İsmail Yaşa
İsmail Yaşa
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

Hac tartışmaları

GİRİŞ 09.07.2022 GÜNCELLEME 09.07.2022 YAZARLAR

Suudi Arabistan’ın her yıl gerçekleştirdiği hac organizasyonuna öteden beri çeşitli eleştiriler yöneltilir ve haccın İslam ülkeleri tarafından ortaklaşa organize edilmesi gerektiği önerisi gündeme getirilir.

Bu yıl hac öncesi söz konusu eleştirilere yenileri eklendi.

Aralarında alimlerin de olduğu bir grup, haccın güvenli olmadığını ve Suudi Arabistan’ın politikalarına muhalif isimlerin hac ve umre yapmalarına engel olunamayacağını yayınladığı video mesajlarıyla dile getirdi.

Suudi Arabistan mimlediği kişilere hac ve umre vizesi vermiyor, bir şekilde vize alsalar bile ülkeye girişleri engelleniyor.

Yasal yollarla kutsal topraklara ulaştıktan sonra hac ya da umre yaparken veya ibadetini tamamlayıp ülkeden ayrılmak üzereyken gözaltına alınanlar var.

Sadece Suudi Arabistan’ın politikalarına değil, Riyad’ın müttefiki rejimlere muhalif olanlar da güvenlik işbirliği kapsamında gözaltına alınarak söz konusu rejimlere teslim edilebiliyor.

Hatta -Katarlılara yapıldığı gibi- bir ülkenin tüm vatandaşları hac ve umre yapmaktan alıkonabiliyor.

Mekke ve Medine’nin tüm Müslümanların güven içinde ziyaret edip ibadetlerini yapabilecekleri yerler olması gerektiğini dile getiren alimlerinçağrısına Suudi Arabistan tarafından olumlu cevap verilmesi mevcut koşullarda imkansız.

Bu yıl gündemde olan bir diğer tartışma da Arafat’ta hutbe okuması için görevlendirilen isimle ilgili.

Dünya İslam Birliği (Râbıtatu’l-Âlemi’l-İslâmî) ya da Türkiye’de bilinen kısa adıyla Rabıta Genel Sekreteri Muhammed el-İsa’nın Mescid-i Nemire’de hutbe okuyacak imam olarak seçilmesi tartışmalara yol açtı.

Karara sosyal medyada “El-İsa’yı minberden indirin” etiketi altında adeta tepki yağdı.

Birçok alim, Muhammed el-İsa’nın arkasında namaz kılmanın caiz olmadığını söyleyerek hacıları Mescid-i Nemire’de değil çadırlarında namaz kılmaya davet etti.

Tepkilerin sebebi, Rabıta Genel Sekreteri’nin “dinler arası diyalog” ve daha da ötesi “Siyonistlerle yakınlaşma” projesinin öncülerinden olması.

Muhammed el-İsa, Polonya'da bulunan eski Nazi toplama kampı Auschwitz'i ziyaret ederek beraberindekilere namaz kıldırmış, Amerikan Yahudi Komitesi (AJC) Genel Müdürü David Harris ile birlikte kampı gezerek binlerce kişinin kurşuna dizildiği “Ölüm Duvarı” önünde mum yakıp saygı duruşunda bulunmuş, Yahudi soykırımını inkar etmenin ve küçümsemenin bir suç ve kurbanlara hakaret teşkil ettiğini öne sürmüştü.

Rabıta Genel Sekreteri’nin Tony Blair Küresel Değişim Enstitüsü’yle imzaladığı eğitim işbirliği anlaşması da Blair’in Irak’ın işgalindeki rolü ve İslam ülkelerine yönelik olumsuz tavrı sebebiyle tepkilere yol açmıştı.

Suudi Arabistan’ın Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevi’nin minberlerini, haccı ve umreyi politik amaçları doğrultusunda kullanması ilk kez görülen bir şey değil.

Örneğin, 2017’deki hacda Mescid-i Nemire’de okunan hutbede hacılara Suudi Arabistan Kralı ve Veliaht Prensi için dua etmenin ibadet olduğu söylenmişti.

Bununla birlikte el-İsa gibi bir ismin Arafat’ta hutbe okumakla görevlendirilmesi Müslümanların sinir uçlarıyla oynama ve bir tür meydan okuma anlamına geliyor.

***

Kurban Bayramınızı kutlar, sevdiklerinizle birlikte nice mutlu ve huzurlu bayramlara kavuşmanızı dilerim.

DİRİLİŞ POSTASI

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL