Profesyonel ordunun sakıncasını bilelim de...
Türkiye, 1984’te PKK terörü başladığında doğal olarak hazırlıksızdı. En büyük zaaf istihbarat alanındaydı; çünkü terörü yapan grup şehirlerde değil dağlarda, kırsal alanlardaydı. İçlerine istihbarat elemanı sokulsa dahi ondan haber alabilmek, hele hele noktasal eylemlerin haberlerini önceden alıp önlem geliştirmek imkânsız gibiydi.
Zaten 1984’te Türkiye’de istihbaratla uğraşan sadece Milli İstihbarat Teşkilatı ile olası bir savaş durumu için muhtemel düşman hakkında bilgi biriktiren askeri istihbarat vardı.
Kırsal alanda MİT’in çaresiz yetersizliği, kısa zamanda Türkiye’yi kendilerine JİTEM adını veren, üstelik bu ismi neredeyse resmi düzeyde de kabul ettiren bir grup ‘vatan kurtaran aslan’ kılığındaki jandarma subayı gerçeğiyle yüz yüze bıraktı.
JİTEM’in kurulmasının ardında yatan basit gerçek budur.
En düşük rütbelisi o zaman üstteğmen seviyesinde olan ve sahiden bir avuç insan tarafından neredeyse eşzamanlı olarak hayata geçirilen JİTEM’in sonraki marifetlerini biliyorsunuz. JİTEM’cilere hâkim olan ruh hali, ‘Bu vatanı bizden fazla seven yok, bu vatanı bizden başkası kurtaramaz’ şeklinde özetlenebilecek bir çeşit ‘Halaskar Zabitan’ ruh haliydi.
O ruh hali Susurluk’u yarattı. Susurluk’ta tam bir adli hesaplaşma yaşanamadı. Ardından döndü dolaştı Ergenekon oldu.
Köşe yazısının tamamını okumak için bu linki kullanabilirsiniz
-
cemalettin albayrak 15 yıl önce Şikayet EtMİLLETE KAÇ KURUŞ LUK EMEĞİNİZ VAR. Hepiniz ajanlarsınız, iyi akçeler karşılığı bardağı lıranlardansınız, şehitlerin üzerine cünüb olanlardansınız!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!Beğen