Kenan Ulualp
Kenan Ulualp
HABER7 YAZARI
TÜM YAZILARI

Doğu'da bunları yapın bakın neler oluyor?

GİRİŞ 20.12.2009 GÜNCELLEME 20.12.2009 YAZARLAR

Açılımla, “DTP-Sonrası Parti” %20 Oy’u Rüyasında Görür

Tıpta ciddi bir hatayı maalesef toprak örter. Bundan dolayı, bir müdahale planlarken bin düşünür bir karar alırız..

Mevzuubahis  olan can, canan..

Benzeri bir meslek de askerlik.. Stratejik ve taktik hataları toprak örter..

Hiç hata yapılmasa da zayiatsız bir askeri harekat olmaz. Her harekat - en azından maddi - kayıp demektir. Gaziler, şehitler yüreğimizi yakar, dağlar. “Collateral damage/tali hasar” dediğimiz dolaylı ve sivil kayıplar ise cabası..

Elbette isteriz ki hiç zayiatımız olmasın..  Ama kayıp kazancın kardeşidir. Kaybedilenlerle kazanılanları karşılaştırdığımızda arada anlamlı fark varsa, o harekatı yapmaya değmiştir.

Zayiattan kurtulmak, ancak askeri yöntemlere başvurma zorunluluğunun ortaya çıkmasını engellemekten geçer. Bundan dolayı hem siyasi hem askeri erk bin hesap yapmalı bir karar almalıdır.

Mevzuubahis  olan can, canan, vatandır..

Milli hasılaya bir katkıda bulunmamış, taş üstüne taş koymamış elitist sosyal faşistler şimdi de demokratik açılımı engellemeye çalışıyor.

Beyefendiler! Gayri safi milli hasılamızın %5.3’ü askeri harcamalara gidiyor. Yıllık 40 milyar doların üzerinde bir rakam.

Türk Silahlı Kuvvetleri dünyanın en güzide ordusu, bizim gözbebeğimiz, Mehmetçik ocağı, Peygamber ocağı. En yürekli asker bizde. En iyi komutanlar bizde. Gurur duyuyoruz. Helal-i hoş olsun. Gerekiyorsa daha da fazlasını verelim.

Pekiyi genele göre ne durumdayız?  Neredeyse dünyanın heryerinde askeri yapılanması bulunan ABD’de askeri harcamaların gayri safi milli hasılaya oranı %4.03, Fransa’da %2.6, İngiltere’de % 2.4, İsveç’de %1.5, Japonya’da %0.8. Dünyanın genel ortalaması %2. Demek ki biz dünya ortalamasının 2.5 katından fazla bir harcama yapmaktayız.

Neden? Güneydoğu’da sıkıntı var. İsterse dünyanın en güçlü ordusu olsun, konvansiyonel bir ordunun “düzenli olmayan terörist yapı”ya  karşı “asimetrik savaş” yürütmesi çok güç. Çünkü kim sivil kim terörist belli değil. Sonuç ? Son 24 yılda 300 milyar dolar “görünen” fazladan harcama! Ayrıca, bilinmeyen miktar dolar “tali hasar” harcaması. 5560 sivil kayıp. 6482 şehit. Etkisizleştirilen terörist sayısı 46000. Başladığında PKK mevcudu yaklaşık 6000. Şimdi, yine 6000.

Bu hesaba göre, PKK’ya katılım yılda 1900 ile sınırlı kalmış görünüyor. Fakat sosyal yönüyle değerlendirildiğinde DTP son seçimlerde bazı yerlerde %70’lere varan oylar almış.

Demek ki buradaki hastalığı tedavi etmek bölgenin sosyal yapısına da psikolojik yapısına da özel önem vermeyi gerektiriyor.

Kardeşimiz, Allah korusun, psikolojisi bozulup da bizi tanımadığı zaman kardeşimiz olmaktan çıkıyor mu? Çıkmıyor. Tedavisi için ailecek her türlü çabayı gösteriyoruz. Bu durum da öyle..

Mücadelemizde, ordumuz kadar kuvvetli, ikinci silahımıza da devreye sokmalıyız : “çekirdek aile yapımız”..

Toplumun ve ahlakın çimentosunu oluşturan sağlam çekirdek aileye dayanan sosyal yapımız bizi tarih boyu güçlü kıldı şimdi de güçlü kılar.

Bizim aile yapımızda kuvvetli dayanışma, sahiplenme, disiplin ve iletişim var. Aileler arası komşuluk ilişkileri de sağlıklı. Köylerdeki imece kavramı da buna dayanmıyor mu? Bunları bölgede canlandırmalıyız. Köyler ilçeler iller arası ilişki ve iletişimi kuvvetlendirmeliyiz.

Süper güç haline gelmenin ilk adımı iletişimin kuvvetlenmesini sağlayan otoyolların yapımıyla başlar. ABD ülkeyi batan başa geçen Route 66’i yapmış güçlenmiş. Almanya otobanları yapmış güçlenmiş.

Güneydoğuda en iyi otoyolları yapın. Sonra bolca iş makinası tahsis edin; yollar kışın asla kapanmasın. Vatandaşa güven gelsin.

Aynı dönemde Batıda otomotivi de içeren savaş ekonomisi ve yapılaşma ön plana çıkarılarak işsizlikle mücadele edilmiştir. Siz de yöre ekonomisini hareketlendirin..

Büyük üretim merkezleri kuramıyorsanız..

Kısa vadede bölgeyi başka konularda “cazibe merkezi” haline getirin.. Mesela çağrı merkezlerini bölgeye taşıyan GSM şirketlerine vergi muafiyeti tanıyın.. Mesela bilgi işlem merkezlerini bölgeye taşıyan finans, sigorta, bankacılık, güvenlik hizmetleri sektörü şirketlerine teşvik edici ayrıcalıklar tanıyın.. Mesela bölgeden faaliyet yapacak uzaktan eğitim veren internet üniversiteleri kurun..

Ki maaşlar ödensin, yöreye para gelsin, yöre ekonomisi hareketlensin..

“Mecburi hizmet” ve “şark hizmeti” gibi kavramları derhal kaldırın.. Sanki kimsenin gitmek istemediği, zorla gidilen hizmetmiş gibi bir intiba ortadan kalksın. Bölgede hizmet vereceklere anlamlı derecede yüksek maaş ve avantajlar tanıyın.. Herkes bölgeye, hakkını alacağının verdiği huzurla, sevine sevine gitsin..

Başıboş,” taş atıcı” haline gelmiş evlatları toplayın, isteyenleri bölge illerinde isteyenleri Batı illerinde, yatılı okullara dağıtıp yedirin içirin giydirin okutun.

Hesap ortada, kesin daha ucuza mal olur; bir ASRAAM, AMRAAM veya ASM füzesi attığımızda maliyet 200 bin dolardan başlıyor. Uçağın, helikopterin yakıt, amortisman, bakım giderleri hariç.

Bölgede toplam nüfus belli. Her aileye bir konut yapsak, aşevleri kursak dahi önümüzdeki 25 yılda masraf 50 milyar doları bulmaz. Bilinmez, PKK’lı sayısı yine aynı kalır mı? Fakat inanın yaparsak DTP-sonrası parti %20 oyu bile ancak rüyasında görür.

“Kardeşlerimiz hastalandı” diyelim. Bağrımıza taş basalım. Tedavi için elimizden geleni yapalım.

Hem onları kazanalım hem de önümüzdeki 25 yıl boyunca her yıl en az 20 milyar dolar karımız olsun. Herkes kazanır.

Kim kaybeder?

Silah tüccarları.. Kayıtdışı para simsarları.. Akaryakıt kaçakçıları.. Uyuşturucu tacirleri..

Elitist sosyal faşistler..

Demokratik açılımın hesabı bu..

Ya canın, cananın, vatanın hesabı ?

Ona paha biçilemez !
   

Prof. Dr. Kenan ULUALP / Haber 7
ulualp@kenanulualp.com

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL