Mehmet Şahin
Mehmet Şahin
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

“Kürt Sorunu” derken…

GİRİŞ 03.10.2021 GÜNCELLEME 03.10.2021 YAZARLAR

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Siyaset kurumunun 35-40 yıldır çözemediği bir Kürt sorunu var. Kürt sorununu çözmek için meşru bir organa ihtiyacımız var… Meşru organ kimdir? HDP’yi meşru organ olarak görebiliriz. Halkın desteği var.
 
Parlamentoya gelmiş, dolayısıyla parlamentonun içinde bulunuyor görevini yapıyor. Dolayısıyla eğer bu sorun çözülecekse meşru bir organla da biz bu sorunu çözebiliriz; bu düşüncedeydim.” açıklamasıyla başlayan tartışma devam ediyor.
 
Her ne kadar Kılıçdaroğlu, HDP’yi meşru organ olarak işaret etse de, HDP’liler zaman kaybetmeden yaptıkları açıklamalarla tek veya esas karar alıcı olmadıklarını gösterdiler. Kimi karar verici yerin İmralı olduğunu, kimi ise içinde Kandil’in de olduğu farklı merkezleri işaret etti.
 
Kısaca; HDP’nin PKK terör örgütü vesayetinde siyaset yapmaya çalıştığı, yapılan açıklamalarla görülmüş oldu.
 
Şimdi gelelim Kılıçdaroğlu’nun açıklamasına:
 
Burada olayın açıklığa kavuşması için cevaplanması gereken bazı sorular var;
 
1) “Kürt Sorunu” derken neyi kastediyorsunuz?
 
2) Bir türlü açıklayamadığınız “Kürt Sorunu”nu çözmek için hangi adımları atacaksınız?
 
3) Madem çözüm yeri olarak TBMM’yi işaret ediyorsunuz, o hâlde Meclis’e hangi kanun ve yasa değişikliklerini getireceksiniz? 2018
seçimlerine giderken birlikte çalışıp sonra cami avlusuna bıraktığınız “anayasa taslağı çalışması” tamamen ortadan kalktı mı?
 
4) Bu arada, 2015’ten beri hem içeride hem dışarıda (Suriye ve Irak) PKK terör örgütüne karşı başarıyla yürütülen operasyonlar konusundaki tavrınız ne olacak?
 
5) Bugüne kadar yaptığınız gibi sonuç alıcı operasyonları görmezden mi geleceksiniz, yoksa akıl hocalarınızın sık sık dile getirdiği gibi “Bu iş güvenlikçi politikalarla olmuyor” diyerek terör örgütünün tekrar içeride ve dışarıda alan ve etkinlik kazanmasının önünü mü açacaksınız?
 
6) Bugüne kadar SİHA’larla renkli kategoride aranan terör örgütünün önde gelen elemanlarının etkisiz kılınması konusundaki tavrınızı göremedik. Sizin bahsettiğiniz “Kürt Sorunu”nun içinde, önde gelen PKK’lı teröristleri neresi olursa olsun etkisiz hâle getirme tavrı olacak mı? Yoksa, “iç ve dış dostlar” rahatsız olmasınlar diye operasyonlar duracak mı?
 
7) Detayları açıklanmadığı için biz bilmiyoruz. Sizin kastettiğiniz “Kürt Sorunu”nun çözümü ile HDP’lilerin kastettikleri örtüşüyor mu?
 
8) HDP’liler açık ve kapalı toplantılarda ve kamuoyu önünde zaman zaman “Kürt Sorunu” ile neyi kastettiklerini açıkladılar. İçeride “Yerinden Yönetim” adı altında “İdari Özerklik”, dışarıda (Suriye ve Irak’ın bir kısmı) ise PKK kontrolünde bir statü istiyorlar. Söz konusu bu talepler konusunda ne düşünüyorsunuz? Bu talepleri karşılamak sizin için sorun olmaz mı?
 
9) Son olarak, ABD’nin PKK/PYD/YPG’ye desteği konusundaki tavrınız ne olacak? Bugüne kadar yaptığınız gibi görmezden mi geleceksiniz? “Dış politikada yalnızlaşıyoruz. ABD’yi küstürmeyelim. Biden bizim için önemli” mi diyeceksiniz? Yoksa uzun vadeli olarak Türk iç ve dış politikasını ipotek altına almaya çalışanlara karşı mı çıkacaksınız?
 
HDP’nin son açıkladığı Tutum Belgesi’nin anlamı
 
HDP’nin açıkladığı tutum belgesi bazılarının bahsettiği gibi Millet İttifakı’ndan ayrı durmanın değil, tam olarak birlikte hareket edildiğinin belgesidir.
 
Açıklanan belge, uzun zamandır saklanamaz duruma gelen Millet İttifakı-HDP birlikteliğine yeni çerçeve çizmek için yapılmıştır.
 
Önümüzdeki seçimin özelliği şudur:
 Aynı gün;
1) Parlamento
2) Cumhurbaşkanlığı seçimi yapılacaktır.
 
Millet İttifakı’nın kamuoyunda bilinen üyeleri “Bakın işte, bize inanmıyordunuz. HDP açıklama yaptı. Bizimle ittifaka ihtiyaçları olmadığını söylediler.” diyerek sadece seçimin parlamento kısmını öne çıkarma gayretindeler.
 
Kendilerinin çok iyi bildiği ve HDP’lilerin de açıkladığı “Cumhurbaşkanlığı için diyaloğa hazırız. Kişiler değil, önemli olan ilkeler ve yöntemler” açıklamasıyla kendini gösteren Yürütme için ortaklığı gizleme çabasındalar.
 
Ezcümle; Millet İttifakı, HDP ile ilişkisini ve iş birliğini, parlamento üzerinden saklamaya çalışırken Yürütme/Cumhurbaşkanlığı üzerinden devam ettirmektedir.
 

YORUMLAR 4
  • 1453 4 yıl önce Şikayet Et
    Bunların yaptığı yani bize diyorlar ki; yeni suriye burası olacaktır kendinize yeni vatan arayın sizi buradan sürüp çıkaracağız diyorlar, bütün mesele bizim ne yapacağımız hainleri daha ne kadar yaşatacağız ? Yoksa onlar bizi yaşatmayacak, kendimizi boşuna avutmayalım gaflet dalalet yok şimdi uyanma iç dış düşmanı ezme kararlılığıyla ayağa kalkma zamanıdır !..
    Cevapla
  • Vatansever 4 yıl önce Şikayet Et
    Çok kısa ve öz şunu söyleyebiliriz, bu haçlı yahudi SEVR illet zillet ihanet ittifakıdır !..
    Cevapla
  • Yavuz Sultan Selim 4 yıl önce Şikayet Et
    Bölgemizdeki kadim devletlerden birisi de pers imparatorluğu olup bu devletten günümüze kalan persçe (farsça) konuşan halklar iran vatandaşlarıyla tacik peştun ve kürtlerdir, yani kürtlerin aslı perslerin bir parçası olmasıdır, Osmanlının son zamanlarına kadar hiç bir mesele yokken batılı emperyalist ülkelerin Osmanlıyı yıkmak için dünyanın başına bela ettikleri ırkçılığı kullanarak çeşitli halkları kışkırttılar gayelerine ulaştıkları gibi şifasız bir hastalığa sebep oldular, şimdi de eskiden bir sömürü zenginleşme ve yönetme aracı olarak kullandıkları araçları kullanarak bozulmuş olan ekonomilerini düzeltmek için yine asalak soyguncu hırsız katil düzenlerine dönmek istiyorlar !..
    Cevapla