Başbakan’ın gözleri..
Bu sayede iyi bir cerrah, edindiği tecrübeyle de çoğu kere daha kapıdan girerken hasta hakkında bir fikir oluşturabiliyor.
Şimdi hasta yakınlarının meslektaşlarımız hakkında bir sözü kulağımda çınladı.. “Çok iyi doktor, hastamızın derdini sanki gözünden anladı”.. Doğrudur anlamıştır. “Kişi gözüyle ne görüyor?” sorusundan ziyade “kişinin gözü nasıl bakıyor?” sorusuna cevap arayarak anlamıştır.
Dün Hürriyet’teki bir köşe yazısını okuyunca, bütün bunlar gözümün önünden geçti.
Günaydın..
Ertuğrul Özkök sanki uyanmış, gözlerini ovuşturup gördüklerini yazmış. Özetle;
“Ergenekon davasının gidişatı konusunda, telefon dinlemeleri konusunda, medya ile ilişkiler konusunda Başbakan’ı yanıltıyorlarmış..... Ciddi bir durum muhasebesi yapılmalıymış...”
Herkes gözüyle birşeyler görür. Pekiyi.. Her gördüğümüz doğru mudur?
Aynı nesneleri, güneş gözlüğüyle farklı, numaralı gözlüklerle farklı görürüz. Psikiyatrik bir hastalığımız varsa olmayan şeyleri görebiliriz, tedavi edilmemiz gerekir.
Göz yanılsamalarımız vardır. İllüzyonistler bu zaafımızdan faydalanır. Eğlence amaçlı kullanılmazsa dikkatli olmamız gerekir. Bir nesneye baktırıp, hipnozla isteğimiz dışında, bizi uyutabilirler.. Buna da tedbirli olmamız gerekebilir. Hele bozuk gözle hiçbirşeyi doğru göremeyiz. Dolayısıyla bütün bu olasılıkları bertaraf etmeden “bir kişi ne görmüş” konusuna ihtiyatla yaklaşırız.
Sonra ne derler “Aman aman ! O’nun gözü göz değil !”
Ama.. Bakışlar öyle mi? Bırakın doktor olmayı, çoğumuz birisi daha odaya girerken anlamıyor muyuz?
Bakışlarından.. Ürkek mi, korkak mı, tehditkar mı, dediğine kendi de mi inanmıyor, zor durumda mı, panikte mi?
Sonuç itibariyle, tecrübeyle sabittir ki doktor için de seçmen için de “kişi gözüyle ne görüyor?” sorusundan ziyade “kişinin gözü nasıl bakıyor?” sorusunun cevabı önemlidir..
Bilen bilir..
Biz bir patronun bir başbakana “şu an nakdimi sayıyorum” dediğinin söylendiği günlerden geliyoruz.
Doğan Grubuna ihtiyati haciz uygulandığı, “..muhasebe yapılan” bugünlerde ise, Ertuğrul Özkök’ün “gördükleri (!)” böyle.. “Bakışları” ile ilgili değerlendirmeyi ise yakın çevresine bırakalım..
Fakat bizatihi kendi yazısından da besbelli ki Başbakan’ın gözlerinde bir problem yok..
“One minute!” derken de yoktu..
“Ben ve ailem aşı olmayacağız!” derken de yoktu..
“Demokratik açılım herşeye rağmen devam edecek!” derken de yok..
Prof. Dr. Kenan ULUALP / Haber 7
ulualp@kenanulualp.com