İsmail Yaşa
İsmail Yaşa
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

Bu özgürlük değil!

GİRİŞ 22.05.2023 GÜNCELLEME 22.05.2023 YAZARLAR

Türkiye’nin tarihindeki en önemli seçimleri takip için tüm dünyanın gözü ülkemizin üzerindeyken geçenlerde son derece çirkin ve insanlık dışı bir olay yaşandı.

Bir sokak röportajında konuşan kişinin Arapların, Afganların ve Pakistanlıların insan olmadıklarına, genetik olarak hayvan olduklarına dair akıl dışı sözleri ne yazık ki başta Arapça ve İngilizce olmak üzere farklı dillere çevrilerek dünyanın dört bir köşesine yayıldı.

Bu ve benzeri olaylar “deli saçması” denilerek hafife alınıp geçiştirilemeyecek kadar tehlikeli, yerine göre Türkiye’nin imajına, ekonomisine, turizmine ve hatta millî güvenliğine bir terör örgütünden daha fazla zarar verecek nitelikte.

Pakistan bizim ilişkilerimizin en iyi olduğu bir ülke ve Türkiye’de o ülkenin tüm insanlarına “hayvan” deniliyor.

Son yıllarda Türkiye’ye yerleşen ve vatandaşlık alanlardan başka yüzyıllardır bu topraklarda yaşayan binlerce Arap asıllı vatandaşımız var.

Birileri çıkıp onların genetik olarak insan olmadıklarını söylüyor ve sözleri rahatlıkla yayınlanıyor.

Türkiye düşmanları da bu tür videoları dört gözle bekliyor.

Bahsettiğim hezeyanın yayılması üzerine sosyal medyada Araplara şu tür uyarılarda bulunanlar oldu:

“Türkiye’de yatırım yapan ve ev alan Araplar Türklerin kendilerine nasıl baktıklarını görsünler.

Satın aldıkları mülkleri en kısa sürede ellerinden çıkararak ve yatırımlarını geri çekerek paralarını kurtarsınlar.

Saldırıya ve hakarete uğramak istemiyorsanız Türkiye’ye gitmeyin.”

Türkiye’yi seven ve tanıyan insanlar söz konusu kişinin kesinlikle Türk halkını temsil etmediğini biliyorlar.

Fakat seçim sürecinde muhalefetin kullandığı zehirli dil ve mülteci düşmanlığıyla Kılıçdaroğlu’nun yüzde 44’ün üzerinde oy alması insanları ister istemez düşündürüyor.

Arapların, Afganların ve Pakistanlıların insan olmadıklarını söyleyen kişi her ne kadar Türk halkını temsil etmese de onun gibi düşünen ve hezeyanlarına alkış tutan binlerce insanın aramızda yaşadığının da farkındayız.

Gözümüzü ve kulağımızı kapatıp görmemiş ve duymamış gibi yapmamız ne yazık ki onların varlıklarını ortadan kaldırmıyor.

Kötülük cezasız kalırsa veya ödül gibi komik cezalarla geçiştirilirse bunun anlamı başkalarını da o kötülüğü yapmaya teşvik etmektir.

İşlenen bir suç zamanında ve caydırıcı bir şekilde cezalandırılmazsa “Nasılsa cezası yokmuş” diye düşünen yüzlerce, binlerce kişi tarafından yaygın bir şekilde işlenmeye başladığında artık onunla mücadele oldukça zordur.

Tabii bir de sıradan insanlar cezalandırılırken ünlü kişilerin âdeta dokunulmazlıkları varmış gibi cezadan muaf tutulmaları durumu söz konusu.

Oysa ünlülerin herkesin gözü önünde suç işlemesi “özendirici” olduğu için sıradan insanlarınkinden daha tehlikelidir.

Sanki gayet normal bir şeymiş gibi günlerdir insanlara en ağır hakaretler yapılıyor, analarına ve bacılarına küfrediliyor.

Kimseye de bir şey yapıldığı yok.

Rekabetin şiddetine rağmen sakin ve olaysız bir seçim süreci yaşıyorsak bunun tek sebebi küfürlere ve hakaretlere maruz kalan insanların büyük bir sağduyuyla ve olgunlukla hareket etmeleri.

İnsanların devlete ve yasalara güvenlerinin kaybolmaması için toplumun sinir uçlarıyla oynayanların hak ettikleri şekilde cezalandırılmaları gerekiyor.

Diriliş Postası

YORUMLAR 2
  • yusuf s. 2 yıl önce Şikayet Et
    Tespitlerinize katılıyorum.İnşallah burada bahsettiğiniz videonun yol açacağı olumsuz durumlardan iletişimden sorumlu olanlar haberdar olsun. Gereken hassasiyet gösterilsin. Terörden daha fazla zarar vermesi konusunda hemfikirim.
    Cevapla
  • Şahin 2 yıl önce Şikayet Et
    Eyvallah hemen derhal ceza gerekir ,yanlarina kalmalı
    Cevapla