Gelir vergisinde son düzlük: YMM Raporu gerçekten zorunlu mu?
Değerli Okurlarım!
Türkiye’de bireysel gelir vergisi sisteminin yapısına baktığımızda ilginç bir tablo görüyoruz.
Bütçe verilerine göre; tahsil edilen toplam gelir vergisinin %90’dan fazlası stopajlardan oluşuyor. Yani vergi, daha vatandaşın cebine para tam olarak girmeden kaynağında kesiliyor. Ücretlerde, faizlerde, kira ödemelerinin bir kısmında sistem büyük ölçüde stopaj üzerine kurulu.
Ancak son yıllarda Maliye tarafında belirgin bir politika değişikliği göze çarpıyor.
Artık bireysel gelir vergisi beyannamesinin daha fazla gündeme geldiği, daha çok mükellefin beyan sistemine dahil olduğu bir döneme giriyoruz.
GELİR VERGİSİ BEYANINDA SON 1 HAFTA
Gelir vergisi beyan döneminde artık son haftaya girmiş bulunuyoruz.
Mart ayının sona ermesiyle birlikte, 2025 yılına ilişkin gelirlerin beyan süreci de tamamlanmış olacak. Kira geliri, ücret geliri, menkul sermaye iradı, değer artışı kazancı… Gelir elde eden birçok kişi için bu dönem, yıllık vergi yükümlülüğünün en kritik aşamasını oluşturuyor.
Çok karmaşık ve özellikli durumlarda elbette bir mali müşavirden destek alınması gerekir. Ancak genel itibariyle Hazır Beyan Sistemi sayesinde bireysel beyanname vermek artık geçmiş yıllara kıyasla oldukça kolay hale gelmiş durumda.
Bu süreçte mükelleflerin en çok merak ettiği konu ise, gelirlerin nasıl beyan edileceğinden ziyade, hangi giderlerin ne ölçüde vergi matrahından indirilebileceği oluyor.
Gelin kısaca indirilebilecek giderlerin üzerinden geçelim.
BEYANNAMEDE İNDİRİLECEK GİDERLER
Bildiğiniz üzere, vergilendirilecek gelirinizi hesaplarken her bir kazanç türüne ilişkin olarak mevzuatın izin verdiği giderleri matrahtan düşebiliyorsunuz.
Bununla birlikte, kazanç türüyle doğrudan ilişkisi olmayan ancak kanunun ayrıca indirim hakkı tanıdığı bazı harcamalar da mevcut.
Beyanname üzerinde özellikle dikkat edilmesi gereken başlıca indirim kalemleri şunlar:
- Çocuğunuzun eğitim masrafları.
- Kendinizin, eşinizin ve küçük çocuklarınızın sağlık harcamaları.
- Hayat ve şahıs sigortası primleri.
- Kamu kurumlarına, kamuya yararlı derneklere ve vakıflara yapılan bazı bağışlar.
Burada temel mesele şu: İndirim hakkı var diye her harcamayı yazamıyorsunuz. Kanunun izin verdiği kalemleri, yine kanunun öngördüğü sınırlar içinde ve uygun belgelerle beyannameye dahil etmeniz gerekiyor.
VERGİ MATRAHINDAN İNDİRİLECEK SİGORTA GİDERLERİ
Gelir vergisi beyannamesinde gelirden indirilen sigorta gideri denildiğinde; mükellefin kendisi, eşi ve küçük çocuklarına ait hayat sigortası ile şahıs sigortası primlerini anlamak gerekir.
Hayat sigortalarında ödenen primlerin %50’si, şahıs sigortalarında ise primlerin tamamı indirim konusu yapılabiliyor.
Burada “şahıs sigortası” kavramı oldukça geniş. Ölüm, kaza, hastalık, sağlık, engellilik, analık, doğum ve eğitim gibi risklere ilişkin bireysel sigortalar bu kapsamda değerlendiriliyor.
Ancak bu indirim sınırsız değil.
Beyanname üzerinde indirim konusu yapılacak hayat ve şahıs sigorta primlerinin toplamı, beyan edilen gelirin %15’ini aşamıyor. Ayrıca ikinci bir üst sınır daha var: Yıllık brüt asgari ücret tutarı.
Burada sık yapılan hatalardan biri de Bireysel Emeklilik Sistemi’ne ödenen katkı paylarının bu kapsamda değerlendirilmesidir. Hayır, BES’e ödenen katkı payları gelir vergisi beyannamesinde indirim konusu yapılamıyor.
EĞİTİM VE SAĞLIK HARCAMALARI
Sigorta giderlerinin dışında, ilgili yılda yaptığınız eğitim ve sağlık harcamalarını da beyan ettiğiniz gelirden indirebilirsiniz.
Üstelik bu harcamalar yalnızca sizinle sınırlı değil; eşiniz ve küçük çocuklarınız için yaptığınız eğitim ve sağlık harcamaları da indirim kapsamında dikkate alınabiliyor.
Ancak burada da bir sınır var.
Bu harcamalar, beyan edilen gelirin en fazla %10’una kadar indirim konusu yapılabiliyor.
HANGİ EĞİTİM HARCAMALARI İNDİRİLEBİLİR?
Özel okul, kreş ve dershanelere yapılan ödemeler.
Dil kursu ve sürücü kursu gibi eğitim amaçlı kurs ödemeleri.
Okul servis ücretleri.
Yurt ve pansiyon ücretleri.
Kitap ve kırtasiye harcamaları.
Tek tip okul kıyafetleri için yapılan ödemeler.
Buna karşılık bazı harcamalar bu kapsama girmiyor.
Örneğin yabancı ülkelerdeki eğitim kurumlarına yapılan ödemeler, okulda ayrıca fiyatlandırılan yemek bedelleri, okul aile birliklerine yapılan bağışlar, gelir veya kurumlar vergisi mükellefi olmayan kurumlara yapılan eğitim ödemeleri ve devlet okullarına ödenen harçlar indirim konusu yapılamıyor.
HANGİ SAĞLIK HARCAMALARI İNDİRİLEBİLİR?
Tahlil, ameliyat, fizik tedavi, diş tedavisi ve hastane giderleri.
İlaç, sağlık malzemesi, gözlük ve lens alımı.
Diş tedavisi veya göz için lazer tedavisi gibi harcamalar.
Buna karşılık psikolojik danışmanlık hizmeti için yapılan ödemelerin sağlık harcaması kapsamında değerlendirilmediğini de hatırlatalım.
ÖDEME VE BELGELENDİRME ÇOK ÖNEMLİ
Sigorta, eğitim ve sağlık harcamalarının beyanname üzerinde indirim konusu yapılabilmesi için mutlaka belgelendirilmesi gerekiyor.
Sigorta giderlerinde poliçe ve primlerin ödendiğine dair makbuz veya kredi kartı ekstresi aranıyor. Bu arada yurt dışındaki sigorta şirketlerine ödenen primler kabul edilmiyor.
Eğitim ve sağlık harcamalarında ise faturanın veya serbest meslek makbuzunun gelir ya da kurumlar vergisi mükelleflerinden alınmış olması gerekiyor.
Burada önemli bir nokta daha var: Ödeme kaydedici cihaz fişleri, yani yazar kasa fişleri, bu indirimler bakımından tevsik edici belge olarak kabul edilmiyor.
Ödemenin kimin tarafından yapıldığı ve belgenin kimin adına düzenlendiği de çok önemli. Beyannameyi kim verecek ve indirimden kim faydalanacaksa, ödemenin de o kişi tarafından yapılmış olması çok önemli.
YÜKSEK GELİR GRUPLARI ARTIK DAHA YAKIN TAKİPTE
Değerli okurlarım, burada artık daha büyük resmi görmek gerekiyor.
Maliye son yıllarda yalnızca şirketleri değil, bireyleri de daha yakından izlemeye başladı.
Özellikle yüksek gelir gruplarına yönelik gözetim ve uyum uygulamaları, şirket ortakları başta olmak üzere birçok kişinin bireysel vergi bilincini artıracak bir dönemin işareti gibi görünüyor.
Banka hesap hareketleri, kredi kartı harcamaları, yaşam standardı ile beyan edilen gelir arasındaki ilişki daha fazla sorgulanıyor.
Açık konuşalım: Bu, klasik anlamda bir “nereden buldun” uygulaması değil. Ama Maliye fiilen şunu soruyor:
“Bireysel hesap hareketlerin bir hayli fazla, kredi kartı harcamaların yüksek. Buna rağmen gelir vergisi beyanın yok veya çok az. Acaba vergisini ödemediğin gelirlerin olmuş olabilir mi?”
Eskiden birçok kişi bireysel beyanı tali bir mesele olarak görüyordu.
Bugün ise durum değişiyor. Şirket ortakları, yüksek harcama düzeyine sahip kişiler, çoklu gelir kaynakları olan mükellefler açısından bireysel beyan artık daha stratejik bir alan haline gelmiş durumda.
YMM RAPORU TARTIŞMASI: KİMLERİ İLGİLENDİRİYOR?
Bu yıl bir başka başlık daha çok konuşuldu.
Maliye kapsamlı bir Tebliğ yayımladı ve gelir vergisi ile kurumlar vergisi mükelleflerinin bazı istisna, indirim ve uygulamalardan yararlanabilmelerini Yeminli Mali Müşavir tasdik raporuna bağladı.
Doğal olarak piyasada bir anda şu algı oluştu:
“Artık herkes YMM’ye gidecek!”
Gerçekten de ilk anda birçok mükellef ve meslek mensubu bu düzenlemeyi böyle okudu. Hatta bu yıl YMM’lerin kapısının çok daha fazla çalınacağı yönünde ciddi bir beklenti oluştu.
Ancak daha sonra Maliye konuyla ilgili bir duyuru yayımladı ve konuyu netleştirdi.
Buna göre;
ücret, kira, menkul sermaye iradı ve değer artışı kazancı elde eden ve defter tutma yükümlülüğü bulunmayan gelir vergisi mükellefleri için tasdik zorunluluğu bulunmuyor.
Ayrıca yıllık gelir vergisi beyannamesinde müstakil satırda yer alan şahıs sigorta primleri ile eğitim ve sağlık harcamalarına ilişkin indirimler, söz konusu Tebliğ kapsamındaki zorunlu tasdik alanları arasında yer almıyor.
Dolayısıyla, bu tür indirimlerden yararlanılması tek başına YMM tasdik raporu alınmasını gerektirmiyor.
Bu durum özellikle bireysel mükellefler açısından önemli bir belirsizliği ortadan kaldırmış oldu.
SON SÖZLERİM
Vergi mevzuatımızda değişiklikler elbette devam ediyor.
Ancak son dönemde asıl dikkat çeken değişim, mevzuattan ziyade uygulamada yaşanıyor.
Beyan süreçleri artık çok daha kolay. Buna karşılık denetim mekanizmaları da aynı ölçüde güçlenmiş durumda.
Sistem; banka hareketlerinden harcama alışkanlıklarına kadar birçok veriyi analiz edebiliyor ve hataları eskisine göre çok daha hızlı tespit edebiliyor.
Bu noktada, teknolojik altyapının gelişmesi ve özellikle yüksek gelir gruplarına yönelik denetimlerin artmasının, vergi adaletine ve dolaylı olarak gelir dağılımının iyileşmesine önemli katkı sağlayacağına inanıyorum.
Bu duygu ve düşüncelerle, geçmiş bayramınızı tebrik eder, beyan verme sürecinde kolaylıklar dilerim.
İsmail Vefa AK / Haber7
X: @Ismail_Vefa_AK
-
Emekli 9 saat önce Şikayet EtYüksek gelir takibi için önce vekiller ve futbolculardan başlayın!!Beğen Toplam 1 beğeni
-
İbrahim 10 saat önce Şikayet EtSayın Erdoğan, Akın Gürlek e sen kukla yı bırak.Kuklacya ( Musakkacı Hırsız Ekreme ) odaklan demek istemiş.Zira Asrın Yolsuzluk Davasını yönlendirme veya Gündemi saptırma işi baya beceri ister.onuda Musakkacı Hırsız Ekrem den başkası yapamaz.Zaten CHP'yi bu yüzden Ele geçirdi.Yarin işler Ters giderse CHP'NİN parti olarak Ekremin arkasını kollaması için parti Elegecirildi Başına kukla özgBeğen Toplam 1 beğeni
-
melikşah 1402 11 saat önce Şikayet Etvergi konusu önemli benim aklıma gelen haksızlık şu karayollarında veya şehir içi yollarada inşaat demiri yüklü bir tır tahmini yüz ton taşır yola verdiği zarar ve etkisi fazladır bu araç için ne kadar vergi alınıyor benim bindiğim binek araç vergisi ne kadar olmalı oranları iyi belirlemek gerekiyorBeğen
-
misafir 11 saat önce Şikayet Etben vergi veriyorum ama eczaneden parayla aldığım ilaçların fişini sağlık gideri olarak düşemiyorum 100 tl lik bedele faturamı kestirelim fiş neden var o zaman , bunlar birikince senede 4-5 bin yapıyor mağduriyet var , vergi vermeyenler daha rahat bu durumda ...Beğen Toplam 1 beğeni
-
Bülent duman 11 saat önce Şikayet EtKanunlar sade olmalı, herkes anlamalı, kişilerin geçim kaynağı olmaması lazım,yeterBeğen Toplam 3 beğeni