İsmet Berkan
İsmet Berkan
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

Rejimin güvencesi meselesi: Bizi kim korur

GİRİŞ 24.01.2010 GÜNCELLEME 24.01.2010 YAZARLAR

Onun roman kahramanı Jack Ryan, başlangıçta CIA’de analist olarak da çalışan bir tarihçi akademisyendi. Romanlar ilerledikçe Ryan da ilerledi ve sonunda Amerikan Başkanı ona Başkan Yardımcılığı teklif etti.

‘Executive Orders’ adlı roman, Ryan’ın Başkan Yardımcısı olarak Kongre’de yemin etmesiyle başlıyordu. Yeminini eder etmez gazetecilerle konuşmak üzere bir yere gitti Ryan, tam o sırada delirmiş bir Japon pilot, kullandığı içi dolu Boeing 747 ile Kongre binasına çakıldı, Başkan dahil pek çok kişi öldü.

Yani kahramanımız Jack Ryan, Başkan Yardımcısı olduktan birkaç dakika sonra Başkan da oldu. Hemen yemin etmesi gerekiyordu, hâlâ hayatta olan yüksek yargıçlardan birinin gelip kendisine yemin ettirmesini beklerken bir yandan da ölen başkanın Beyaz Saray Genel Sekreteri ile sohbet ediyordu.

Doğal olarak sinirler gergindi, Ryan da öfkeliydi, bir ara ‘Amerikan halkını korumam lazım’ deyince, Amerikan sisteminde oldukça önemli ve güçlü bir kişi olan Genel Sekreter hemen söze karışır:

“Amerikan halkını sen korumayacaksın” der yemin etmeye hazırlanan Başkana, “Yemin metnini iyi oku, sen anayasayı koruyacaksın, o kadar. Halkın korunmaya ihtiyacı olursa onu anayasa korur.”

***

Hatırlayanlar olacak, bir seferinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, polisle ilgili katıldığı bir törende, “Polis demokratik rejimin teminatıdır” anlamına gelen laflar söyleyince, bir kısım insan tedirgin oldu.
Tedirginliğin sebebi şuydu: Bizim ezeberimiz ‘Ordunun rejimin teminatı olduğu’ yönündedir ve Turgut Özal’dan beri, ‘Ordunun karşısına polisin çıkarılacağı’ gibi anlamsız bir paranoyamız var.

İşte bu sebeple Başbakan’ın ‘Polis rejimin teminatıdır’ deyince bazılarımızın korkuları depreşti.
Esasen saçma olan, rejimimize, demokrasimize, cumhuriyetimize bir ‘teminat’ arıyor olmamız, hem de belinde silah taşıyan bir teminat.

Herkes işini yapsın, asker yurt savunmasının, polis de kanun-düzen hâkimiyetinin teminatı olsun.

***

Meselelerin temelinde bu ‘koruma kollama’ güdüsü ile ‘teminat olma’ hali yatıyor.

Asker, hem yetişme tarzıyla hem de görev bilinciyle kendini sadece bu ülkenin coğrafi sınırlarının değil halkının da ‘koruyucusu ve kollayıcısı’ olduğunu düşünüyor, buna inanıyor.

Çarpık olan bu. İşte bu inanç yüzünden, asker bizi çoğu zaman bizden korumak için ‘iç tehdit değerlendirmesi’ yapıyor, ‘tehdit’ olan vatandaş kesimlerini bir noktadan itibaren ‘düşman’ olarak görmeye başlıyor.

Asker açısından ‘düşman’ın anlamı bellidir: Yok edilmesi gereken şey!

Daha düne kadar ‘Askeri vesayetin sona ermesi’ni konuşuyorduk, hatta vesayet bitecek diye endişe edenler bile vardı.

‘Vesayet’in temelinde tam bu kavramlar yatıyor.

***

YAZININ DEVAMINA BU LİNKTEN ULAŞABİLİRSİNİZ

İsmet BERKAN / Radikal
ismet.berkan@radikal.com.tr

YORUMLAR 1
  • mehmet ali 15 yıl önce Şikayet Et
    harika bir yazı. kendini rejimin hamisi ve banisi gibi gören her kişi ve kesimin dikkatlice okuması gereken bir yazı.kendisini milli iradenin üzerinde gören silahlı güç,her şeyin kendi ekseninde dönmesine inanan sözde hukukçu ama özde hukuk zorbası,güç bende artık deyip her şeyi yapmaya hatta kendisine vekalet veren yani yetkinin asıl sahibi milletin bile rızası aleyhine icraat yapabileceğini sanan siyasiler,hükümet,ve en önemlisi güçlerin tepişmelerine arena olan millet okuyup anlamalı bunları.aslonan millet ve anayasadır
    Cevapla