Siyaset kuşatma altında
Ve bir gece ansızın düğmeye bastılar.
Seks kasetleri servis edilmeye başlandı.
Pusuda bekleyen kişilik suikastçıları, önceden belirlenmiş hedefleri tek tek avlamaya çıktı.
Özenle hazırlanmış, biriktirilmiş dosyalar yargı üzerinden devreye konuldu.
Şimdi bu tabloya bakıp "Yargı işini yapıyor, her ülkede olduğu gibi yolsuzlukları soruşturuyor" korosuna inanmamızı bekliyorlar.
Bu tablo bize ancak Yargı ve Emniyet'te otonom bir grubun, çetenin işini yapmayı çoktan bıraktığını ve bütün mesaisini seçilmişlere yönelik siyasi operasyon düzenlemeye ayırdığını gösterir.
Yolsuzluklar yok mudur?
Elbette vardır.
Rüşvet alan yok mudur?
Tabii ki vardır.
Soruşturulsun mu, soruşturulsun.
Ucu kime dayanırsa, nereye kadar giderse gitsin.
Hükümet bunun gereğini yapmalıdır.
Erdoğan'ın yolsuzluğa bulaşanları yanında tutması mümkün değil. Bunu gelecek günlerde göreceğiz.
Ancak kimse bizi "rüşvet ve yolsuzluk" kılıfına büründürülmüş, Türk siyasetini yeniden dizayn etme amacıyla başlatılan bu operasyonu alkışlamamızı, içimize sindirmemizi beklemesin.
Kimseyi aldatmaya gerek yok!
Bu operasyonun yolsuzluk soruşturması olduğunu ileri sürecek, savunacak aklı başında tek bir insan bulamazsınız.
Halk, bu operasyonların Erdoğan'a karşı siyasi bir girişim olduğunu daha ilk anda sezdi.
Kimseyi kandırmayın!
Yargının yaptığı mali bir operasyon değil, siyasi bir operasyon. Planlı, programlı, uluslararası bağlantıları ve destekçileri olan darbe gibi bir operasyon!
Şu gerçeği artık görelim: Türkiye'nin eski güçleri birleşti.
Yazının devamını okumak için bu linki kullanabilirsiniz
kurtulus.tayiz@aksam.com.tr