Bu karmaşayı ancak erken seçim çözer
GİRİŞ 08.07.2008
GÜNCELLEME 08.07.2008
YAZARLAR
Önce AK Parti kapatma davasını ele alalım.
Anayasa Mahkemesinin AKPyi kapatmaması ve uyarı anlamına gelecek bir karar vermesinin mucize olacağı tahmin ediliyor. Ergenekon soruşturmasının son gözaltılar süreci öncesinde yapılan tahminlerin yüzde 30u kapatılmayabileceği şeklindeydi. İki haftadan beri Ergenekonun geldiği nokta, yani özellikle de Eruygur-Tolon paşaların tutuklanmaları, AKPnin kapatılacağını tahmin edenlerin oranını yüzde 25lere kadar yükseltti.
Eğer bu tahmin doğru çıkar ve AKP kapatılıp, Başbakana siyaset yasağı getirilirse ne olacak?
Bir süre öncesine kadar, AKPnin mecliste hükümet edecek yeterli sayıda bağımsız milletvekili kalacağı, dolayısıyla yeni bir Başbakan (örneğin Babacan) ile yola devam edileceği ve Erdoğanın, 2009da yeniden bağımsız milletvekili seçilip, AKPnin isim değiştirerek yoluna devam edeceği ve iktidarını sürdüreceği hesaplanıyordu.
Doğrusu, yine 2-3 hafta öncesine kadar bu senaryonun gerçekleşebileceği tahmin ediliyordu.
Ancak artık değil.
Ergenekon soruşturması ve son gözaltılar, bambaşka gerginlikler yarattı ve dengeleri daha da değiştirdi.
Tam bir hesaplaşma havası doğdu.
Öyle bir kaos ortamı var ki, kimse işin nereye gittiğini göremiyor. Daha da önemlisi, AKPnin kapanma sonrası senaryosunun yürümeyeceği giderek kabul ediliyor. Kılıçlar öylesine çekildi ve hesaplaşma öyle noktalara uzanıyor ki, Babacan veya bir başkasının geçici Başbakanlığı, Erdoğanın bağımsız seçilip tekrar Meclise sokulması ve AKPnin adını değiştirip ülkeyi yönetmeyi sürdürmesi artık son derece güç. Üstelik, Erdoğanın bir daha seçilmemesi için gereken herşeyin yapılacağı da anlaşılıyor.
Bu düğümü çözecek bir formül veya güç yok.
Tek çözüm, düğümü bıçakla kesmek. Yani geriye, AKP kapatıldığı taktirde derhal erken seçime gitmek, güven tazelemek ve halka sormak seçeneği kalıyor.
Başka türlü bu karmaşadan çıkılamaz.
Erken bir seçim, AKPnin daha da güçlenmesiyle sonuçlanır mı, henüz bilinemez. Ancak ne olursa olsun, bu krizin bizi götürdüğü yer sandıktır.
* * *
ATTAN DÜŞENİN HALİNDEN EN İYİ KİM ANLAR?
Ergenekon olayı, Adalet mekanizmamızın, daha açıkçası polis ve savcılarımızın soruşturma yöntemlerinin ne kadar hoyratça, ne kadar gaddarca olduğunu ortaya çıkarması açısından çok hayırlı oldu.
Şimdiye kadar, bu uygulamaları sadece attan düşenler bilirdi. Onlar da ya seslerini çıkaramadıklarından veya kimselere dinletemediklerinden dolayı, gerçek durumu anlatamazlardı.
Paşalar ve tanınmış isimler gözaltına alınınca, hepimiz dikkat kesildik. Kapalı kapıların ardında nelerin yaşandığını ilk defa tüm açıklığı ile öğrendik.
Sanki normal saatlerde davet edilseler kaçacaklarmış gibi, sabaha karşı yapılan baskınlar...
Sağlık muayenesine gece yarısından sonra götürülmeler...
7-8 saatlik sorgulamalar...
İnsanları 4-5 saat süreyle, tahta bir bank üzerinde oturttuktan, yani iyice perişan ve yorgun duruma soktuktan sonra savcı karşısına çıkartmalar...
Bütün vücudunu kanser sardığı bilinen bir zanlıyı, bırakın evine yollamayı, en basit tedavisini dahi yaptırtmamak...
Neyle suçlandığını dahi öğrenemeden devletin gözetiminde ölmesine göz yummak.
Yani yargısız infaz.
Bu uygulama, Barolar Birliği Başkanı Özdemir Özokun dediği gibi, insanlık dışıdır. İnsan Haklarına ve Avrupa sözleşmesine aykırıdır.
Tek kelimeyle ayıptır, hoyratlıktır.
Bu uygulamalar yıllardır sürüyor.
Ancak hiçbirimiz oralı olmadık.
PKKlı oldukları, Kürtçülük yaptıkları veya cinayet işledikleri için bu muameleye tabi tutulanları görmezden geldik. Oh olsun dedik. Ne yani, lüks otelde mi tutulacaklardı? diye sorduk.
Ancak, bakın dün gözümüzü kapadığımız bu uygulama bugün, her kesime dokunur oldu.
Bu yaklaşım, Ne yapalım, asmayalım da besleyelim mi? mantığının bir devamıdır.
Şimdi neden polis ve adalet mekanizmasına AB kriterlerini getirmek ve reforma oradan başlamak şarttır dediğimi anlıyor musunuz?
YORUMLAR 67
TÜMÜ
-
tol_a 17 yıl önce Şikayet Et-----.......... Anasını satıyım... erken secim secim.... ne bu yaa. biz halk olarak secmekten bıktık. siz istediginizi sectirmek istemekten bıkmadınız. yeter yahu.. Halk zaten secmiş iktidara getirmiş. Kimsede aa ben verdigim oydan pişmanım diyip sokaklara dökülmüyor. halkın karşısında bir güç mü var? varsa çıksında görelim o azınlık kesimi... Ah işte ahhhh.. keşke imkan olsada tek kalemden istedigimiz başbakan yanında genel kurmayıda savcıyıda özel statüleride secebilsek.Beğen
-
Yusuf Çınar 17 yıl önce Şikayet Etortalık gerginmişmiş. Yav ne zamandır; kanlı bir darbeyle iktidarı ele geçirmeye çalışan çete; halkın oyuyla iktidar olmuş hükümetin dengi oluyor. Onunla bir tarafmış gibi görülüyor. Efendim iki taraf arasında gerginlik çıkıyor, deniyor. Meğer bu çetelerin avukatı ne kadarda çokmuş. Ama MAB ve müttefikleri "geri zekalı" değiliz. Sizin pişirdiğiniz yemeği yemeye hiç niyetimiz yok.Beğen
-
Yusuf Çınar 17 yıl önce Şikayet Etİnsanlık şimdi mi, aklınıza geldi?. Okul mescidlerine gizli kamera yerleştirerek. Sanki bir cinayet işniyormuş gibi manşete çeken sizler değil miydiniz? Özürlü yavrusunu sırtında taşıyarak okula getiren anneyi; başıörtülü diyerek çevirenleri görmezden gelen(hatta bu gibi durumları destekleyen) sizler değil miydiniz? Dindar insanlara vebalı muamelesi yapanlar sizler değil misiniz? Bu insanların sizin gözünüzde eli kanlı çeteler kadar değeri yok değil mi? Size göre zaten "Allah" "Kur'an" diyen insandan sayılmıyor?Beğen
-
faruk akyol 17 yıl önce Şikayet Etseçim olupta ne olcak. huzurlu yaşamak geninize ters yuuuuuuuuhhhhhh. daha ne diyim yuuuuuuuhhhhhh.Beğen
-
tolga temiz 17 yıl önce Şikayet Ethersene seçim. nedir kardeşim hersene seçim olurmu. Seçim masraflarından kurtulamıyoruz. Adamlar şamar yiyip duruyorlar yine seçim yine seçim. Bana kalırsa artık seçim yapılmasın halkın iradesine ancak 1 yıl dayanabiliyorlar. Chp den oluşan juri üyeleri iktidar partisini belirlesin, bizde uğraşmayalımBeğen