Kurtuluş Tayiz
Kurtuluş Tayiz
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

Brüksel'in barışı...

GİRİŞ 10.08.2015 GÜNCELLEME 10.08.2015 YAZARLAR

Daha doğrusu önemli bir merkez. PKK'dan DHKP-C'ye ve Gülen Cemaati'ne kadar Türkiye'de ne kadar iş karıştırmış örgüt ve kişi varsa soluğu hep nedense Belçika'nın bu önemli başkentinde almış. 17-25 Aralık darbesi sonrası Emre Uslu da kapağı Brüksel'e atmıştı. Sabancı suikastı sanığı Fehriye Erdal da öyle.  

"Brüksel"e yakın geçmişte dikkat çeken isim Öcalan'dı. MİT darbesi sonrası ve 17-25 Aralık darbesi öncesinde Öcalan, kendisiyle görüşmeye giden HDP'li heyeti şu sözlerle uyarma gereği duymuştu: “Darbe şekil değiştirdi ama hâlâ devam ediyor. Yeni darbe Brüksel ve ABD’de planlanıyor. Türk-Kürt ilişkilerini yeniden tanımlamam işlerine gelmiyor. Benim üzerime planları var. Sakine (Paris suikastı) bu tür grupların işidir. Çözüm adına yapılan her şeyi sabote ettiler.” 
Brüksel'in yeniden gündeme gelmesinin sebebi HDP lideri Demirtaş'ın apar topar buraya gidip KCK yöneticileri Zübeyir Aydar ve Remzi Kartal ile görüşmesi. Demirtaş, Brüksel'den yurda "barış" mesajıyla döndü. Medyanın alkışlarla karşıladığı Demirtaş'ın mesajı ise şuydu: "PKK elini tetikten çeksin, hükümet de müzakerelere hazır olduğunu ilan etsin."  

Ankara-İmralı-Diyarbakır hattında kurulan, 2,5 yıl süren çözüm sürecine karşı olan çevreler, Demirtaş'ın Brüksel'den getirdiği bu barış mesajına dört elle sarıldı. Oysa halihazırda zaten bir barış sürecimiz vardı. Ve örgüt lideri bu sürecin başaktörüydü. Süreç iki yıl boyunca işledi. Hâl böyleyken KCK neden -7 Haziran seçimlerine rağmen- 11 Temmuz'da ateşkesi bozdu? Asker, polis ve sivil vatandaşlarımız öldürülmeye başladı?  
Bunun nedeni "Ankara'nın barışı"nı çökertip yerine "Brüksel'in barışı"nı ikame etmek olabilir mi? PKK lideri, çözüm adına yapılan her şeyin bu merkezden sabote edildiğini işaret ederken KCK ve HDP'nin, Brüksel merkezli bir siyaseti Türkiye'ye taşıması manidar değil mi?  

yazının devamı için tıklayınız

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL