Mehmet Ali Birand
Mehmet Ali Birand
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

Org. Başbuğ'un sıkıntılı süreci

GİRİŞ 16.01.2009 GÜNCELLEME 16.01.2009 YAZARLAR

Şu sıralarda, konumu itibarıyle son derece güç ve sıkıntılı olan çok kişi sayabilirim, ancak biri var ki, durumu kimselere benzemiyor.

Genelkurmaş Başkanı Org. İlker Başbuğ’dan söz ediyorum.

Ergenekon soruşturması, kurumlar arasında en çok Türk Silahlı Kuvvetlerini rahatsız etti. Pek açık seçik söylenmiyor, ancak satır aralarında TSK mensupları suçlanıyor. İma ederek veya dolaylı şekilde, muvazzaf  olsun, emekli olsun askerin sorumluluğuna  dikkat çekiliyor.

Genelkurmay Başkanlığı bir kaç kesimin  kıskacına alınmış durumda.

- ERGENEKON’a inanan kesim, Türk Silahlı Kuvvetlerinin şu veya bu biçimde bu olayın içinde bir rol oynadığına kesin gözüyle bakıyor. Susurluktan bu yana, askerin gölgesinin kalkmadığı belirtiliyor ve mutlaka hesap sorulması isteniyor.
- LAİK KESİM ise, Genelkurmay’ı gelişmeler karşısında hareketsiz kalmakla suçluyor. Hele laik kesimin bir bölümü var ki, çok daha sert. Askerin yıllardır atıl kaldığını, aktif şekilde müdahele etmesi gerekirken, gelişmelerde seyircilikten  ileri gidemediğini söylüyor, Türkiye’nin elden gittiğini iddia ediyor.
- TSK KADROLARI ise, bu gidişe ateş püskürüyor. Hem Ergenekon soruşturmasının geldiği nokta, hem de ülkedeki gelişmeler, muzaffaf subayları son derece rahatsız ediyor. Hele emekli komutanlarının gözaltına alınmalarını, sivil bir savcı tarafından sorgulanmalarını kabullenemiyorlar.
- EMEKLİ ASKERLER de aynı şekilde ateş püskürüyor. Emekli silah arkadaşlarının gözaltına alınması büyük tepki yarattı. Bu tepkiler, Orduevlerindeki sert tartışmalar veya aralarında düzenledikleri toplantılarla da sınırlı kalmıyor. Genelkurmay’a kadar uzanan, yüksek sesli konuşmalar yapılıyor.
- MEDYA’da da Genelkurmay hem sağdan, hem soldan eleştiri alıyor. Adeta çapraz ateşe tutulmuş bir durum var. Tabii tüm sorumluluk dönüp dolaşıp Genelkurmay 1 inci başkanı olan Org. İlker Başbuğ’un kapısının önüne yığılıyor.

TSK, yasal süreci engellemiyor...

Genelkurmay Başkanının bütün bu farklı görüşler arasında bir denge unsuru bulması gerekiyor.
Her şeyin başında Genelkurmay, Ergenekon soruşturmasını engelleyen veya yasal süreçte ayak sürüyen bir kurum konumuna düşmek istemiyor. Yasalar ne gerektiriyorsa yapılıyor. Komutanların gözaltına alınmasına itiraz edilmiyor. Ellerinde gerekli yasal evrakla gelen polis, kapı dışarı edilmiyor.
Ancak bunun kurum içinden ve dışından gelen tepkileri de çok ağır oluyor. Hele komutanların bir yerden bir yere sürüklenir gibi götürülmeleri, bu tip muamelenin sadece sivillere uygulanmasına alışmış askerlerdeki yankılarına rağmen, Org. Başbuğ tutumunu değiştirmiyor. Ergenekon soruşturmalarına sorun yaratmıyor, ancak zaman zaman Başbakan düzeyinde ve kapalı kapılar ardında “ince ayar yapakla” yetiniyor.

Daha başka nasıl tepki gösterebilir?
Ayrıca, Genelkurmay başka nasıl bir tepki gösterebilir ki?
Askerin müdahalesini isteyen ve körü körüne  bu seçeneğin en iyi seçenek olduğuna inananlar “daha aktif bir tutum istiyoruz” diyorlar, ancak bugünkü ortamda, artık eski tip  müdahale döneminin kapandığını ya göremiyor veya görmek istemiyorlar.
Bu arada Genelkurmay Başkanının Ergenekon veya gözaltına alınan komutanlarla ilgili herhangi bir sözü veya  dayanışma gösterisi de, TSK’nın silah arkadaşlarını korumak için harekete geçtiği şeklinde yorumlanıyor.
İşte böylesine güç bir süreçten geçiliyor.

Asker şeffaflaşırsa tüm dengeler değişir
Acaba başka hiçbir seçenek yok mu?
Kamuoyunun bir bölümünün gözündeki kuşkuları gidermek ve bu gidişi değiştirmek için ne yapılabilir?
Herhalde şu aşamada yapılacak en yanlış adım, Ergenekon olayına istediğiniz kadar inanın veya inanmayın, bu davayı engelleme anlamına gelecek tutumlar takınmaktır. İşte o zaman, TSK’nın saklamak istediği birşeylerin bulunduğu izlenimi doğar. Bu yönde bir hareket başlarsa da, kimseler prestij erozyonunun önünü alamaz. Böyle bir tehlike mevcuttur ve bu nedenle Org. Başbuğ’un iktidarla ilişkilerini, kamuoyu önündeki demeçlerle yürütmek istememesi çok doğru bir yaklaşımdır.
Peki, sadece bu kadarı yeterli mi?
Yüksek sesle ve alenen konuşmamak, varsa eleştirileri kapalı kapılar ardında ortaya koymak, gidişi değiştirebilir mi? Zira unutmayalım ki, bu dava uzun sürecek ve daha çok kazı yapılacak. Belki de yeni deliller bulunacak.
Herhalde Org. Başbuğ’u en çok meşgul eden de budur. TSK içine girilen süreçten yıpratmadan nasıl çıkarılabilir?
Benim bu konuda önerim var. Ancak okurlarımın görüşlerini de bekliyorum. Belki ortak bir yaklaşımda buluşabiliriz.
Yazın bana, bekliyorum...

Mehmet Ali Birand - Posta

mabirand@e-kolay.net

YORUMLAR 22 TÜMÜ
  • Murat UZUN 17 yıl önce Şikayet Et
    dert. türkiyede ayrıcalıklı, hesap vermeyen, sorgulanamayan bir zümre istemiyoruz. zaten masum insanların adaletten kaçması, oraya buraya sığınması ve sakal bırakıp sahte kimlikle gezmesi de gerekmez. türk hakimleri ve türk savcıları var, işgal kuvvetleri yok ki türkiyede. sayın birand, daha açık olun. siz orduyu filan düşünmüyorsunuz.öyle görünüyor ki aydın doğana kadar gidiyor bu işin ucu.ve sizin derdiniz de bu.ama doğan da dokunulmaz değildir.olmamalı da.adaletin yakasından elinizi çekin.beklyelim ve görelim
    Cevapla
  • fikretçiçek 17 yıl önce Şikayet Et
    Saat. Bozuk,çalışmayan saat bile günde 2 defa doğru gösterir.Realitesinden yola çıkarak;yazar doğru şeyler yazmış.TSK;çürüklerini ayıklayan bir kurumdur(En azından bugün).Şimdi yaptığı da budur.
    Cevapla
  • HERİ1960 17 yıl önce Şikayet Et
    devam. suç işleyene ayrıcalık getirmemeli.böyle bekleyenler varsa [ ki var}asla kabul edilemez.görevi bitenler ya adam gibi köşelerine çekilecek görevde olanlara saygı duyacak yada yanlış gördükleri varsa seçilip halk isterse gelip anladıkları gibi demokrasi içinde hizmete talip olabilirler.o zaman konumları değişir.yoksa eski konumlarını kullanarak demokrasiyi ortdan kaldırmak için açık veya gizli faaliyette bulunamazlar.bulundukları takdirde hem görevdeki arkadaşlarına saygısızlık hemde haksızlık etmiş olurlar.
    Cevapla
  • HERİ1960 17 yıl önce Şikayet Et
    bıraksınlar.onlarda insan gibi sorgulansınlar.. suç; ne tecavüzcüler,ne katiller ve nede hırsızlar hiç kimse suç altıdan kaftan olsa kimse giymek istiyor.ETO da herkesin kendini haklı göreceği bir nokta mutlaka vardır.bir defa muvazzaf veya emekli herkesin sivil suçlarda sivil mahkemelerde yargılanmalı.tüm kurumlardan emekli olanlar kurum adına gelecek gibi konularda konuşmaktan vaz geçmeli.konuşma isteyen siyasete girsin.TÜRKİYE nin iyi yönetilmediğini idda ediyorlarsa silahla bombayla ortaya çıkanların PKK dan farkı ne.eski asker kökenli olmaları suç
    Cevapla
  • baybars can 17 yıl önce Şikayet Et
    org.için yol halkının önünü açmaktır.. bugüne kadar tsk kurmaylarının ideolojik ve sınıfsal olarak usul füru ilişkisi ile malum kesim tsk nın ardına saklanarak,bu halka kan kusturdu ve oligarşik saltanatını sürdürdü,28 şubatta nasıl tsk halkın yurt savunması için verdiği silahları bir sınıf için halka doğrulttuysa,işte ozaman kaybetti,org.için ce tsk için tarihi görev halkını 200 yıllık bu çetecilere karşı halkın yanında olmaktır,işte ozaman kaybettiğiniz saygınlığınızı kazanırsınız.
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle