Kenan Ulualp
Kenan Ulualp
HABER7 YAZARI
TÜM YAZILARI

Gelecek seçimin konusu ne olacak?

GİRİŞ 28.10.2010 GÜNCELLEME 28.10.2010 YAZARLAR

Canına kasteden katile, evine arazisine saldıran zorbaya direnmeyecek birisi var mıdır? Hayır.

Ardından ikinci soru. Ülkemize canımıza saldıracak düşmana karşı askerliğe koşmayacak olan var mıdır? Cevap tekrar hayır. 

Pekala hepimiz asker miyiz? Hayır. 

Mecbur kalmadıkça ne mühendis, doktor, hemşire, ne de askeriz. Neden ?

Çünkü her işin bir bileni var. Nasıl ki 2-3 ay kursla doktor, avukat, mühendis olunmuyor. Asker de olunmamalı. Askerlik doktorluk, mühendislik gibi üst düzey profesyonel bir alan olmalı.  

Özellikli bir coğrafyada, çalışkanlığı ve enerjisi ile liderlik yoluna giren Türkiye’de askerlik de özellikli bir meslek olmalı. 

Değişen global düzen askerliği hababam usulü, çekirdekten yetişme usulü yapılacak bir iş olmaktan çıkardı. Okulu var. Ciddi eğitimi var. Özellikle muharip personel için dikkatli kalite ve kantite planlanlaması gerekiyor. Geleceğe yönelik projeksiyonlar yapılması gerekiyor. 

Bugün bir ordunun kalabalık olması veya askerliğin zorunluluk esasına dayanması, muhtemel militer operasyonlarda o ordunun başarısını öngörmede önemli bir kriter olarak kabul edilmiyor. 

Günümüzde orduların başarısı istihbaratta ve yıkıcı güçte yüksek teknoloji kullanılmasına dayanıyor. Operasyonlar binlerce kilometre öteden gerçekleştiriliyor. 

Bir ordunun cost-effectiveness’i (-verimliliği) barış zamanı, caydırıcılık harcamalarındaki fiyat-sonuç karlılığı ve insan kaynaklarını kullanmadaki isabetliliği ile karşımıza çıkıyor. Bir ordu 200 yüz bin genci berberlik, aşçılık gibi askerlik dışı işlerde kullanırsa bu isabetlilik bakımından sorgulanıyor. 

Esas hedefi bulma, nokta vuruş yapma, sivil kayıplara (collateral damage) neden olmama, sonuca kısa zamanda en az masrafla ulaşma gibi kriterlerin ortak paydası ise bir ordunun savaş zamanı verimliliğini belirliyor. 

Otuz yıl süren antiterörist mücadelenin neticelendirilememesi, verimlilik için orduda ve askerlikte modernizasyon ve reorganizasyon gerekliliğini gündeme getiriyor.   

Bu gerçekleri artık sıradan vatandaş görüyor. Askerlik sisteminin modernize edilmesi lazım. 

Her işin bir bileni olduğu gibi, 2-3 ay kursla doktor, avukat, mühendis olunmadığı gibi asker de olunmaması lazım. Askerliğin doktorluk, mühendislik gibi profesyonel bir alan olması lazım.  

Çocuklarımız asker olmasınlar demiyoruz. Gerekirse bu vatan için asker de olunur şehit de olunur. Fakat, çocuklarımızın “Hoşgeldiniz. İki-üç ay eğitim. Güneydoğuya dağıtım” sistemi sonucu şehit olmalarını istemiyoruz.  

Ya nasıl bir sistem olsun? 

Harp okulları ve ast subay meslek yüksek okullarının sayısı arttırılsın. 

İsteyen askeri okulda okusun. Sıkı muharebe eğitimi alsın. Mesleği askerlik olsun. Bu yeni jenerasyon askerler anlık istihbarat, uzaktan muharebe gibi yüksek teknolojileri daha da geliştirsin. 

Göğüs göğüse çatışmalar, karakollarda beklemeler son bulsun. Ulusal AR-GE ile, TSK uzaktan muharebe teknolojisine sahip silahlarla donatılmalı. Savaş gücü insandan ziyade uzaktan muharebe ve istihbarata dayansın. 

Bu grubu bir an evvel yetiştirmek için, başlangıçta her ordu komutanlığı bünyesinde ast subay meslek yüksek okulları kurulsun. Özellikle muharip ast subayların sayısı hızla arttırılsın. Muhariplerin en az % 80’i bu gruptan oluşsun. 

Bir başka grup Milli Savunma Bakanlığından burs alarak okumak isteyen lise son ve üniversite öğrencilerinden oluşsun. 

Bu grup uygun zamanlarda-mesela sömestr aralarında-askeri eğitim görsün. Mezuniyetten sonra, aldığı bursu gereken hallerde, askerlik hizmeti olarak geri ödesin. 

Bu iki grup dışında kalan herkes için askerlik hizmeti 2 ay olsun. 

Yeni sistem 5-6 yılda oturana kadar, “bedelli askerlik” acilen hayata geçirilsin. 

Bedelli askerlik yapmak isteyenler veya burslu okuyanlardan bedelini ödemek isteyenler için bankalar aracılığı ile uygun koşullarla kredi imkanı yaratılsın. 

Önümüzdeki seçimlerin ana konusu bu olacak. Sosyal demografiler bunu gösteriyor. Genç seçmen sayısı az değil. Genç seçmen grubunda kadınların başörtüsü erkeklerin askerlik konusunda hassas olduğunu bilmeyen yok. 

Öte yandan, referandumda vatandaş üzerine düşeni yaptı. Anayasa gündemi eskidi. 

Vatandaşın talepleri böyle, askerlikte reform isteniyor. “Zorunlu askerliğin” kaldırılması isteniyor. 

Kimse çocuğu dağ başlarında öldürülsün istemiyor.Toplumun kahir ekseriyeti böyle düşünüyor. Bu isteğe - hamasi nutuklarla değil de - akıllıca sahip çıkan siyasi parti, genç seçmenler ve ailelerinin oyunu alacak. 

Ancak kapalı kapılar ardında hesap yapılırsa, inanın çarşıdan dönecek... 
 

Prof. Dr. Kenan ULUALP / Haber 7
ulualp@kenanulualp.com

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL