Ne üslupmuş be!
7 Haziran seçimlerinden önce sıkça dile getirilen bu görüş AK Parti'ye 9 puan kaybettirmesine karşın hâlâ popüler. Erdoğan'ın cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından AK Parti etrafında toplanan "ikinci yeni" liberal yazar kuşağı, bütün problemin Erdoğan'ın üslubundan, kavgacı tarzından kaynaklandığını savunuyor. AK Parti Genel Başkanı Başbakan Ahmet Davutoğlu'na da önerdikleri yegâne şey Erdoğan'ın oluşturduğu siyasi tecrübe ve geleneğe aykırı yönde davranması. Bunun Davutoğlu'na "çok şey" kazandıracağını öne sürüyorlar. Erdoğan'ın üslubu mesela çok sert diyelim, o halde Davutoğlu daha "ılımlı" olmalı; Erdoğan'ın "kavgacı dili" var mesela, o zaman Davutoğlu da "uzlaşmacı" olmalı. Tüm argümanları sadece bir seçimde yerle bir olmasına karşın, tüm sorumluluğu Erdoğan'a çıkaracak kadar da pişkinler.
Öncelikle şu soruya yanıt vermeleri gerekiyor; AK Parti, neden 9 puan birden düştü? Sadece "üslup", bir seçimde 9 puan getirip götürebilir mi? Üstelik seçimlere AK Parti'yi seçime genel başkan ve Başbakan sıfatıyla Ahmet Davutoğlu götürdü. Bence Davutoğlu'nun "tatlı-sert" bir üslubu vardı ve 9 puan kaybetmenin bu üslupla pek de bir ilgisi yoktu.
* * *
"Kavgacı üsluptan vazgeçilsin" denilirken, aslında AK Parti'nin neden vazgeçmesi öneriliyor? Kavgadan mı vazgeçmesi tavsiye ediliyor, yoksa davadan mı?
Sürekli bir kavga dilini kuşkusuz tasvip etmiyorum; ancak kavgacı dilin ve tartışmaların kaynağının sadece Erdoğan olduğunu öne sürmek, gerçeklere gözümüzü tümden kapatmamız anlamına geliyor. Bu da topluma sürekli nefret ve saldırganlık empoze eden muhalefeti ve siyasete yön veren güç odaklarını inkar etmek, demek.
Kavgası olmayanın davası olmaz. Bu tersinden de geçerlidir; davası olanın kavgası olur. Erdoğan, milletin davasını güdüyor ve bunun mücadelesini veriyor. AK Parti üzerinde yoğunlaşan baskının sebebi kavgacı üslubu değil, savunduğu davadır.
Devamı için tıklayın >>>