TT Arena'da "Ölüm Tehlikesi!" ...
Fatih Terim Galatasaray Futbol Takımı’nın başında 200. maçına çıktı dün gece. Fatih Hoca Galatasaray ile sözleşmesinin ömür boyu, attığı imzanın doğuştan olduğunu belirtmişti. Galatasaray taraftarı Hoca’sını çok seviyor. O kendine ayrılan çizgilerle yetinmeyen, klas el hareketleri ve mimikleri olan farklı yapıda bir teknik adam. Taraftarın özlediği bir teknik adam rol modeli. Çünkü maç kötüye gittiğinde ya da takımın temposu düştüğünde yaptığı değişikliklerle maçı çevirmesini ve taraftarını heyecanlandırmasını çok iyi biliyor. Galatasaray taraftarı Fatih Terim’e çok güveniyor. İsTERİM ki Galatasaray Fatih Hoca ile tekrar büyük başarılara koşsun, kupalar kazansın. Galatasaray – Eskişehirspor karşılaşması 30.960 sporseverin izlediği, hava sıcaklığının 20’li derecelerde olduğu güzel bir Sonbahar akşamında oynandı. Stad gerçekten çok güzel ve etkileyici. Tam dolmasa bile akustik çok iyi her an yeni desibel rekorları kırılabilme potansiyeline sahip çılgın bir taraftar topluluğu var. Taraftar deyince insanın aklına neler geliyor: 1. Taraftar dediğin takımının orijinal formasını alır… Almışlar! 2. Taraftar dediğin stada çakmak, kalem, parfüm şişesi, bozuk para sokmaz… Bunları ya iyi saklar ya da gerçekten söz dinler ve yanına almaz… 3. Taraftar dediğin sezon başında kombine alır… Almışlar… 4. Taraftar dediğin maça bilet ile girer… Bilet de almışlar… 5. Taraftar dediğin takımının eşofman üstünü, şapkasını, atkısını, çorabını, kravatını alır… Almışlar… Anlayacağınız taraftar görevini en ideal biçimde yerine getirmiş. Gerçekten çok sabırlı bir taraftar topluluğu var Galatasaray’da. Maçın oynanacağı stadyuma giderken zulüm perdesi de açılmaya başlıyor. Arabanızı karanlık ve hala inşaat halinde olan tozlu mu tozlu bir otopark müsveddesine bırakıyorsunuz. Bu otopark İspark işletmesine ait bir otopark ve görevliler parka girerken parayı peşin alıyorlar. Arabanızı bu berbat ortama bıraktıktan sonra slalom başlıyor. Tozlu otopark’ta yürümeye ve metro istasyonu merdivenlerini bulmaya çalışıyorsunuz. Tünel’den aydınlığa çıkan ışığı takip edip merdivenlere ulaşıyorsunuz. Genişliği 1-1.5 mt. olan merdivenlerden aşağıya doğru beş kat indikten sonra metro istasyonundasınız. Metro tünelini geçtikten sonra anlamsız bir turnike geçişi yaşıyorsunuz. Maça giderken ve maç bittiğinde turnikeler insan seli sanki yıl 1979 Sana yağı kuyruğu, tüp gaz kuyruğu! Bu turnikelerden sonra biletinizi gösterdiğiniz bir takım görevliler var! Sonra birinci aranma noktası! Bütün bunlardan kurtuldunuz dava bitti mi? Tabii ki bitmedi. Giriş kapınıza ulaştınız burada özel güvenlik tarafından tekrar aranıyorsunuz. Allah’tan özel güvenlikçiler verilen talimatlarla yüzleri güleçleşmiş. Talimatın nereden geldiğini bildiğim için yazıyorum. (Şafak Bey sağ olsun!) Her şey tamam artık maç izleyebiliriz. Maça girmeden tuvalete girip elimizi yüzümüzü yıkayalım derseniz yanınızda kağıt mendil bulundurun çünkü ne sabun var ne kağıt havlu… Bu malzemelerin yeri var kendi yok. Ayrıca 4 liraya çay içmek istemiyorsanız içmeyin! İçeride sallama çay 4 lira. Stadın içine yiyecek sokmak yasak… Maçı izlediniz yendiniz ya da yenildiniz şansınıza kalmış… Allah’tan Fatih Hoca var… Yenme potansiyeliniz daha yüksek. Maç bitti çıkışa doğru hareketlendiniz. Birinci engel metro 6 dakika da bir 2000 kişi taşıyor… Kapılarda bekliyorsunuz metroyla gitmeyeceksiniz diyelim arabanız metroya bağlı geçişte 3. Katta ise yine bekleyeceksiniz çünkü genişliği 1 mt olan merdivenlerden çıkmak o kadar kolay mı değil. Yaklaşık 45 dakika kadar sıra bekledikten ve turnike eziyetinden sonra merdivenlere ulaşıyorsunuz tabii kadın, çocuk ve engelli değilseniz. Dün akşam stad çıkışında kadın, çocuk ve engelli insanlarımız vardı. Hep birlikte olduğumuz yere saplandık. (Sedat Yapar kulakların çınlasın!) Utanç verici bir görüntüydü. Herkes sıkışmış konserve gibi merdivenlere ve asanssöre ulaşmaya çalışıyordu. Orada Allah korusun yüksek sesle bir şey gürültü çıkarsa panik olmamak mümkün değil. Panik ve kaos olursa oradaki yığılmalardan insanlar ölebilir. Bu çok ciddi bir uyarıdır! Galatasaray’ın kültürlü ve eğitimli yöneticileri neden bu meseleleri çözmekte bu kadar aciz? Stadın çıkışlarında yarın herhangi bir problem yaşansa bunun hesabını nasıl vereceksiniz? İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve İspark yetkilileri bu otoparkları neden yapmıyorsunuz ve daha rahat çıkışlar için ne planlıyorsunuz? Galatasaray taraftarı ile alıp veremediğiniz nedir? Islıkların etkisi hala geçmedi mi? Dün dünde kalsın cancağızım artık yeni şeyler söylemek lazım… Münir Üstün-haber7
