Kenan Ulualp
Kenan Ulualp
HABER7 YAZARI
TÜM YAZILARI

Bu ''ev ödevi''ne kediler köpekler bile güler

GİRİŞ 07.12.2010 GÜNCELLEME 07.12.2010 YAZARLAR

Nereden nereye ? Geçen yıl bu zamanlar… Ortalık süt liman…

Haber7’deki bir yazımızda Baykal’ın istifasını gündeme getirmişiz.

Bizim öngörümüz üç ay sonra, istifa gerçekleşince gündeme oturmuş.

Siyaset bu. Bazı durumlar birdenbire ortaya çıkıveriyor. Bazıları ise önceden öngörülebiliyor.

CHP lideri, pardon genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun siyasi geleceğini de önceden öngörebiliyoruz.

Hayat, bulunmaz bir siyaset umurunu altın tepsi içinde getirdi Kılıçdaroğlu’nun önüne koydu.

Dünyanın 16. büyük ekonomisine sahip köklü bir devletin ana muhalefet partisinin başına getirildi. Evet. Kurultay oldu… Seçim oldu…

Fakat, Kılıçdaroğlu delegelerle tek tek konuştu mu? Genel başkan olurken kendi bileğinin gücünü konuşturdu mu? Yoksa… Genel başkanlık seçimi çalışmalarını Önder Sav mı yürüttü?

Neyse. Sözü uzatmayalım. Yanıt herkesce malum. Pekiyi. Aradan uzunca süre ve de bir referandum süreci geçti. Şimdi ne olacak ?

Yurtiçinde, ilişkileri kendi partisi içinde dahi istenen düzeyde olmayan bir genel başkanla karşı karşıyayız.

Selefi Baykal ile arası limoni. Seçim çalışmalarını yürüttüğü bilinen eski genel sekreterini değiştirmiş. Önder Sav ile ilişkileri bozuk. Partiye hakimiyeti ağır aksak yürüyor.

Yurtdışında, uluslararası dişe dokunur faaliyeti olmayan bir genel başkan görüntüsü veriyor.

Kurban bayramını, vatandaşı ile bayramlaşmadan Fransa’da kabir ziyareti ile geçirmeyi uluslararası faaliyet sayan bir genel başkanla karşı karşıyayız. G-20 ülkelerinin bırakın başbakanlarını, muhalefet liderleri ile tanışıklığı olmadan, bugünkü küresel siyaset düzeni dahilinde iktidara gelinebileceğini zanneden bir genel başkan görüyoruz.

Oysa Kılıçdaroğlu, hayatın kendisine verdiği büyük devlet umurunun kıymetini bilmeli, hakkını vermeli. Daha çok çalışmalı. Daha planlı çalışmalı. Her şeyden evvel…

Kılıçdaroğlu, AK Parti’ye alternatif politikalar üretmeli. Üretti de biz bilmiyorsak. Alternatif politikalarını duyurmalı. Yurt içinde ve yurtdışında, alternatif politikalarını yoğun çalışmalarla tanıtmalı. İkna faaliyetlerine girişmeli.

Kılıçdaroğlu’nun çalışmaları yetersiz kalıyor. Türkiye’nin alternatif bir iktidara olmasa da, yeterli bir muhalefete ihtiyacı var.

Wikileaks’teki Başbakan’ın 8 yurtdışı hesap iddialarına kediler köpekler bile güler.

Bu palavralar Kılıçdaroğlu’na can simidi olmaz. CHP halkın nezdinde kabul görmek istiyorsa, iktidarı hele hele dış kaynaklı dedikodularla eleştirmek yerine, kendi kadrosunun çalışmalarını ve alternatif hizmet politikalarını sunmalı.

İktidara gelirse işçiye köylüye memura farklı neler sunacak. Sağlıkta neler yapacak. Türkiye’nin uluslararası projeleri, ticari faaliyetleri ne olacak. Ortadoğu, Kafkas, AB politikaları nedir. İran ile İsrail ile alakalı politikalar değişecek mi. İktidarı eleştirmesin demiyoruz ama bize öncelikle bunları anlatmalı…

Kılıçdaroğlu daha planlı ve yoğun çalışmadığı taktirde Wikileaks’in CHP ile alakalı “Gürültücü bir avuç elitist” tanımlaması korkarız yaygınlık kazanacak. Oy veririz vermeyiz o ayrı… Fakat bilsin ki söz konusu tanımlama vatandaş olarak bizi rahatsız ediyor.

Ülkesinin Başbakan’ına “Git İsviçre’den belge getir!” diye ev ödevi vermek yerine,   

Kılıçdaroğlu gece gündüz çalışarak internasyonel topluluktaki bu kötü imajı silmeye odaklanmalı.

Yoksa kendi ev ödevini yapmamaya devam ettiği sürece…

2011’deki ilk seçim Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlıktaki son seçimi olur.  

Prof. Dr. Kenan Ulualp - Haber 7
ulualp@kenanulualp.com

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL