Kurtuluş Tayiz
Kurtuluş Tayiz
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

Ankara-Erbil-İmralı hattına operasyon

GİRİŞ 11.07.2015 GÜNCELLEME 11.07.2015 YAZARLAR

 Ankara, İmralı ve Erbil üzerindeki baskılar tam da çözüm sürecinin başlamasını takip eden dönemde artmaya başladı. MİT darbesi, İmralı ile görüşmelerin yeniden start aldığı bir zamanda gerçekleşti. Gezi kalkışması, Diyarbakır'daki büyük barış Nevruz'una adeta misilleme niteliğindeydi. Dünyadan bağımsız, kendi başına iş yapmaya soyunan Erdoğan'a 17-25 Aralık darbesiyle sert bir yanıt verilmeye çalışıldı.  

Sadece Erdoğan üzerinde değil, bu dönemde Mesud Barzani ve Abdullah Öcalan üzerindeki baskılar da arttı. IŞİD, Erbil'in üzerine sürüldü. Barzani'ni sıkıştırıldı, yetkileri kısıtlanarak etkisizleştirilmek üzere. Irak Kürdistan Bölgesi'nde İsrail ve İran'ın desteklediği siyasi aktörler güçlenmeye başladı.  
Abdullah Öcalan'a Erdoğan'ı güçlendirecek ilişkilerden kaçınması yönünde tehditler gönderildi. Hemen ardından da sorgu kasetleri piyasa sürüldü, hakkında peş peşe yazı dizileri patlatıldı. Sonunda Öcalan'a karşı Kandil ve HDP'de Demirtaş'ın hâkim olduğu klik desteklenerek güçlendirildi.  
Şimdi geriye dönüp baktığımda daha iyi anlıyorum; kulislerde Apo'nun nedense hep Demirtaş'tan çekindiği, korktuğu söylentileri dolaşıyordu. Öcalan'ın liderlik serüvenini az çok izleyen biri olarak bunun saçma olduğunu düşünüyordum. Aslında Öcalan devletin göremediğini görüyordu; Apo, Demirtaş'tan değil, arkasındaki büyük ittifaktan çekiniyordu. Bu endişesi hiç yersiz değildi; zira Apo'yu İmralı'ya kapatan güç ile Demirtaş'ı destekleyen güç aynı. Medyadaki unsurları bile geçen sürede pek değişmedi, neredeyse bire bir aynı.  

Yazının tamamı için tıklayınız...

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL