Mehmet Ali Birand
Mehmet Ali Birand
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

PKK neden çıtayı yükseltiyor?

GİRİŞ 23.10.2008 GÜNCELLEME 23.10.2008 YAZARLAR

Son olaylar hem huzurumuzu bozuyor, hem de kaygı yaratıyor. PKK bölgede köşeye sıkışmaktan kurtulup, inisiyatifi eline almaya çalışıyor. Giderekte sesini yükseltiyor. PKK’yı kaygılandıran iki önemli konu var: Biri Ankara’nın Barzani ile giderek yakınlaşması, diğeri Diyarbakır’ı AKP’ye kaptımak.

Ne oluyoruz?
 
PKK şiddeti öylesine tırmandırıyor ve gerilimi öylesine arttırıyor ki, toplumun her kesiminden aynı sorular soruluyor:
 
PKK ne yapmak istiyor?
 
Neden böyle davranıyor?
 
PKK terör örgütü son aylarda gündemi eline geçirdi. Tahminlerin ötesinde bir güç gösterisine girdi. Hem de “Dağılma noktasındalar... Perişan durumdalar... Son nefeslerini veriyorlar...” söylemlerinin arttığı bir dönemde, PKK istediği anda Türkiye’yi kana bulayabileceğini gösteriyor.
 
Aslında, terör örgütünün köşeye sıkıştığı doğru. Hem genel konjonktür, hem de Türk Güvenlik Kuvvetlerinin baskısı aleyhlerinde gelişiyor.
 
PKK terörünün hem sınır boyunda, hem de ülke içindeki saldırı ve gösterilerini ben birkaç nedene bağlıyorum. Mutlaka daha bir çok nedeni vardır, ancak listenin en tepesindekilere bakarsak şöyle sonuca varabiliriz:
 
Öcalan’ın kafası
 
  1. ÖCALAN’A DOKUNDURTMAM:
 
PKK’nın, Abdullah Öcalan’a sahip çıkma politikası son yıllarda giderek derinleşiyor. Henüz “Öcalan’ı serbest bırakın” kampanyası açmadılar, ancak o noktaya da yaklaşıyorlar. Kamuoyunun nabzı yavaşladığı anda, Öcalan için de, Mandela tipi bir kampanya başlatacaklar. O zaman kadar, İmralı’dan gelen her olumsuz haber bölge halkının ayaklandırılmasına neden oluyor. Daha önceleri bir ara zehirlendiği, ardından hastalandığı söylentileri çıkmıştı. Şimdi de, dayak yediği gerekçesiyle gösteriler yapıldı. Örgüt, Öcalan’a el dokundurtmama mesajı vermeye çalışıyor.
 
Baydemir’in resmi
 
  1. DİYARBAKIR’I VERMEM:
 
Son ayaklanmaya benzer olayların altında, yerel seçimlerde Diyarbakır’ı kaybetme korkusu yatıyor. AKP’nin bölgede dağıttığı para ve Diyarbakır belediyesini DTP’den alma ısrarı, hem PKK’yı hem de DTP kadrolarını çok kaygılandırıyor. Nasıl kaygılandırmasın ki? Diyarbakır’ın AKP’ye geçmesi DTP’nin iflasıdır. PKK’nın da bölgede marjinalleşme sürecinin hızlandığı anlamına gelir. Bunu engellemenin tek yolu da, gerilimi arttırmak ve taraftar  kadrolarının dikkatini çekip, içlerindeki kenetlenmeyi yaygınlaştırmaktan geçiyor. Seçim tarihi (Mart 2009) yaklaştıkça, olayların daha da artacağını ve örgütün daha fazla kan dökmek isteyeceğini tahmin etmek zor değil.
 
Barzani’nin resmi
 
  1. BARZANİ’Yİ SİZE BIRAKMAM:
 
PKK’yı korkutan bir diğer gelişme de, Ankara ile Barzani arasındaki yakınlaşma. Aslında korku duymaları için çok neden var. Eğer Mesud Barzani, Türkiye ile anlaşırsa, (bu anlaşmanın koşulları ne olursa olsun) Kuzey Irak büyük oranda PKK’ya kapanacak demektir. Şu sıralarda örgüt rahatça hareket edebiliyor.
 
Kuzey Irak, PKK için son derece önemli. Zira başkaca gidebilecekleri, eğitim görebilecekleri, kadrolarını dinlendirebilecekleri, cephanelerini saklayabilecekleri yer yok. Kuzey Irak PKK’ya sadece konaklayabileceği, kamplarını kurabileceği bir toprak parçası vermekle kalmıyor, Avrupa’daki teşkilatıyla haberleşmesine, kongrelerini toplamasına, tüm uluslararası haberleşmesini kolaylıkla gerçekleştirmesine imkan sağlıyor.
 
Özetlemem gerekirse, Kuzey Irak PKK için hayati önemdedir. Kuzey Irak’ın kapanması örgütün boğulması anlamına geleceği gibi, hareket yeteneğinin kısıtlanması dahi, çalışmalarına büyük darbe vuracaktır.
 
İşte PKK’nın en büyük korkusu budur: Barzani tarafından Türkiye’ye satılmak. Kürtlerin tarihi bu tip olaylarla doludur. PKK Barzani’nin beklediği fiyatı bulursa örgütü satacağını çok iyi biliyor. Bu satışı durdurabilmek, Türkiye ile Barzani’nin yakınlaşmasını engelleyebilmek için de elinden geleni yapacaktır. Nitekim şu sıralarda, Kuzey Irak içinde hiçbir şey yapmıyor ve sadece Türkiye’de güç gösterisiyle yetiniyor. Ankara-Barzani yakınlaşması artarsa göreceksiniz, örgüt Kuzey Irak’ta da dişlerini gösterecektir.
 
Türkiye, Washington’u ikna eder ve Barzani’nin beklentilerini de karşılarsa, Kuzey Irak’ın kapıları kapanacaktır. PKK’da canı pahasına bunu engellemeye çalışacaktır.
 
Örgüt, Türkiye dışında varlığını korumanın kavgasını veriyor. Hareket alanının da giderek daraldığının farkında.
                                         *                                  *                      *

DTP’DE TUTUM DEĞİŞİMİ...
 
Bu ortamda en çok dikkati çeken, DTP’nin son aylardaki tutum değişikliği oldu. Özellikle, Anayasa mahkemesindeki kapatma davasıyla ilgili karar yakınlaştıkça DTP adeta kabuk değiştirdi. Genelde, güvercin olarak nitelendirilen Ahmet Türk’ün söylemi, kullandığı kelimeler ve yaklaşımı sertleşti.
 
Daha önceleri ister söyleminde olsun, ister kullandığı sloganlarda çok dikkatli davranan bir DTP vardı. Şimdi ise, PKK’nın dilini kullanan ve PKK ile özdeşleşmekten hiç çekinmeyen bir parti var karşımızda.
 
Bu değişimin nedenlerinden biri olarak, PKK’nın baskısı gösteriliyor. PKK’sız tek bir oy dahi alamayacağına inanılan DTP, örgütün baskısı nedeniyle sertleşmek zorunda kalıyor.
 
Bir diğer nedeni de, Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılacağını anlaması ve sonrasında kurulacak yeni partiye zemin hazırlamak istemesi. PKK ile birlikte taraftarlarına sahip çıkmak için hareketlenmesi.
 
DTP’lilere göre de, partinin tutum değiştirmesinin temelinde Ankara’dan ümitlerin kesilmesi.
 
Hangi nedenle olursa olsun, Türkiye Kürt sorununda yepyeni ve tehlikeli bir sürece giriyor.
MEHMET ALİ BİRAND - POSTA
mabirand@e-kolay.net

YORUMLAR 9 TÜMÜ
  • ahmet pervane 17 yıl önce Şikayet Et
    pkk neden çıtayı yükseltiyor. bin yılddır birlikte yaşayan,birlikte düşmana karşı savaşan,en yüksek makamlara kadar ayırım yapmadan yükseltilebilen ülkenin bütün vatandaşları ile aynı haklara sahip olan kürt kökenli vatandaşlarımızın bir kısmının en büyük hendikapı maalesef yabancı çıkarlarına üygun şekilde kolayca kandırılabilmeleridir. kendilerine 200 yıldan bu yana vaad edilen devleti kurmak için çalıştıklarını sn Birandın ve hatta hiç birimizin unutmaması gerekir.Detayları analiz etmenin bir yararı yok. Egemenlik ihmale gelmez
    Cevapla
  • akanhacu 17 yıl önce Şikayet Et
    Kriz. Bu gün birandın haberlerini izleyenler görmüştür.Bir insan doların yükselmesi için bu kadar gayret edebilir.Bu adam bu memleketin ekmeğini yiyor,hemde yağlı ekmeğini.
    Cevapla
  • modern müslüman 17 yıl önce Şikayet Et
    çünkü Ergenekon köşeye sıkıştı. Ergenekon sıkıştıkça onun sağ kolu olan PKK son kozlarını oynamaya başladı.İkisi e darwinist-marksist terör örgütü. Ergenekon davasının görüldüğü mahkeme bazı yayın organları tarafından baskı altına alınmazsa Türkiye rahat bir nefes alacaktır.
    Cevapla
  • murat özer 17 yıl önce Şikayet Et
    M.A. Birand. Zaten senin işin gücün kalmadı taraflı haber yapmaktan.
    Cevapla
  • hasan eroğlu 17 yıl önce Şikayet Et
    misyon mu. sayın birand cahil olmadığızı siz de biliyorsunuz.biz de..fakat size bu kulaksıza kulak verme özgürlüğünü kim veriyor.tabi basın sansür edilemez demokrası falan salata yapacaksınız.siz neden pkk'nın elini güçlendirecek yazılar yazıyorsunuz.analizden çok yol gösterme oluyor.LÜTFEN toplumsal değerleri yozlaştıracak teröre prim verecek yazılar yazmayın.bu sizi pkk politikalarını tanıtma misyonununu üstlenmiş olarak gösterir.umarım bundan rahatsız olursunuz.GELİN siz toplumu tek vucud yapacak yazılar yazın.
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle