Hangi sorular öğretmenleri, anne-babaları ve öğrencileri eğitimde başarıya götürür?
Türkiye genelindeki resmi ve özel eğitim kurumlarında 2026-2027 eğitim-öğretim yılı coşkuyla başladı. Yeni dönemin ilk ders ziliyle birlikte, ülke genelinde 1,2 milyonu aşkın öğretmen ve yaklaşık 18 milyon öğrenci sınıflardaki yerini aldı. Ve tabi ki 18 milyon öğrencinin anne-babaları ile birlikte aslında ülkece topyekûn aynı heyecanı her eylül ayında yaşıyoruz desek yerinde olur. Bu vesileyle yeni eğitim-öğretim yılının ülkemize hayırlı olmasını canı gönülden diliyoruz.
Başarıyı cevaplarda değil sorularda aramak!
Okulların açıldığı bu hafta sevgili öğrencilerimiz, değerli ailelerimiz ve kıymetli öğretmenlerimiz için bir “yol haritası” çizmek istedik ve eğitim dünyasının önde gelen isimlerinden Özel Arı Okulları Genel Müdürü Sayın Dr. Seva Demiröz ile ülkemiz eğitim dünyası için çok verimli bir söyleşi gerçekleştirdim.

Değerli Hocam yeni eğitim öğretim yılı için öğretmenler, anne babalar ve tabi ki öğrenciler kendilerine hangi soruları sormalılar ki eğitimde başarıyı yakalasınlar?
Yeni eğitim öğretim yılı başladı. Öğrenciler okul çantalarını hazırladılar, aileler eksikleri tamamladı, okullar hazırlıklarını yaptılar.
Okul; yalnızca bilgi edinilen bir yer değil, insanın kendini keşfettiği, karakterini geliştirdiği, arkadaşlıklar kurduğu, hayallerini şekillendirdiği ve geleceğe hazırlandığı bir yaşam alanıdır. Bu nedenle yeni eğitim yılı için öğretmenlerin, anne babaların ve öğrencilerin kendilerine sormaları gereken önemli sorular var:
ÖĞRETMENLERİN KENDİLERİNE SORMASI GEREKEN SORULAR NELER OLMALI?
Öğrencilerimi hem sınavlara hem de hayata hazırlayabiliyor muyum?
Elbette akademik başarı önemlidir. Ancak hayatın sorduğu soruların büyük kısmı çoktan seçmeli değildir. Hayatta; iş birliği gerekir, iletişim gerekir, empati gerekir, karar verme gerekir, dayanıklılık gerekir.
Bu nedenle her ders aynı zamanda bir yaşam becerisi geliştirme fırsatıdır. Öğrettiğimiz konu kadar, öğrencinin o süreçte geliştirdiği insani, sosyal-duygusal beceriler önemlidir.
Öğrencilerime öğrenme sevgisi kazandırabiliyor muyum?
Bilgi zamanla unutulabilir. Ancak öğrenme sevgisi yaşam boyu sürer. Öğretmen olarak en büyük başarımız, öğrencilerimizin bizden ayrılırken hala öğrenmeye istekli olmalarıdır. Çünkü eğitim bir maraton değil, yaşam boyu süren bir yolculuktur.
Öğrencilerimin eksiklerindense potansiyellerine odaklanabiliyor muyum?
Öğretmenlik bazen öğrencinin henüz kendisinde göremediği potansiyeli görebilmektir. Her öğrencinin güçlü olduğu bir alan vardır. Bazıları bunu hemen gösterir. Bazılarının ise keşfedilmeye ihtiyacı vardır. Bu nedenle öğretmenin görevi yalnızca eksikleri tamamlamak değil; güçlü yönleri görünür kılmaktır.
Öğrencilerimin cevaplarını mı geliştireceğim, sorularını mı?
Eğitim sistemleri doğru cevapları ödüllendiriyor. Oysa bugün bilgiye ulaşmak hiç olmadığı kadar kolay. Asıl değerli olan şey doğru soruları sorabilmek. Çünkü öğrenme çoğu zaman bir cevapla değil bir soruyla başlar.
Sınıfımda hata yapmanın güvenli olduğu bir iklim oluşturabiliyor muyum?
Birçok öğrenci yanlış cevap vermekten korktuğu için sessiz kalır. Oysa öğrenmenin doğasında hata vardır. Bu yıl öğrencilerimize şu mesajı verebiliyor muyuz?
“Burada hata yapmak öğrenmenin doğal bir parçasıdır.”
Hatanın cezalandırıldığı sınıflarda sessizlik büyür. Hatanın öğrenme fırsatı olarak görüldüğü sınıflarda ise cesaret büyür.
Öğrencilerimin kendilerini değerli ve güvende hissetmelerini sağlamak için gereken özeni gösteriyor muyum?
Öğrenmenin başladığı yer çoğu zaman müfredat değil ilişkidir. Çünkü öğrenci önce öğretmenine güven duyar, sonra öğrenmeye açılır.
Öğrencilerimin gelecekte beni hangi özelliklerimle hatırlamasını isterim?
“Bilgimle mi?”, “Disiplinimle mi?”, “Adaletimle mi?”,“Nezaketimle mi?”, “İlham veren sözlerimle mi?”
Bir eğitim yılı sonunda öğrencilerimizin hatırlayacağı şey çoğu zaman anlattığımız konulardan çok, onlarla kurduğumuz ilişkidir. Belki de öğretmenlik mesleğinin en güzel yanı budur: Bazı dersler bir dönem sürer. Ama bazı öğretmenlerin etkisi bir ömür sürer.
ANNE BABALARIN KENDİLERİNE SORMASI GEREKEN SORULAR NELER OLMALI?
Bu yıl çocuğumun notlarından çok gelişimini takip etmeye hazır mıyım?
Veli olarak sınav sonucunu öğrenmek için sorduğumuz sorudan daha önemli bir soru var:
Çocuğum geçen yıla göre daha meraklı mı? Daha sorumluluk sahibi mi, karşılaştığı zorluklarla daha iyi baş edebiliyor mu?
Notlar çocuğun ne bildiğini gösterir. Gelişim ise onun nasıl bir insan olduğunu gösterir. Bu yıl çocuğunuzu sadece aldığı puanlarla değil; gösterdiği çaba, üstlendiği sorumluluk ve kurduğu ilişkilerle de değerlendirin.
Çocuğuma başarı baskısı mı yapıyorum yoksa güven duygusu mu veriyorum?
Birçok çocuk okulun ilk günlerinde başarısız olmaktan değil, anne babasını hayal kırıklığına uğratmaktan korkar. Şunu unutmayalım: Çocuklar en çok kendilerine inanan yetişkinlerin yanında büyürler. Bu nedenle okulun ilk günlerinde şu cümleleri daha sık kurabiliriz: “Elinden geleni yapacağına inanıyorum”, “Birlikte öğreniriz”, “Hata yapman sorun değil”. Çocukların özgüveni başarıdan önce gelir. Çünkü özgüven olmadan başarı sürdürülebilir değildir.
Çocuğumun hayatını ben mi yönetiyorum, yoksa onun hayata hazırlanmasına rehberlik mi ediyorum?
Bazı anne babalar çocuklarının önündeki tüm engelleri kaldırmaya çalışır. Oysa amaç çocuğunuza engelsiz bir yol sunmak değil, engellerle başa çıkabilecek bireyler olarak yetişmelerini sağlamaktır. Bu yıl çocuğunuz adına daha az çözüm üretmeyi, onunla birlikte daha çok düşünmeyi deneyin. Sorun yaşadığında hemen cevap vermeden ona şu soruyu sorun: “Sen olsan nasıl çözerdin?” Hayatın gerçek öğretmeni, deneyimlerin kendisidir.
Çocuğumun okul başarısı için okul aidiyetine yatırım yapıyor muyum?
Araştırmalar gösteriyor ki öğrencinin kendisini okula ait hissetmesi; akademik başarı, psikolojik iyi oluş ve motivasyon üzerinde çok güçlü bir etkiye sahip. Bir çocuk okulunu seviyorsa öğrenmeye daha açıktır. Bu nedenle sadece sınavları değil; arkadaşlarını, öğretmenlerini, okulda yaşadığı güzel anları da konuşun. Akşam eve geldiğinde ilk soru şu olsun: “Bugün seni en çok ne mutlu etti?”
Çocuğum geleceğin dünyasına uygun beceriler kazanıyor mu?
Araştırmalar gösteriyor ki bugünün çocukları gelecekte bugün var olmayan mesleklerde çalışacaklar. Bu nedenle yalnızca bilgi değil; eleştirel düşünme, problem çözme, iletişim, iş birliği, yaratıcılık, dijital okuryazarlık, gibi beceriler her geçen gün daha önemli hale geliyor. Bu yıl çocuğunuza sadece doğru cevapları değil, doğru soruları sormayı da öğretmeye çalışın. Çünkü geleceği şekillendiren insanlar cevap verenler değil, yeni sorular sorabilenler olacaktır.
ÖĞRENCİLERİN KENDİLERİNE SORMASI GEREKEN SORULAR NELER OLMALI?
Bu yıl kendimin daha iyi bir versiyonu olmaya hazır mıyım?
Okul bir yarış pisti değildir. Her öğrencinin başlangıç noktası farklıdır. Bu nedenle kendinizi başkalarıyla değil, dünkü halinizle karşılaştırın. Asıl başarı; geçen yıl yapamadığını bu yıl yapabilmektir.
Öğrenirken hata yapmaktan korkuyor muyum?
Yeni bir sınıf. Yeni dersler. Yeni öğretmenler. Yeni arkadaşlıklar. Bu kavramların bir araya geldiği her ortamda insanların hepsi biraz hata yapmaya müsaittir. Bisiklet sürmeyi düşmeden öğrenemediğimiz gibi öğrenmeyi de hata yapmadan gerçekleştiremeyiz. Hata başarısızlığın kanıtı değildir. Öğrenmenin işaretidir.
Öğrenme merakım devam ediyor mu?
Küçük çocuklar sürekli soru sorar. Büyüdükçe soru sormaktan çekinmeye başlarız. Oysa öğrenmenin motoru meraktır. Bu yıl kendinize şu sözü verin:
“Anlamadığımda soracağım.”
Çünkü soru soran öğrenci bilgisiz değil; öğrenmeye cesaret eden öğrencidir.
Sadece başarılı değil erdemli bir insan olmaya da çalışıyor muyum?
İnsanlar sizi kaç net yaptığınızla tanımaz, nasıl biri olduğunuzla tanır. Bu yıl; arkadaşlarınıza yardım edin, teşekkür edin, özür dilemekten çekinmeyin, farklılıklara saygı gösterin. Bilgi sizi güçlü yapabilir, karakter ise sizi değerli yapar.
Sadece okulumun bana katacaklarını mı düşünüyorum, yoksa okuluma/ sınıfıma katmayı hedeflediğim şeyler de var mı?
Bir okulun kalitesini yalnızca öğretmenleri belirlemez; öğrencileri de belirler. Arkadaşlarına verdiği geribildirimlerle onları gelişimleri için yüreklendiren bir öğrenci,başarılarıyla öğretmenlerinin emeklerine değer katan bir öğrenci, okuluna kupa kazandıran bir sporcu, okulun bir tören kutlamasında görev alan bir öğrenci, uluslararası bir yarışmada okuluna madalya kazandıran bir öğrenci okulun iklimini değiştirir. Bu yıl okulunuza katkı sunmayı da hedefleyin.
Değerli Hocam, bu muhteşem söyleşi ve katkılarınız için başta ülkemizin aydınlık yarınları öğrencilerimiz, anne babaları ve öğretmenlerimiz adına size çok teşekkür ediyorum.
Günün sözü: "Unutmayalım; soru soran öğrenir, öğrenen gelişir, gelişen güçlenir." (Doğan Cüceloğlu)
İsmail YOLCU
Çankaya Üniversitesi İletişim Koordinatörü
İnstagram: @ismailyolcu58
-
Aslı S. 1 saat önce Şikayet EtAnneler de babalar da şu soruyu sorsunlar biz nerede yanlış yaptıkBeğen
-
Sultan 6 saat önce Şikayet EtÇocuklar önce yazı yazmayı sonra konuşmayı unuttu maalesef İsmail Hocam inşallah elbirliğiyle düzelecekler inşallahBeğen
-
Uzman öğretmen 7 saat önce Şikayet EtTıpkı para harcamanın para kazanmadan daha önemli olması gibi soru sormak da cevap aramaktan daha önemli. Teşekkürler hocam yazınızı velilerimle paylaşacağımBeğen