Kenan Ulualp
Kenan Ulualp
HABER7 YAZARI
TÜM YAZILARI

Bahçeli’nin Agressif Konuşmasındaki Mesaj

GİRİŞ 15.02.2011 GÜNCELLEME 15.02.2011 YAZARLAR

Yer Türkiye Büyük Millet Meclisi MHP Grup Salonu. Grup toplantısında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli konuşuyor.

İki üç seçimdir usanmadan dile getirdiği fakat partisine seçim kazandırmayan bildik eleştirilerini tekraren sıraladıktan sonra esas konuya geliyor. 

 “ ….‘Mısır halkının sesine kulak verilmeli’ çağrılarının gerisinde farklı bir niyet vardır” dedikten sonra ekliyor:

ABD’nin yaklaşımlarını Mısır’a dayatan ve küresel güç merkezlerinin kurguladığı iktidar oyununda idraki kapalı bir aktör haline gelen hükümetin, ülke dışındaki vesayetçi ve statükocu politikaları gerçek kimliğini deşifre etmesi bakımından çok önemli olmuştur”.

Geçen yazımızda 47. Münih Güvenlik Konferansında Hillary Clinton’ın Mübarek yönetiminin reform planlarını destekleyen bir konuşma yaptığını Merkel’in de kendisini desteklediğini yazdık.

Bölgedeki Amerikan çıkarlarının analizini kısaca yaptık.

Bahçeli yoğun (!) programı dahilinde hem konferans hem de Haber7’yi takip edememiş anlaşılan.

Şimdi daha Türkçe yazalım. Amerika’nın ortadoğudaki problemleri, Lübnan sorunu Filistin sorunu, İslami hareketlerin güçlenme olasılığı ve İran’ın bölgede gösterdiği etkinliğin engellenmesidir.

Aslında gerçek olmayan bu sanal problemlerin tamamına birden geçen yazımızda biz İsrail sendromu dedik.

Bu politikaların yürütülmesi gaflet ve delalet altındaki iktidarların satın alınması esasına dayandığı için, bölgedeki bir başka sorun da Amerika’nın işbirliği yaptığı ülkelerdeki rejimlerin korunması olarak beliriyor.

Devlet Bahçeli’nin agressif konuşmasında belirttiğinin aksine, Amerika Mısır’da Müslüman kardeşlere, Ürdün’de benzer İslami yapılanmalara, Suudi Arabistan’da el-Kaide’ye Filistin’de Hamas’a, Lübnan’da Hizbullah’a karşı mevcut rejimleri destekliyor.

Mübarek ve Suudi Arabistan bu çerçevede 2002’de Filistin’lilerin Kudüs’ten tamamen çekilmelerini ve İsrail’in tanınmasını öngören Arap Girişimini başlattı. Tam herşey yolunda derken Filistin’de Hamas seçimleri kazanıverdi. Ne yapıldı? Hamas’ın bakanları hapse atıldı. Çok sayıda Filistin Kurtuluş Örgütü elemanı Hamas hükümetine suikast için Mısır’da eğitildi. 

Yetmedi. Seçilmiş Hamas hükümeti halkın nefretini kazansın diye Mübarek, İsrail ile bir oldu Amerika’nın da desteği ile, Mısır Gazze’ye ambargo uyguladı.

Bu planın tutmayacağını gören Suudilerin FKÖ ile Hamas arasındaki arabuluculuk çabaları Amerika tarafından engellendi.

Lübnan’da da İsrail karşıtlığı ve İran ile yakınlığı bilinen Hizbullah’ın seçimleri kazanması istenmedi. Hizbullah’a karşı tüm partiler birleşti fakat efendice seçimlere girmek yerine güney Lübnan üzerindeki İsrail bombardımanının rüzgarı ile seçimi kazanma ümidine kapıldılar. Mübarek İsrail bombardımanını destekledi. Ürdün gıkını çıkarmadı.

Sonra Lübnan’da da sürpriz… Hizbullah seçimi kazanıverdi. Şeyh Nasrullah kahraman oldu.

Şimdi bir soralım sayın Devlet Bahçeli’ye… Hiç Amerika her dediğine evet diyen Mübarek’in gitmesini ister mi ? İstemez.

Bir daha soralım Filistin’de Lübnan’da ne oldu? İsrail sendromuna rağmen muhalifler seçim kazandı.

Pekala. Türk Hükümeti hadiselerin gidişatında nasıl pozisyon almış? Her aşamasında ağırlığını hissettirmiş.

Türkiye, Lübnan’da… Lafta değil gerçekten var. Gazze’de… Lafta değil gerçekten var. Mısır’da… Lafta değil gerçekten var. Davos’ta… Lafta değil gerçekten var.

Sayın Bahçeli tüm bu olup bitenlerin cereyan ettiği topraklar sadece “yakın çevremiz” değil esasen atalarımızın egemenliğinde beşyüz yıl kalmış “eski Osmanlı toprakları” .

O toprakların cefakar insanları, Türkiye’deki milliyetçi bir partinin başkanı olarak, siyaseten dahi konuşsanız size kulak veriyorlar.

Mümkünse biraz daha detaylandırın da…

Bugünkü konuşmanızı duyanlar bölgede olanı biteni bilmiyorsunuz sanmasınlar. 

Prof. Dr. Kenan Ulualp - Haber 7
ulualp@kenanulualp.com

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL