AK Parti’nin Ütü’cüleri
Bizim medyada gündem yoğun. Haber trafiği çok enerjik.
Ergenekon ne olacak? Balyoz planları neyin nesi? Aydın Doğan emekli mi oldu? Grubun cezalı vergileri ödenecek mi? Sağlıkta tam gün yasası çıktı. Cumhurbaşkanlığı seçimi yasa tasarısı tartışılıyor vs vs.
Başdöndürücü. Şaşmamak mümkün değil. Acaba her yerde mi böyle? Mesela Amerika’da nasıl?
Sevgili okurlarım... Amerika’da, gazeteler seri ilanla, ekle dolu. Televizyonlar reklamla, diziyle, konuşmalı gösteriyle dolu.
Ya haberler? Yüzde doksanı mahalle haberi, hava durumu...
Neden bizde farklı? Neden bizde böyle?
Çünkü demokrasinin ve hukukun daha çok egemen olmaya başladığı bir süreci yaşıyoruz.
Tam demokratik bir ülke olabilmek için iki önemli şart var. Birincisi, seçmenin gelir düzeyi. İkincisi, seçmenin eğitim ve bilinçlenme düzeyi.
Türkiye’de 2002’den bu yana, paradan altı sıfır atıldı. Enflasyon 34 yıldır ilk defa % 5,9’a düştü. Enflasyon artık cebimizden para çalamıyor. Para değer kaybetmesin diye döviz bürolarına koşmamız gerekmiyor. İhracatımız 101 milyar dolar oldu.
Sonuç? Kişi başı milli gelir 11.200 dolar. Demek ki seçmenin gelir düzeyi anlamlı oranda artmış.
Yine 2002’den bu yana, internet ve e-devlet uygulamaları yaygınlaştı. Eskiden parmakla sayılan özel televizyon ve radyo kanalları şimdi sayılamayacak kadar çoğaldı. Hepimizde cep telefonu var. 3G çıktı. Telefondan internete girebiliyor, televizyon seyredebiliyoruz.
Sonuç? Okuma yazma oranı erkeklerde % 95,3 kadınlarda % 79,6. Her ilde üniversite var. Demek ki seçmenin eğitim ve bilinçlenme düzeyi anlamlı oranda artmış.
Geliri yükselen, eğitim ve bilinçlenme düzeyi artan seçmen şimdi tam demokrasi istiyor.
Türkiye’deki gündemin yoğunluğu da bu isteğin yansıması... Gelelim “ütü’cü”lere
AK Parti’nin “ütü’cü”leri seçmendeki önemli değişimin farkında. Ona göre, akıllıca yapıyorlar ütülerini. En son sağlıkta tam gün olarak bilinen yasa çıkarıldı. Şimdilerde anayasa değişikliği ön plana alınıyor.
Ya askerdeki “ütü’cü”ler? Onlar da seçmendeki bu önemli değişimin farkında. Onlar da akıllıca yapıyorlar ütülerini. Hukuk süreçlerinin önünü açıyorlar. Destek veriyorlar. Kurumda demokrasiyi sindirememişler varsa, hukuka aykırı davrananlar olmuşsa hesabını vermek zorunda kalıyor.
Ya diğerleri ?
Birileri genelkurmay başkanı derhal görevden alınsın diyor. Bir başkaları cumhurbaşkanını halk seçerse dikta rejimi gelir, kendimiz seçelim, diyor. Öbürü, anayasa değişikliği için uzlaşma komisyonlarına üye vermeyiz, genel kurulda oy vermeyiz diyor. Bir diğerine “al sana fırsat, çık medyadan, kapat hesabı” deniyor o hala oturuyor.
Ne diyelim...
Bunların ütü’cüleri mi kötü? Yoksa kumaşları mı bozuk, ütü tutmuyor ?
Prof. Dr. Kenan ULUALP / Haber 7
ulualp@kenanulualp.com