Öcalan çağrı yaptı, Kandil direniyor
Küçük sorunları büyüterek, bahaneler uydurarak asıl gündemin konuşulmasını hep erteledi. PKK lideri Abdullah Öcalan ise Kobani üzerinden çözüm sürecine yönelik müdahaleyi görünce, beklemeyi tercih etti. MİT Müsteşarı Hakan Fidan ve Kamu Güvenliği Müsteşarlığı, İmralı ziyaretlerinde Öcalan'ı karar noktasına getirmeye çalıştı. Adına "Müzakere taslağı" denen metin, tam da bu süreçte, Öcalan'ın biraz daha zaman kazanmak için masaya sürdüğü taktik hamlelerden biriydi. Aslında genel başlıklardan oluşan bu metin üzerinde yapılacak görüşmelerin bir yere varması mümkün değildi. Zira bu metin, ekolojiden feminizme uzanan geniş bir yelpazede Türkiye'nin sorunlarını İmralı'da pazarlık etmeyi içeriyordu. Devletin bu metinle ilgili tespiti Öcalan'ın top çevirdiği yönündeydi. Müzakere taslağının ortaya çıktığı günden bu yana İmralı'da yapılan görüşmeler, Öcalan'ı silah ve siyaset konusunda bir "karar aşamasına" getirmeye dönük oldu. Kürt meselesiyle ilgili birtakım sıkıntıları öne süren Öcalan'a, bu engellerin ancak yeni bir anayasayla aşılabileceği ve bunun da Meclis'te gerçekleştirilebileceği söylendi. Örgütün silah yerine siyaseti tercih etmesi halinde İzleme kurulunun hayata geçeceği, hasta mahkûmların serbest bırakılacağı ve İmralı'ya yeni mahkumların sevk edileceği Öcalan'a anlatıldı. Öcalan, söz konusu bu üç maddenin hemen hayata geçirilmesini talep etti. Devlet heyeti, silahsızlanma çağrısı yapması halinde bu üç maddenin hemen hayata geçirileceği sözünü verdi. HDP'nin 4 Şubat'ta İmralı'ya yaptığı ziyarette Öcalan, silahlı unsurların sınır dışına çekilmesini, silahsızlanma kongresinin toplanmasını ve Newroz'da da Türkiye'ye karşı silahlı mücadele döneminin bitirildiğinin ilanını istedi.