Başbakan'ı bekleyen tehlike
Seçim bitti…
AK Parti, CHP, MHP ve hatta bağımsız BDP oylarının toplamından da fazla oy aldı. Muhteremlerde tepkiler gecikmedi.
Bahçeli alelacele kurultaya gitti. Kılıçdaroğlu da Stocholm sendromu deyiverdi. Tepki alınca işi şakaya vurdu.
Konuştukça konuşuyorlar…Topu Başbakan’a atıyorlar.
Efendim diyorlar ki, buyuruyorlar ki, istiyorlar ki şu hapisteki arkadaşları dışarı bir çıkıversin.
Böyle açıktan demiyorlar elbet. Daha bir hoş söylüyorlar;
Bırakınız gitsinler, diyorlar. Üç yıla yakın bir tutukluluk süresi infaz gibidir, diyorlar. Ergenekon Davası sanıklarına atfedilen suçlar çok ağır olabilir ama bu kadar ağır ithamlar bugüne kadar bir sonuca bağlanmış olmalıydı, diyorlar. Bu yapılmaz, üstüne bir de seçim kazanan tutuklular salıverilmezse, adalet duygusu yara alır, diyorlar.
Bak bak bak…
Bu durum demokrasimiz için fevkalade ayıp bir durumdur diyorlar.
Fakat bu devletlu, şevketlu ve de kerametlu muhterem zevata birilerinin arz-ı hal etmesi, maruzatı dile getirmesi zaruri hale geldi.
Değerli okurlarım hukukçu değiliz. Oturup mevzuatı inceden inceye analiz edecek halimiz yok. Hukuk da başlı başına bir bilim. Diğer taraftan göz ardı edilemez gerçekler karşısında da oturup susacak değiliz. Tıpta da bunun örnekleri var. Bazı hastalar “benim fıtığım var”, “benim basurum var” diye başvurabiliyor.
Biz de bal gibi “hukukta çifte standart olmaz” deriz. “Efendim kanun ayrı hukuk ayrı” diyenlere, “her kanun hukuka uygun olmayabilir” diyenlere “günaydın” deriz.
Sen partinin en alt kademelerinden dişi ile tırnağı ile tırmana tırmana gelen gerçek politikacıları, demokrasi neferlerini kenara atıp aday yapmazken kanunlar hukuka uygun olacak…
Sen partide hiç bir vazife almamış, “Ergenekon davası tutuklu sanığı” vatandaşları ön seçim falan yapmaksızın tepeden inme yöntemlerle milletvekili adayı yaparken kanunlar hukuka uygun olacak…
Olmaz arkadaş bu vatandaşlar seçildiler diye salıverilemezler önce şu dava bir neticelensin diyen kanunlar hukuka uygun olmayacak.
Nerede var bu bolluk ? Bunun sonu yarın nereye gider diye hiç düşünen yok mu? Her seçilene sınırsız özgürlük mü verilecek?
İnşallah suçsuz bulunur tahliye edilirler. O ayrı bir konudur. Bizim humanist dileğimizdir.
Fakat bugün Haberal, Balbay, Alan gibi tutuklu sanıklara verilmesi halinde bu hakkı yarın mesela İmralı’daki mahkumlar da isterse ne olacak?
Başbakan’ın önündeki en büyük tehlike de burada çıkıyor…
Hümanizm ve hukuk birbirine karıştırılmamalı. Hukukta adamına göre istisnai uygulamalar asla yapılmamalı…
İleri ülkelerde vatandaş kanun ve vergilerde eşittir. Öyle ki Amerikan Vergi Dairesi (IRS) başkanının odasında “We audit everbody but the God” (Allah’tan başka herkesi denetleriz) yazar.
Başbakan’ın ustalık döneminde hukuk daha da yerleşmeli.
Tüm vatandaşlar hukuk önünde eşit olmalı. “Her vatandaş hukuk önünde eşit fakat bazıları daha da eşit” olmamalı.
Unutmayalım aşırı merhametten maraz doğar.
Gereksiz acıma duyguları içine kapılanlar acınacak hale düşer.
Prof. Dr. Kenan Ulualp - Haber 7
ulualp@kenanulualp.com