Mahmut Bıyıklı
Mahmut Bıyıklı
HABER7 YAZARI
TÜM YAZILARI

Bir Yılın Ardından Yavuz Bülent Bâkiler

GİRİŞ 30.09.2026 GÜNCELLEME 30.09.2026 YAZARLAR

Şair Yazar Yavuz Bülent Bâkiler’in aramızdan ayrılışının üzerinden tam bir yıl geçmiş.

Zaman su gibi akıp gidiyor. Marmara Üniversitesi Camii’nde Gençlerle tabutuna omuz vermiştik. Sanki dün gibi.

Bakiler unutulmayan defterimize adını yazdığımız değerlerimizden birisi.

Kelimelerin hakkını vererek konuşan, bir şiiri okurken dinleyicisini o şiirin dünyasına taşıyan, memleketten söz ederken heyecanını saklamayan usta şairin gür sesi hala kulaklarımızda.

Bâkiler bu toprağın çocuklarının şiirini yazdı. Sivas’tan Türkistan’a kadar uzanan geniş bir coğrafyanın kültürünü yeni nesillere yansıtacak metinler kaleme aldı.

Eserlerinde sadece kendi hikayesini değil büyük milletimizin başına gelenleri de muhteşem üslubuyla okuyucusuyla paylaştı.

Ülkesinin bütün acılarını ve sevinçlerini yüreğinde hisseden vatansever bir münevverdi.

AZERBAYCAN’DAN SİVAS’A

Ailesinin Azerbaycan’dan Anadolu’ya uzanan geçmişi, Bâkiler’in gönül coğrafyasını daha çocukluğunda genişletmişti.

Sivas, doğup büyüdüğü, ilk arkadaşlıklarını kurduğu, ilk şiirlerini yazdığı şehirdi. Azerbaycan ise aile hatıralarında yaşayan her zaman özlem duyduğu aziz bir yurttu.

Yıllar sonra şiirlerinde belirginleşen memleket sevdasında bu iki coğrafyanın derin izleri bulunacaktı.

Çocukluğunun Sivas’ında soğuk da vardı, yoksulluk da. Fakat evlerin içinde masallar anlatılıyor, türküler söyleniyor, hayatın güçlükleri sözün sıcaklığıyla biraz olsun hafifliyordu.

Gaz lambasının ışığında dikiş diken annesinden dinlediği masallar, küçük Yavuz’un hayal dünyasında yer edindi. Evin içindeki bu seslere, şehrin âşıkları ve halk şairleri eşlik etti.

İLK ŞİİRLER

Bâkiler’in şiirindeki içtenliği anlamak için biraz da o çocukluğa dönmek gerekir.

Onun mısralarında konuşma dilinin sıcaklığı, türkülerin hüznü ve bir insanın karşısındakine gönlünü açarken duyduğu samimiyet vardır. Şiire yönelişinde de bu iklimin etkisi büyüktür.

İlkokul öğretmeninin duvar gazetesi için yazı istemesi üzerine kaleme aldığı Sivas şiiri, hayatının unutulmaz hatıralarından biri oldu.

Şiiri yayımlanınca arkadaşları ona “sınıfın şairi” demeye başladı. Öğretmeninin ilgisi, bir çocuğun kendi yeteneğine inanmasını sağladı. Bâkiler her konuşmasında öğretmeninin saygıyla andı.

Gençliğinde yaşadığı kardeş acısı ise şiirine derin bir hüzün bıraktı. On dört yaşındaki kız kardeşini kaybetmesi, ölüm ve ayrılık duygularını hayatının merkezine taşıdı.

Mezar ziyaretlerinde büyüyen keder, mısralarına yansıdı. Halk şiirinden beslenen ilk denemelerinin ardından, kendi sesini daha belirgin biçimde bulmaya başladı.

KELİMELERE DOST

Lise yıllarında edebiyat dergileriyle kurduğu bağ, önünde yeni bir dünya açtı.

Türk Sanatı dergisinden gelen teşvik mektubu, yazdıklarının uzaklarda da karşılık bulabileceğini gösteriyordu.

 Sivas’taki bir öğrencinin şiirleri artık başka şehirlerde, tanımadığı insanların eline ulaşıyordu.

Bâkiler bu ilk heyecanı hayatı boyunca korudu. Hukuk öğrenimi, memuriyet, radyo ve televizyon çalışmaları, siyaset ve kültür faaliyetleriyle geçen yıllar boyunca edebiyatla bağını sürdürdü.

Farklı görevler üstlendi; fakat kendisini en açık biçimde kelimelerle ifade etti. Kelimelere dost bir ömür sürdü.

BÜYÜK İSİMLER BÜYÜK ESERLER

Bâkiler’in güçlü hitabetinin arkasında uzun bir okuma hayatı vardı.

Türk edebiyatının farklı seslerine kulak verdi; Refik Halit Karay’ın Türkçesini, Halit Ziya’nın anlatımını, Sait Faik’in ve Sabahattin Ali’nin hikâyelerini dikkatle okudu.

Dostoyevski’nin insan ruhuna açılan dünyasından etkilendi. Sevdiği kitaplara yeniden dönmekten zevk aldı.

Arif Nihat Asya’nın ise gönlünde ayrı bir yeri vardı. Onun şiirini, dil kudretini ve memleket sevgisini anlatırken duyduğu heyecan, edebî bir yakınlığın ötesinde güçlü bir vefa duygusu taşıyordu.

Arif Nihat Asya İhtişamı, bu bağlılığın eserleşmiş hâliydi.

TÜRKÇE DERDİ

Türkçemizin samimi muhafızlardandı.

Kelimelerin unutulmasına, dilin özensiz kullanılmasına, çocukların kitaptan uzak büyümesine üzülürdü.

Çünkü bir kelimenin içinde aile hatıralarının, türkülerin, duaların ve yaşanmışlıkların saklandığını bilirdi.

Dilin yoksullaşmasının insanın kendisini anlatma imkânlarını daralttığını sürekli hatırlatırdı.

Bu sebeple Türkçeye dair kaygılarını kitaplarında, sohbetlerinde ve konferanslarında tekrar tekrar dile getirdi.

Dinleyicilerini okumaya çağırdı. Evlerde kitap bulunmasını, çocukların kelimelerle erken yaşta dostluk kurmasını istedi. Kütüphanesiz evlerde yetişen çocukların toplum için büyük kayıp olduğunu söyledi.

KÜLTÜR COĞRAFYASI

Seyahat yazılarıyla Türk okuyucusuna kaybettiğimiz toprakları hatırlattı.

Bâkiler’in bu yazılarında, gördüğü yerlerle kurduğu duygusal bağ hemen hissedilir.

Balkanlarda bir sokağı, bir tarihî yapıyı veya karşılaştığı bir insanı anlatırken geçmişin gündelik hayatta bıraktığı izleri arar. Üsküp’ten Kosova’ya, bu dikkatin ve duyarlılığın ürünüdür.

Türkistan Türkistan da okurunu geniş bir kültür coğrafyasında dolaştırır. Bâkiler, yolculuklarında duyduğu yakınlığı, hasreti ve zaman zaman yaşadığı sarsıntıyı canlı bir dille aktarır.

Ailesinden dinlediği uzak yurtların hikâyeleriyle başlayan merakı, yıllar içinde gezilerle ve gözlemlerle derinleşir.

Şiirlerinde Sivas’a açılan pencere, nesrinde Balkanlara, Azerbaycan’a ve Türkistan’a uzanır.

Bütün bu coğrafyalarda insanı, dili ve hatırayı takip eder. Okurlarının onun eserlerinde kendilerinden bir şey bulmasının sebeplerinden biri de budur.

RUHU ŞAD OLSUN

Yavuz Bülent Bâkiler, aramızdan ayrılışının üzerinden geçen bir yılın ardından; memleketine bağlı, diline ve kültürüne sevdalı, inançlı ve idealist bir edebiyat insanı olarak hafızamızda yaşıyor.

Şiirleri, denemeleri, hatıraları ve seyahat yazıları yeni okurlarla buluşurken, Türkçeye gösterdiği özen ve kelimelere yüklediği memleket sevgisi bizlere bıraktığı kıymetli bir miras olarak varlığını koruyor.

Vefatının birinci yılında şairimizi rahmet ve hasretle anıyoruz.

Aziz ruhu şad olsun.

 

YORUMLAR 13 TÜMÜ
  • Osman Özdemir 2 saat önce Şikayet Et
    Mekanı cennet olsun inşallah
    Cevapla
  • Aygül Anakök 8 saat önce Şikayet Et
    Kıymetli insandı Allah rahmet etsin
    Cevapla
  • Seval Türkyılmaz 10 saat önce Şikayet Et
    Çok güzel yazı. Sayın yazara teşekkür ediyorum
    Cevapla
  • Emine Güzel 12 saat önce Şikayet Et
    Emaneti başımızın tacıdır; Bıraktığı bayrağı dalgalandırmak ise boynumuzun borcudur Ruhuna selam ve dua ile…
    Cevapla
  • Ali Tural 13 saat önce Şikayet Et
    Allah rahmet eylesin. Mekânı Cennet olsun. Hocamızı ne güzel anlattınız. Haftalık kıymetlı yazılarınızın hepsini saklıyorum ve tekrar tekrar okuyorum. Anne hasreti yazınız çok çok değerli. Vefat eden tüm ana babalarımızın, hocalarımızın mekanları Cennet olsun. Güzel gönlünüz, kaleminiz dert görmesin.
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle