Darbeciler nerede?
İyi dilekler, hafızalardaki acıyı bir elif miktarı bile azaltamaz.
1960 darbesinin üstünden kaç yıl geçtiğini, parmak hesabıyla yaparız da kaç darbe geçtiği konusunda hemfikir olmamız mümkün değil.
Postu var, moderni var...
Klasiği var, yarım kalmış olanı var...
Cezaya çarptırılanı var, mahkemesi görüleni var...
İltimas geçileni bile var.
Bir kesim için tarihimizdeki darbelerin bazıları pek muteber.
Yıllarca 27 Mayıs'ın bayram olarak kutlandığını unutmayalım.
Hâlâ kutlamak gerektiğini düşünenlerin varlığını gözardı etmeyelim.
Edenleri uyaralım.
*
Son dönemde bile gün aşırı darbe planları yapıldığı ortaya çıktığında hayret edenlere hayret ediyorum.
Gelenek kolay oluşmaz.
Kaybolması, silinmesi ise oluşmasından zordur.
Tarihçiler boş durmasın...
Sadece son on yıla kaç darbe planı hazırlandığını, kaç teşebbüste bulunulduğunu araştırsınlar.
Dönemin polisi, dönemin savcısı, dönemin hâkimi, dönemin askeri, dönemin rektörü, dönemin dekanı, dönemin hocasının, dönemin hükümetine, dönemin başbakanına nasıl kumpaslar kurduğunu ortaya çıkarsınlar.
Dönemin başbakanı diye yazan dönemin polisi şimdi nerede?
Hepsi kayıtlara geçsin.
BAKANLAR KURULU DEPREMİ ERTELEMELİYDİ
Malatya'da kayısılara don vurunca, bir gazeteci arkadaş da kendince don vurmaya kalktı.
Oradaki seçmenin tercihine bağladı.
Soma'daki maden faciasını da oradaki oy dağılımıyla açıklayan yazarlara rastladık.
Ege'de deprem olunca niye boş dursunlar?
Onu da aynı yere bağladılar.
'Suçlusu hükümet!'
Bavul gazetecisi tespitten öte gitmiş, ciddi ciddi kehanette bulunmuş:
'Bu deprem başlangıç. Böyle giderse sel felaketleri ve kuraklık tüm ülkeyi saracak...'
*
Sarabilir dese anlarım.
Saracak deyince iş biraz karışıyor.
Bir de hem sel, hem kuraklık bir arada nasıl olacak?
Belki de bir tarafta sel, bir tarafta kuraklık.
Ya da önce sel, sonra kuraklık.
Veya tersi.
Hangisi olursa olsun, asıl konu, o gazetecinin bunu nasıl haber aldığı.
Sağlam kaynakları var demek!
*
Bütün bu felaketlerdeki suçlunun hükümet olduğu fikrine katılmamak imkân dışı.
Hükümet bir karar alıp, Ege'deki depremi süresiz ertelemeliydi.
Bakanlar Kurulu ne işe yarar?
HIZLI TRENE SABOTAJ BİZİ AŞAR
Yüksek Hızlı Tren projesinin söz verilen zamanda yetişmesini engellemek için 270 defa sabotaj yapıldığını öğrenince neler hissettiniz?
Son birkaç haftada 60 noktada yaklaşık 200 sinyalizasyon ve haberleşme kablosu ile 70 ray devresi bağlantı sistemi kesilmiş.
Bu kadar ısrar, içeriden kaynaklanamaz.
Mutlaka yabancı parmağı vardır işin içinde.
Bir tür, bir defa keser, iki defa keser...
Haydi üçüncüyü de kessin...
Çok fazla ileri gitmez.
Sıkılır.
Yurdun dört bir yanını hızlı trenle buluşturacak projeye aşırı kızmış diyelim; en fazla 70 defa sabotaj yapar, bırakır.
270 defa engellemeye çalışmak, bizim milleti aşar.
GÜLÜNECEK DURUM
Burada gülünecek bir durum görmek, hangi tür zihniyeti gerektirir, söylemeye gerek yok.
Televizyon programında bu sabotaj haberini gülerek verene de rastladık çok şükür.
İşte bu apayrı bir güzelliktir.