?
Gelin öyleyse bugünün Türkiyesi'nde, yeni Ortadoğu ve dünya dengeleri ışığında yaşadığımız değişimi anlayalım.
Köşe yazısının tamamını okumak için bu linki kullanabilirsiniz
İsmail Küçükkaya / Akşam