Kemal Bey‘in hizmeti
Oysa hileyle, komployla, şantajla, tuzakla, arkadan vurmalarla, ihanetle, gizli operasyonla, darbeyle siyasi bir başarı, zafer elde edilemez.
Ana muhalefet partisiyle başlayalım. Kemal Kılıçdaroğlu, partisini Gülen cemaatinin siyasi uzantısı haline getirmeyi başardı. Bu sürecin uzun bir süre önce planlandığı kanısındayım. Deniz Baykal'a yönelik kaset komplosuyla başlatabiliriz bu süreci.Baykal'ın tasfiye edilmesiyle Kemal Bey'in önü açıldı. Bu aynı zamanda CHP'nin cemaatin siyasi hedefleri doğrultusunda hareket etmesini sağlayacak dönüşümün de başlangıcıydı. Baykal'ın laik-ulusalcı CHP'sini Kemal Bey, cemaatin siyasi sözcülüğünü yapan bir partiye çevirdi. Kaset komplosunun kurbanı CHP, Kemal Bey'in yönetiminde kaset komplosu kurar hale geldi. Cemaatin tapelerine karşı mücadele eden Baykal'ın CHP'si, bugün, tapelere ev sahipliği yapar oldu. Kemal Bey'in bu hizmeti ne adına verdiğini tabii bilemiyorum. Kılıçdaroğlu, genel başkanlığa getirilmesinin diyetini ödüyor olabilir.
Ana muhalefet liderinin gündeme gelen "yolsuzluk" iddialarını kullanmasını "normal" bulanların sayısı az değil kuşkusuz. Yaklaşan seçimler öncesi CHP'nin iktidarla ilgili ortaya atılan her türlü iddiaya, suçlamaya sarılması yadırganamaz. Liderler biraz da fırsatçı olur. Buna da katılıyorum. Keşke yaşananlar bu kadar basit olsa ve her şeyi "seçim hesabı" olarak görebilsek. CHP'nin sıkı muhalefet yaptığı düşünülüyor; oysa CHP, maalesef siyaset bile yapmıyor. İktidarla kıran kırana seçim rekabeti yürütmüyor. Sokaklarda, meydanlarda siyasi hedeflerini anlatmıyor. İktidarı devirmek için kendi projesi yok. Cemaatin projesiyle seçime giriyor. Sorun da burada zaten. CHP, derin yapının hükümete yönelik başlattığı darbe operasyonunda kullanılıyor, cemaatin ihtiyaç duyduğu siyasi sözcülük görevini yapıyor.
Kurtuluş Tayiz - Akşam