Kayahan Uygur
Kayahan Uygur
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

Amerikan blöfü

GİRİŞ 13.09.2014 GÜNCELLEME 13.09.2014 YAZARLAR

Amerikalı stratejist  Brzezinski ‘Büyük Satranç Tahtası’ (1997)  adlı kitabında ‘dünyada barışın korunmasının ABD liderliğine bağlı olduğunu ve ona rakip olabilecek herhangi bir gücün istikrara karşı bir tehdit sayılması’ gerektiğini iddia eder. 

Neyse ki dünyada onun gibi düşünmeyenler de var ve bunlardan biri de Fransız tarihçi Emmanuel Todd’dur.  Todd,  Brzezinski’nin  tam tersine ABD’nin dünyada barış ve istikrar için bir tehdit haline geldiğine inanıyor ve bir Fransız olarak Avrupa, Rusya  ve Japonya’nın acilen bu tehdide karşı birleşmesini öneriyor.  
‘İmparatorluktan Sonra’  adlı ilk baskısı 2002’de çıkan kitabın yazarı  Todd  tarihçiliğinin yanı sıra  toplumbilimci ve nüfusbilimcidir ama en çok tanınan yönü gelecekle ilgili kehanetlerinin hep doğru çıkmasıdır. Todd, 1976 yılında aydınlarımızın hâlâ izini sürdükleri  eski solcu ‘yeni liberal filozoflar’a  karşı Sovyetler Birliği’nin sanıldığı gibi önemli bir totaliter tehdit olmadığını, 15 yıla kalmadan çökeceğini ilan etti ve dediği çıktı.  1999’da avro  kullanımına başlandığında ekonomik politikaların farklılığı nedeniyle 10 yıl içinde çıkacak bir krizi öngördü. Arap ülkelerindeki aile yapısındaki değişimi inceleyerek   Ortadoğu’daki demokratik talep patlamasını önceden haber verdi. Todd, ‘İmparatorluktan Sonra’ kitabında Brzezinski’yi eleştirirken imparatorluğun artık bittiğini, dünyanın ABD’ye değil ABD’nin dünyaya muhtaç olduğunu, dış ticaret açığının rekordan rekora koştuğunu ve bir ekonomik krizin kaçınılmazlığını vurgulamıştı. Mayıs ayında Fransa’da yeni baskısı yapılan kitabın sonsözünde  Todd, geçen 12 yılda bu saptamaların doğrulandığına işaret ederek şöyle diyor: 
‘Amerika artık ileri teknoloji ürünleri değişiminde de yapısal olarak açık vermektedir.  Dışarıdan gelecek  para akımına  olan ihtiyacı daha da vahim bir hale gelmiştir.  Amerika tamamıyla finans merkezi olarak kalabilmek amacıyla Avrasya’nın kalbinde sembolik askeri eylemler sahneye koymakta ve böylece   sanayideki zayıflığını, sıcak para ihtiyacını, yırtıcı karakterini unutmak ve unutturmak istemektedir.  Ama Washington yönetiminin sandığının tersine bu savaş yürüyüşü ABD liderliğini kuvvetlendirmek yerine  onun uluslararası konumunun bozulmasına yol açmaktadır.’ 
Todd’a  göre ABD dünya liderliği algısını askeri müdahale yoluyla sağlayarak ekonomisine katkıda bulunmak isterken dünyadaki ekonomik krizi hızlandırıyor. Amerikan ekonomisi giderek daha fazla esrarengiz bir hale gelmektedir. Hangi ABD şirketinin gerçek, hangisinin hayali olduğu belli değildir. Kendisini ‘üretken’ olarak tanımlayan bir ekonomide ithalatın sürekli artması nasıl açıklanabilir?  Sürekli kredi desteğiyle ayakta tutulmaya çalışılan ABD ekonomisi  kapitalizmin bilinen mantığına aykırı eylemler  nedeniyle güvenirliğini  yitirmektedir. Emmanuel Todd, yakın gelecekteki yeni borsa krizinde Asyalı ve Avrupalı yatırımcıların milyarlar kaybedeceğini, doların büyük yara alacağını öngörmektedir. Doların kendi öz değeri oldukça düşüktür ardında ABD’de satın alınabilecek gerçek değerler yoktur. 
Todd’un da belirttiği gibi, ABD,  Irak savaşını Birleşmiş Milletler’i ekarte edip uluslararası hukuku çiğneyerek başlatmıştır.  Bence,  bugün Irak ve Suriye’deki durumun sorumlusu da  ne IŞİD ne de başka bir güçtür, doğrudan ABD’nin kendisidir.   Amerika,  liderliğini ne pahasına olursa olsun sürdürmek için maceralara girişiyor. Ancak eski müttefiklerini de istediği gibi peşinden sürükleyemiyor. Onları  zorlamak için yapacağı ekonomik baskı veya  bir güç gösterisi küresel ekonomiden önce ABD’yi vurur. Amerikan diplomasisi kendisine kafa tutan çeşitli ulusal aktörlere karşı bu yüzden tepkisiz kalmıştır.  Ellerindeki tek silah  Irak, Afganistan ve Somali gibi zayıf ülkelere,  hatta IŞİD gibi hayalet devletlere karşı güç gösterisinde bulunmaktır. 

Yazının tamamı için tıklayınız

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL