Altay sahaya inmedi ama savaşın tam göbeğinde
Savunma sanayi projelerini sabote etmek için var güçleriyle çalışıyorlar.
FETÖ’cüler, DHKP-C artıkları, sözde Kemalist özde Atlantikçi birçok isim, Savunma Sanayi Müsteşarı İsmail Demir’i hedef alıyor.
Niyetlerini çok iyi biliyoruz..
Türkiye’nin cumhuriyet tarihinde ilk defa milli ve yerli bir tanka sahip olmasının önüne geçmek istiyorlar.
Türk ekonomisine yönelik milyarlarca dolarlık katkısının yanı sıra..
İhraç edilecek ülkeler ekseninde elde edilecek nüfuza paha biçilemiyor.
Türkiye’nin bu kabiliyete ulaşmaması için var güçleriyle çabalıyorlar.
Bir dönem proje üzerinde çalışan mühendisleri katledip intihar süsü veren taşeronlar, şu an o operasyonel güce sahip olmadığı için gazeteci kılıklı firarileri ve darbe artıklarını kullanıyor.
Efendilerinin isteği doğrultusunda Altay tankının seri üretimini sabote etmek için algı operasyonu çekiyorlar.
Vatansever Elazığlı hemşerimiz İsmail Demir bey ve yol arkadaşlarının gayretini çok iyi biliyoruz.
Ama son 5 yılda yaşananları özetle anlatmakta fayda var..
“Hani ne oldu sizin tank işi” deyip sırıtan CHP korosunun da merakını gidermiş oluruz.
Mevcut prototipler tıkır tıkır çalışıyor..
Seri üretim maalesef hedeflenen takvimin çok gerisinde..
Tankın zırh, atış, avyonik ve ataletsel seyrüsefer sistemleri bin bir güçlüğe rağmen..
Doğrudan ya da dolaylı ambargolarla sabote edilmeye çalışılsa da geliştirildi..
Ve üretime hazır hale getirildi.
Türkiye’yi ABD, Almanya, Fransa, Rusya ve İsrail’in başını çektiği devler ligine yükseltecek projede sadece bir adım kaldı.
Proje, tankın güç grubu yani motor ve şanzımanıyla ilgili aksamına takıldı.
ABD ve AB ülkeleri güç aktarım grubunun teminine engel oldu..
Türkiye, Altay’ın motoru için İngiliz devi Royce-Rolls’la görüştü.
Royce-Rolls bağlı Almanya merkezli MTU ile anlaşıldı.
Fakat Almanya başta PKK-PYD olmak üzere Suriye’deki operasyonu bahane ederek işi yavaşlattı. Daha sonra da komple çekildiler.
Ukrayna’dan temin edilmesi için yapılan görüşmelerde de aynı güç devreye girip çeşitli sorunlar çıkardı.
Alman İstihbaratının kucağındaki sözde gazeteciler operasyonda görev alması muhtemel firmalar üzerinde şaibe oluşturmaya çalıştı.
Bunun üzerine yerli güç grubu geliştirmekle ilgili projeye hız verildi.
AK Parti öncesi maalesef sürekli ABD’nin güdümünde hareket edildiği için, Türkiye’nin bu hususta hiç tecrübesi olmadığı anlaşıldı.
Güç grubu ihalesini alan yerli şirketler, teknoloji transferi amacıyla yabancı bir tasarım ofisiyle anlaştı.
Bir süre sonra ilgili tasarım ofisi, ihaleyi kazanan yerli firmaya destek vermekten vazgeçti.
Hemen sonrasında başka bir yabancı tasarımcıyla anlaşıldı.
Sıkı durun..
Ne gariptir ki, o firma da kısa süre sonra, “bu projeye katkı vermek istemiyoruz” deyip projeden çekildi.
Üstelik 500 bin eurodan fazla bir teminatını da yaktı.
Türkiye yılmadı, tekrardan ihaleye çıkıldı.
BATU Güç Grubu projesi de dahil, 1500 beygir gücündeki motor ve diğer güç aktarım üniteleriyle ilgili çalışmalar devam ediyor.
İbre son olarak Güney Kore’ye döndü.
Kore firması Dosan ve S&T Dynamics şirketi ile temaslar devam ediyor.
Bu anlattıklarım savunma kaynaklarının aktardığı bilgilerin % 1’i dahi değil..
Batılı ülkeleri anlıyorum…
Türkiye’nin yükselişi işlerine gelmez eyvallah..
Ama aynı dili konuştuğumuz, devasa projeler hayata geçerse oluşacak zenginlikten bizden daha fazla istifade edecek hainlere ne demeli?
Bu ihanetin bedeli ne?
Bir insan kaç para karşılığında bu kadar alçalabilir aklım almıyor..
Sadece bir tank yapmıyorsunuz, aynı zaman da alçaklarla da savaşıyorsunuz..
Altay tankı daha sahaya inmeden muazzam bir savaşın tam göbeğinde yer alıyor.
İnşallah kazanan Altay ve dolayısıyla Türkiye olacak.
Selametle..
Yeni Akit
-
16brs59 3 yıl önce Şikayet EtİnşaALLAHBeğen
-
Tuğlu... 3 yıl önce Şikayet Etİnşallah, kim memleketine hainlik ediyorsa kahrolsun...Beğen