İç savaş için dinlenme molası: Ateşkes!
Birkaç ay önce "devrimci halk savaşı" ilan eden örgütün, yeniden ateşkes ilan etmesi haliyle kuşkuyla karşılanıyor. PKK'nın "ateşkes" kararı almasında örgüte yönelik askeri operasyonların etkili olduğu bir gerçek; ama Kandil'in, 1 Kasım seçimlerinde HDP'yi zor durumda bırakmak istemediği de açıkça görülüyor. Ateşkes kararı seçime endeksli olduğu için çok sürmez; PKK seçimlerin ardından, kendisince uygun bir zamanda yeniden silaha sarılacaktır.
Yakın tarihteki deneyimler de bunu gösteriyor. Bunu görmek için PKK'nın çözüm süreci ve ateşkesten ne anladığına bakmak yeterli. Kandil için çözüm süreci ve ateşkesin iki anlamı vardı: Örgütün meşruiyetini artırmak ve daha büyük bir savaş için hazırlık yapmak.
* * *
Çözüm sürecinin yumuşak ikliminde Kürt hareketinin siyasal sistemin merkezine yerleştiği ve Türk siyasal sisteminin vazgeçilmez aktörü haline geldiğini görüyoruz. Dikkat edilecek olursa PKK, meşruiyetinin zirvesine ulaştığı bir anda silaha sarıldı, daha öncesinde değil. Çatışmalar başladığında görüldü ki, örgüt çözüm sürecini tamamen bölgeye silah ve bomba yığınağı yapmak için bir ara dönem olarak kullanmış. Kandil'in bu konudaki savunması, Ankara'ya olan "güvensizlik" üzerine oturuyor. Ne var ki, böyle kabul edilse bile yine de kimse, müzakere masasında olan bir örgütün, iç savaş çıkaracak büyüklükte bir çatışma hazırlığını Ankara'ya duyulan güvensizlikle açıklayamaz. Bu gerçekçi olmaz. Güneydoğu'yu tümden havaya uçuracak kadar bomba yığınağı yapılmasının devlete duyulan güvensizliğin ötesinde bir boyutu var. Türkiye çözüm süreciyle barış hayalleri kurarken Kandil, iç savaş çıkarabilecek planlı bir hazırlığın içine girmiş. Gerçek olan bu.