Kurtuluş Tayiz
Kurtuluş Tayiz
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

TSK’ya yapılan çağrıların anlamı

GİRİŞ 18.09.2015 GÜNCELLEME 19.09.2015 YAZARLAR

 PKK, tarihinde ilk kez, en üst düzey yöneticileri aracılığıyla “Savaşımız AKP’yle, TSK ile değil” açıklaması yaptı. KCK yöneticisi Duran Kalkan açıkça şu çağrıda bulundu: “Asker, AKP’nin savaş oyununa katılmasın. Bizden onlara dönük herhangi çatışma, saldırı kesinlikle gelişmeyecektir.” 

TSK’ya yapılan çağrılar sadece PKK ile sınırlı kalmadı. HDP ve CHP’den de  TSK’ya “Sarayın askeri olma” çağrıları geldi. Medyada da TSK’ya yönelik benzer içerik, kapsam ve mahiyetteki suçlama ve çağrılarda artış var.  

Bu çağrılar, TSK üzerinde baskı kurulmak istendiğini açıkça gösteriyor. PKK’nın, terör furyasına start verdiği 7 Haziran seçimlerinin ardından, TSK’ya yönelik eşzamanlı bir algı operasyonu başlatıldı. PKK’nın hedef aldığı asker ve polisi  “Sarayın ordusu” olarak göstererek hedefe koyuyorlar. Oysa askerin tek yaptığı vatanı, milleti savunmak. Asıl görevi de budur. Askeri “Sarayın ordusu” olarak etiketlemek, terör saldırılarına  “meşruiyet” kazandırma anlamına gelir ki, bu hem ahlaksızlık, hem de suç.  

Bu  çağrıların diğer önemli boyutu TSK’yı, Esed’in ordusuna çevirme amacı taşıyor olmasıdır. TSK, etrafımızdaki bölge devletleri arasında belki de tek “Milli” niteliğe sahip ordu. Ne Saddam’ın, ne Esed’in, ne Kaddafi’nin ordusu gibi milletten kopuk bir özellik taşıyor. Mısır ordusu gibi, Batılı devletlerin  istedikleri zaman darbeye koşturacakları bir ordu değil. TSK, ülkenin kuruluşunda, sınırların belirlenmesinde ve bu sınırların korunmasında büyük sorumluk üstlenen milli bir kurum. Milli irade için vardır ve milli iradenin emrindedir.  

PKK üzerinden bir yandan  Türkiye iç savaşa sürüklenmeye çalışılırken, diğer yandan da TSK’yı bölmeye yönelik kapsamlı bir söylem geliştiriliyor. PKK mayınlı tuzaklarla askerleri hedef alırken, medya üzerinden TSK için “Sarayın ordusu” propagandası yürütülüyor. Eğer PKK, Cizre’yi Kobani’ye çevirebilse, Türkiye iç savaşa sürüklense, orduya yönelik de daha büyük bir kampanya  gündeme getirilecek ve TSK bölünmeye, parçalanmaya çalışılacaktı. Batı, TSK’yı bugüne kadar hep  Türkiye’yi dizayn etmek için güçlü bir sopa olarak gördü. Darbeler yaptırdı, bunun için teşvik etti, destek verdi. Ama milletin ordusu olduğunda TSK’nın aleyhine döndü. Darbe yaptıramıyorsan böl, parçala, etkisiz kıl! Batı’nın yeni taktiği bu. Türkiye sınırları üzerinde bir ameliyat yapılacaksa önce ordunun devre dışı bırakılması gerekiyor. Paralel yapının orduya yönelik geliştirdiği operasyonların böyle örtülü bir amaç taşıdığı bugün daha iyi anlaşılıyor. Batı girdiği, operasyon yaptığı her ülkede önce milli unsurları ve milli orduyu zayıflatıp içten çökertiyor. Ortadoğu haritasını yeniden şekillendirmeyi önüne koyan Batı, önce buna direnç gösterecek milli unsurları etkisizleştirme çalışması yürütüyor. Milli sınırlarla oynamaya hazırlananlar, önce milli kurumları tasfiyeye yöneliyor.  

yazının devamı için tıklayınız

YORUMLAR 1
  • Kadir 10 yıl önce Şikayet Et
    Nerde o eski ordu,birileri halka hizmet eden bir siyasetçi gördügünde ordu göreve diye çığırtkanlık yapar orduda işini gücünü bırakır vatana millete hizmet eden bu vatan evlatlarını alaşağı eder vatan hainlerinin takdirini almak için uğraşır dururdu.
    Cevapla