İsmail Yaşa
İsmail Yaşa
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

Yine aynı taktik

GİRİŞ 08.04.2023 GÜNCELLEME 08.04.2023 YAZARLAR

İşgal güçlerinin Mescid-i Aksa’da cemaate saldırması üzerine önceki gün Gazze Şeridi’nin ardından Lübnan’ın güneyinden de İsrail’e onlarca füze atışı gerçekleştirildi.

İsrail ordusu da karşı saldırıda bulunarak Lübnan topraklarını topçu ateşiyle vurdu.

Hizbullah, Lübnan’dan atılan füzelerin sorumluluğunu üstlenmezken, İsrail ordusu Lübnan’ın güneyinden atılan füzelerden de Hamas’ın sorumlu olduğunu söyledi.

İşgal altındaki Filistin topraklarının kuzeyine düşen füzeler Filistinli gruplardan herhangi biri tarafından atılmış olsa bile Hizbullah’ın bilgisi ve onayı dışında Lübnan’dan İsrail’e füze atılması mümkün değil.

Ayrıca Hamas’ın prensip olarak tarihi Filistin toprakları dışında işgalcilere karşı askeri faaliyette bulunmadığı biliniyor.

İsmail Heniyye’nin ziyaret için Lübnan’da bulunmasını fırsat bilen İsrail, Lübnan’dan yapılan saldırıdan Hamas’ın sorumlu olduğu iddiasını güçlendirmek için Heniyye’nin geçmiş yıllardaki bir ziyareti sırasında İslami Hareket üyeleriyle çekilen fotoğrafını saldırıyı gerçekleştiren Lübnan’daki İzzeddin El-Kassam Tugayları üyeleriyle çekilmiş yeni bir fotoğrafmış gibi servis ediyor.

İsraillilere göre Lübnan’dan atılan füzeler sadece Mescid-i Aksa baskınına değil aynı zamanda İsrail ordusunun Suriye’ye düzenlediği ve İran Devrim Muhafızları subaylarının öldüğü hava saldırılarına misilleme.

İsrail hükümeti, füze saldırılarına sert bir şekilde karşılık verileceğini duyururken ABD de -her zamanki gibi- İsrail’in güvenliği için alacağı her türlü kararı destekleyeceğini açıkladı.

Netanyahu başkanlığındaki aşırı sağcı hükümette yer alan fanatik isimler füze saldırılarının hemen ardından savaş naraları atmaya başladılar.

Hükümetin en tartışmalı ismi Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, Hamas’ın füzelerine kum tepelerini ve insansız alanları bombalamanın ötesinde güçlü bir yanıt verilmesi gerektiğini söyledi.

Ardından da işgal ordusu savaş uçakları Gazze Şeridi’ne ve Lübnan’a bir dizi hava saldırısı düzenledi.

Hizbullah füze saldırılarının sorumluluğunu üstlenmeyi reddederken İsrail’in de Hizbullah’ı hedef almaktan kaçınması ve “zayıf halka” olarak gördüğü Filistinlilere saldırması dikkat çekici.

İsrail ve Lübnan’ın ABD’nin arabuluculuğuyla geçen yıl imzaladıkları deniz yetki alanlarını belirleyen anlaşma ve her iki ülke ekonomisine milyarlar akıtacak doğalgaz rezervlerinin kullanılması için yürütülen çalışmalar, İsrail ve Hizbullah arasında kapsamlı bir savaşı çok daha külfetli hale getiriyor ve zorlaştırıyor.

İsrail düne kadar yargı bağımsızlığını kısıtlamayı hedefleyen yasal değişikliklerin Knesset’e sunulması sebebiyle hükümet karşıtı protestolarla sarsılıyordu ve iç savaş ihtimalinden dahi bahsediliyordu.

İsrail hükümeti kamuoyu ve medya önünde Biden yönetimiyle kavga ediyordu.

Netanyahu’nun Gazze Şeridi’nden ve Lübnan’dan atılan füzelerle tırmanan gerginliği kendi lehine kullanacağında ve gücünü tahkim etmeye çalışacağında şüphe yok.

İsrail’de yaşanan herhangi bir iç krize çözüm bulunamazsa hükümetin krizi dışarıya taşımak için Gazze Şeridi’ne savaş açması daha önce de başvurulan bir taktik.

Netanyahu hükümeti muhalefetle arasındaki derin krizi bu taktikle -çözemese bile- öteleyerek zaman kazanabilir.

YENİ AKİT

YORUMLAR 1
  • Cahid.... 2 yıl önce Şikayet Et
    Srail keferesinin sonu elimizden olacak biiznillah, kaleminize sağlık, ölümüne Reisleyiz her daim ölümüne
    Cevapla