İsmail Yaşa
İsmail Yaşa
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

Çevremizdeki tehditler büyüyor

GİRİŞ 12.04.2023 GÜNCELLEME 12.04.2023 YAZARLAR

Türkiye 14 Mayıs’ta yapılacak seçimlere odaklanmışken dünyada ve bölgede ülkemizi de ilgilendiren oldukça önemli gelişmeler yaşanıyor.

Kamuoyu; partiler, adaylar ve ittifaklarla meşgul olsa da devletin ilgili birimleri çevremizde büyüyen tehditleri mutlaka yakından takip ediyordur.

PKK/YPG ile Bafel Talabani liderliğindeki Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) arasındaki ilişki teröristleri taşıyan helikopterin düşmesi sonucu iyice su yüzüne çıktı.

Türkiye, milli güvenliğini hedef alan bu kirli ilişkiye tepkisini dile getirmek için Süleymaniye Uluslararası Havalimanı’na giden uçaklara hava sahasını kapattı.

Geçenlerde söz konusu havalimanı yakınlarına düzenlenen SİHA saldırısı da yine aynı ilişkinin tarafları ile sponsoruna verilmiş bir mesaj olarak değerlendirilebilir.

14 Mayıs’tan sonra terörle mücadeledeki kararlılıktan geri adım atılırsa Irak ve Suriye’den gelecek ABD himayesindeki tehdidin çok daha büyük olacağı kesin.

Bir ay sonra Türkiye’nin sadece cumhurbaşkanını değil aynı zamanda başkomutanını seçeceğimizi ve Kılıçdaroğlu başkanlığındaki CHP’nin Suriye ve Irak tezkerelerine “hayır” oyu verdiğini unutmamak gerekiyor.

Türkiye’yi ilgilendiren bir başka tehdit de Azerbaycan-İran sınırında büyüyor.

İki ülke arasındaki gerginlik ileri seviyelere ulaşmış durumda.

Sınırda tatbikat üstüne tatbikat yapan İran, medya aracılığıyla da Azerbaycan’ı tehdit ediyor.

Ayrıca her iki ülke arasında oldukça ciddi bir istihbarat savaşı yaşanıyor.

Geçenlerde Azerbaycan’da hükümeti devirerek İran yanlısı bir rejim kurmaya çalışmakla suçlanan altı kişilik bir grup gözaltına alındı ve grubu yönlendirdiği tespit edilen İranlı dört diplomat, istenmeyen adam ilan edilerek ülkelerine gönderildi.

Türkiye’nin Azerbaycan’la ilişkileri stratejik boyutun da ötesinde ve bu ilişkinin Karabağ’ın özgürleştirilmesindeki başarısı İran’ı rahatsız ediyor.

Bir önceki yazımda da belirttiğim gibi, Zengezur Koridoru’nun ne pahasına olursa olsun engellenmesi Tahran’ın şu anki öncelikleri arasında.

İran’ın geçenlerde Şam Büyükelçisi Mehdi Subhani’yi Erivan Büyükelçisi olarak ataması Tahran’ın Suriye’deki gibi Güney Kafkasya’da da kendisi adına vekâlet savaşı yürütecek milis güçleri oluşturmayı planladığının göstergesi olarak yorumlandı.

Söz konusu milislerin bölgenin güvenlik ve istikrarı için tehlike teşkil edeceğini ve Azerbaycan’a karşı Ermenistan’a destek olacağını hatırlatmaya gerek yok.

Türkiye, Azerbaycan’a yönelik herhangi bir tehdide kesinlikle kayıtsız kalamaz, fakat CHP Genel Başkan Yardımcısı Ünal Çeviköz’ün Karabağ Savaşı sırasında “Türkiye Azerbaycan’a cihatçı gönderiyor” diyerek Ermenistan lehine açıklama yaptığı göz önüne alınınca, Türkiye’de yaşanacak bir iktidar değişikliğinde Azerbaycan’ın İran ve Ermenistan kıskacında yalnız kalma ihtimalinin yüksek olduğu söylenebilir.

Kıbrıs’ta büyüyen tehdit de önemli.

Washington, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ni (GKRY) silahlanmaya teşvik ederek adadaki dengeyi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) aleyhine bozmaya çalışıyor.

ABD’ye ait USS San Juan saldırı denizaltısı geçenlerde GKRY limanlarından birine demirledi.

14 Mayıs’ta KKTC'nin hak ve çıkarlarını kararlılıkla savunmaya devam edip etmeyeceğimize de karar vereceğiz.

DİRİLİŞ POSTASI

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL