Bunlardan bir cacık olmaz
Niyetleri bugün bir araya gelerek, meydana çıkmak.
Çıkılacak meydan illa ki Taksim olacak.
Böylece gezi ruhunu canlandıracaklar!
Meselenin ağaç olmadığını hâlâ anlamayanların kafasına çakacaklar asıl meselenin ne olduğunu.
Yürüyecekler...
Bağıracaklar...
Tepinecekler...
Pankart taşıyacaklar...
Vuracaklar, kıracaklar...
Yakıp yıkacaklar...
Molotof atacaklar...
Minibüsleri devirecekler...
Polis araçlarının tepesine çıkacaklar...
Taş atacaklar...
Sopa vuracaklar...
Gelip geçene saldıracaklar...
Arabaların tekerine çivili tahta koyacaklar...
Hep beraber yüklenip kaplumbağa gibi ters çevirecekler...
Vitrinleri yere indirecekler...
Bankaların makinelerini kıracaklar...
Kaldırım taşlarını sökecekler...
Bankları parçalayacaklar...
Fidanları devirecekler...
Çiçekleri ezecekler...
Direklere tırmanacaklar...
Sapanlarla misket fırlatacaklar...
Tek kıstırabilirlerse hep beraber polisleri dövecekler...
Araçlarıyla beraber ateşe verecekler...
Bütün günü böyle geçirecek, akşam yorulana kadar mesai yapacaklar...
Bu şekilde gezi ruhunu canlandırmış olacaklar.
*
Ne yazık ki Taksim kapalı.
Ah şu gözü kör olasıca şehir yöneticileri, ülke yöneticileri yok mu?
Bırakmıyorlar bir türlü.
Bırakmıyorlar gezi ruhunu rahatça canlandırsınlar.
Sanatçı sanatçı meydana çıksalar, kıyamet mi kopar?
Her 31 Mayıs'ta yapılması gereken bundan daha önemli bir eylem, bir iş, bir meşgale olabilir mi?
Mayıs'ın hem ilk günü, hem son günü Taksim'e çıkılmalı.
'Demokratik haklar' bu gibi 'gaz alıcı' faaliyetlerle savunulmalı.
Biber gazına, tazyikli suya maruz kalmadan.
*
Kimse 'Bunlar nasıl sanatçı?' dememeli.
'Otuz kırk sene önce de böyleydiler, hâlâ aynılar. Zerre kadar olsun ilerleme kaydetmemişler' dememeli.
Hiçbir eleştiri yapılmamalı, engel olunmamalı.
Meydana çıkıp haykırsınlar, 'Üçüncü köprüye hayır' desinler.
'Üçüncü havalimanına hayır' desinler.
'Üçüncü çocuğa da hayır' desinler; 'İki tanesi bile çok' desinler.
Üçüncü bardak çaya da itiraz etsinler...
Hızlı trene karşı çıksınlar...
Tüp geçide karşı çıksınlar...
Her türlü gelişmeye, ilerlemeye karşı çıksınlar...
Yerli otomobile, helikoptere, uçağa, vagona, gemiye, insansız hava aracına ve uyduya dudak büksünler...
Çivi yapmakta bile zorlanan bir ülkeyken, bunların hepsini yapar hale gelen bir ülke olmanın anlamını bilmesinler, bırakın.
Bunlar sanatçı!