'Türkiye'nin denge politikası İsrail'i dengesizliğe itiyor'
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, dün sabah Anadolu Ajansı Editör Masası yayınında İsrail’in hem bölgeye, hem de Türkiye’ye dönük ürettiği tehditle alakalı yeni ve dikkat çekici açıklamalar yaptı.
Fidan’ın konuşmasından, hususen şu cümleleri alıntılamak isterim:
“İran’dan sonra İsrail düşmansız yaşayamaz biliyorsunuz, bir retorik geliştirmek zorunda. Sadece Netanyahu yönetiminin değil, muhalefette olan bazı insanların da herkesin değil, Türkiye’yi bir yeni düşman ilan etme arayışında olduğunu görüyoruz. Politik dil olarak.
Bu da aslında İsrail’de ilk önce sokak siyasetinin gerekliliği olarak ortaya çıkarılıp daha sonra devlet stratejisine dönüştürülmesine çalışılan yeni bir husus.”
Bu beyanların, birkaç gündür İsrail yanlısı sosyal medya hesaplarından yeniden köpürtülen Türkiye ve Erdoğan karşıtı paylaşımların olduğu bir dönemde gündeme getirilmiş olması da önemlidir.
Fidan, İsrail’deki Türkiye rahatsızlığının gerekçelerini izah ederken, bu gerekçelerden biri olarak Ankara’nın izlediği ‘denge’ politikasına atıf yapıyor, şöyle diyor:
“Bölgede pek çok olay yaşanıyor ve Türkiye’nin denge çabası, Türkiye’yi öyle bir yerde tutuyor ki İsrail, Türkiye’nin pozisyonunu bozamıyor. Bu durum da onları dengesizliğe itiyor.”
Durum tespiti anlamında çok değerli bir değerlendirme bu.
Kendi penceremizen bakarak biraz açalım…
İSRAİL, TÜRKİYE/İRAN SAVAŞININ ÇIKMAMASINDAN DOLAYI RAHATSIZ OLDU
28 Şubat’ta başlayan ABD/İsrail/İran savaşının ilk haftalarında, Türkiye’yi de savaşın içine çekebilecek senaryolar gündemdeydi.
Ankara’da bu anlamda, hariçten bakılınca da hissedilebilecek düzeyde yüksek düzeyde bir tehdit algısı oluşmuştu.
Türkiye’nin savaşa çekilmesinin en kestirme yolu da, Türkiye ile İran’ın tam da İsrail’in arzu ettiği şekilde bir savaşa tutuşmasıyla mümkün olabilirdi.
Geçtiğimiz günlerde İsrail Savunma Bakanı’nın yaptığı paylaşımda, böyle bir imada bulunması, muhtemel bir Türkiye/İran savaşının patlamasının Tel Aviv’de ciddi ciddi beklendiğini/arzu edildiğini gösteriyor.
Fidan’ın sözünü ettiği denge politikasının İsrail’i dengesizliğe itmesinin örneklerinden biri bu.
TRUMP İLE NATO, NATO İLE TÜRKİYE ARASINDA İPLER KOPARSA…
İsrail’in Türkiye’yi düşmanlaştırma arayışlarının bir başka boyutu da, Türkiye’nin ABD ile ilişkileri, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Trump’la olan yakın diyaloğu ve yine Türkiye’nin NATO üyeliği ile ilgili.
Netanyahu, Trump’ın Erdoğan’a olan ilgisinden zaten hep rahatsız oldu.
Bunun ötesinde, İsrail yönetiminin, Trump’ın NATO ile olan rahatsızlığından da Türkiye aleyhine bir takım sonuçlar çıkarmak istediğini düşünmek mümkün.
Ha, en kestirme yol, Türkiye’nin NATO’dan çıkarılması olabilir ki, böyle bir temenninin İsrail yanlısı çevrelerde bir süredir dillendirildiğini de biliyoruz.
Bu durumda…
Ankara’nın ‘Denge’ politikasının İsrail’i dengesizliğe iten bir başka versiyonunu da, ABD ile ikili, NATO ile ittifak ilişkilerini ‘dengeli’ bir zeminde/atmosferde tutmayı başarmasıyla ilişkilendirmek mümkün mü?
Evet, mümkün.
İsrail lobisi dışında, Batı’da Türkiye’nin NATO’dan çıkarılması fikrine sahip çıkan pek kimse olmaması bunun bir göstergesi.
Aksine, Türkiye’ye olan ihtiyaç her geçen gün daha fazla öne çıkıyor ve daha fazla dillendiriliyor.
Ayrıca Trump’ın NATO’yu yerden yere vurduğu dönemlerde bile, Türkiye’nin NATO yükümlülüklerini yerine getirdiğine dair açıklamalar yaptığını biliyoruz.
NETANYAHU, SURİYE VE KÜRTLER ÜZERİNDEN YENİ HAMLELER/PROVAKASYONLAR YAPMAK İSTEYEBİLİR…
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın dünkü açıklamalarında, İsrail’in Suriye üzerinden yeni bir takım provokasyonlara girişebileceği ve bunun Türkiye için ciddi tehdit üretebileceğine dair beyanları da oldu.
Netanyahu, Türkiye’nin Suriye’de elde ettiği kazanımlardan da, Trump’ın Suriye konusunda Erdoğan’la işbirliği yaparak hareket etmesinden de hep rahatsız oldu.
Suriye’de ABD ve Türkiye’nin desteğiyle, Şam yönetimi ile SDG arasında varılan anlaşma ve bunun getirdiği istikrar tablosu, Netanyahu’nun hoşnut olabileceği bir şey değil.
Dikkat ettiyseniz…
Netanyahu, son paylaşımında olduğu gibi, ne zaman Erdoğan ve Türkiye karşıtı bir açıklama yapsa, bu açıklamaların içinde bir şekilde ‘kürt’ ifadesini de geçiriyor.
Bu, kendisinin ve ülkesinin Türkiye ile ilgili meselesinin odak noktasında ‘Kürt Kartının’ da olduğuna işaret ediyor.
2019 sonbaharında Türkiye, Suriye’nin kuzeydoğusunda Barış Pınarı harekatını yaparken, Netanyahu’nun Ankara’yı ‘etnik temizlik’ yapmakla suçladığını da hatırlatmak isterim.
İSRAİL, KÜRTLERİ ‘MAŞA’ OLARAK KULLANMA FİKRİNDEN VAZGEÇMİŞ DEĞİL.
Hakan Fidan’ın Suriye Kürtlerini İsrail’in maşası haline getirme niyetlerine dönük geçen yaz yaptığı açıklamalar var.
İsrail, Ankara’nın Suriye konusunda ABD ve Trump’la yürüttüğü işbirliğinin de katkısıyla bu amacına ulaşamadı.
Ancak bu amaçtan vazgeçtiği de söylenemez.
Ağustos 2024’te başlatılan Terörsüz Türkiye projesinin, bölgedeki İsrail yayılmacılığına karşı gelişen bir tehdit algısına binaen geliştiğini düşündüğünüzde, meselenin bu boyutu da önemli hale gelmiş oluyor.
Bu durumda…
Ankara’nın, yaklaşık iki senedir iç cepheyi güçlendirme ve Kürtlerle ortak bir geleceğe yönelme arayışı ile, Kürtleri İsrail’in maşası haline getirme arayışlarını yan yana getirdiğinizde, burada da bir ‘dengeye’ karşı ‘dengesizlik’ halinin yansıması görülebilir.
Mehmet Acet / Haber7
-
Hakem 12 saat önce Şikayet EtBize bir düşman lazımBeğen Toplam 2 beğeni
-
Bugün 13 saat önce Şikayet Etİran gibi olmalıyız. Adamlar iyi hazırlık yapmış.Beğen Toplam 6 beğeni
-
Dede 13 saat önce Şikayet EtNato bizim gelişmemize engel bir oluşumBeğen Toplam 6 beğeni
-
Kemal 14 saat önce Şikayet EtHiç durmadan uzun menzilli füzelerin yapılması için gece gündüz çalışmak lazım. Savunma sanayimizin desteklenmesi için her vatandaşın katkıda bulunması lazım. Kredi kartlarından her ay az miktarda desteklemek çok iyi olurdu.Beğen Toplam 24 beğeni
-
Boyraz 14 saat önce Şikayet EtNeden savunmada kalalım birgecede binelim Kıbrısa ve adalara ondan sonra daha da cüret edemezler zaten yunanı ruhları verelim tampon bölge olur kontrolümüzdeBeğen Toplam 11 beğeni