Binlerce dansöz var
2 Ekim 2018’de Suudi Arabistan Krallığına muhalif konumdaki Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı, krallığın İstanbul’daki başkonsolosluk binasında hunharca katledildi.
Cinayetin işlendiği alana ilişkin uluslararası statüden kaynaklanan bazı zorunluluklar, soruşturma makamlarına ciddi anlamda vakit kaybettirdi.
Buna rağmen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı birçok kritik bilgiye ulaşıp, failleri tek tek belirledi.
Kimse “katilleri mi savunuyorsun” demesin!..
Ama ben en başından beri bu korkunç cinayetle ilgili bazı soru işaretleri ve imkansızlıklar bulunduğunu savundum.
ABD vizesi bulunan, İngiltere’de serbest statüde yaşayan, temin etmek istediği evrakı Londra’daki konsoloslukta alabilecekken, İstanbul’a yönlendirilmesinin perde arkasında başka şeyler olduğuna vurgu yaptım.
Türkiye ile Suudi Arabistan yönetiminin karşı karşıya getirilmek istendiği en başından belliydi. ABD ve Batı bunu fırsat olarak kullandı.
Tabii hiç kimse, “birileri bu fırsatı kullanabilir” diye Türkiye’den böyle vahşi bir cinayete göz yummasını bekleyemez..
Türk yargısı da gerekeni yaptı ve soruşturmayı davaya da dönüştürdü.
O dönem katıldığım tv programlarında “bir şey çıkmaz” dedim!
Ama kayıtsız kalınamazdı..
İstihbarat birimlerimiz ve yargımız çözmek için ellerinden gelen her şeyi yaptılar.
Ancak azıcık hukukla ilgilenen herkes bilir..
Cinayetin işlendiği alet (silah) bulunmadan..
Cesede ya da ondan kalanlara ulaşılmadan..
Faillerin ifadeleri alınmadan karar çıkmaz..
Katillerin elini kolunu sallaya sallaya gezmesi ne kadar kabul edilemez ise, elde olmayan delillerle hüküm vermek de o kadar kabul edilemez.
Cinayetin detaylarını biliyoruz ama ceset ortada yok..
Silah, bıçak, satır ya da her ne ise adli emanete alınamadı.
Failler suçun işlendiği alanın özel statüsünden kaynaklı imkansızlıklar yüzünden firar etti.
Davada ifadesi alınacak hiçbir sanık yok.
15 Temmuz darbesinin faili Fetullah Gülen’in durumu gibi..
Hukuki prosedür yerine getirilemediği için dosyası nasıl davalardan sürekli ayrılıyorsa, Kaşıkçı’nın katilleri için de benzeri bir durum söz konusu.
Neden?
Çünkü usul esastan mukaddemdir..
Yani usul esastan önce gelir!..
Kabul etmeyebiliriz, eleştirebiliriz ama CHP zihniyetinin Batı’dan ayıla bayıla ithal ettiği modern (!) hukuk böyle işliyor..
“Şükür kurtulduk o şeriat hukukundan” deyip dururlar..
O “kurtulduk”ları hukuk kurallarının tecavüzcülere, katillere, teröristlere ne ceza verdiğini gizlerler..
Suç ve ceza arasındaki ilişkinin, suç oranını nasıl etkilediğini görmezler.
Neyse.. Meselenin özüne dönelim…
Davaya bakan mahkeme önceki gün tam da bizim belirttiğimiz teknik nedenleri gerekçe gösterip dosyayı Suudi Arabistan’a gönderme kararı aldı.
Gönül ister ki katiller kıskıvrak yakalanıp Türk cezaevlerinde her günü cehennem gibi geçirsinler. Ama bunu yapmaya olanak yok.
Her şeyin ötesinde bu adımları teşvik edecek ne uluslararası bir toplum, ne de karşılaşacağınız sıkıntılarda destek olacak yerli ve milli bir muhalefetiniz var.
Gördük işte..
Gezi darbesinden tutuklanan Kavala ya da 53 kişinin öldüğü Kobani olaylarının faili Demirtaş için kendini paralayan ABD ve AB, Kaşıkçı cinayetinde Suudi yönetimi üzerinde göstermelik kınamalar dışında hiçbir baskı kurmamış..
Türkiye’yi yalnız bırakmış..
İçerideki Zillet korosu da ipi elinde tutan Batı’dan farklı bir tavır takınmamış..
Suudi yönetimi Türkiye’ye yönelik örtülü ekonomik-politik kıskaç uygularken, “ülkemizin arkasındayız” dememişler.
Aksine; Karar, Sözcü, Cumhuriyet, “Suud yönetimi Türkiye’ye yönelik ambargo uyguluyor ne için buna karşılık verilmiyor” demiş..
CHP-İP yönetimi “Suud’la bile düşman olduk, bize ne Kaşıkçı’dan” demeçleri vermiş..
4 koca yıl böyle geçti..
Dava dosyası Suud’a gönderilince başladılar dansöz gibi kıvırtmaya..
Sözcü, “3-5 milyar dolara davayı Suudi Arabistan’a sattılar”; Karar, “Ve dosya kapandı”; Milli Gazete, “Kaşıkçı’yı verip kepçeyle alacağız” manşetini attı.
Yahu siz değil misiniz “Niye Suud’la kötü olduk” diyenler?!
Siz değil miydiniz “Suud ambargo uyguluyor bir de başımıza bu çıktı” diyenler?!
Şimdi açın Serdar Ortaç’tan “Binlerce dansöz var” şarkısını, kurun 3-5 milyar doların hayalini..
Çünkü öyle bir para varsa ve gelirse, onu da biz değil siz yiyeceksiniz..
Selâmetle..
Yeni Akit
-
vatandaş 3 yıl önce Şikayet EtHelal Adanalı Celal...Beğen
-
Abdullah 3 yıl önce Şikayet EtHelal olsun sizeBeğen
-
Hamza 3 yıl önce Şikayet EtSizin gibi yazarlar satece tebrik edilir .Beğen Toplam 3 beğeni
-
Mehmet 3 yıl önce Şikayet EtMüslüman faize bulaşmaz. Düşük faizli devletin verdiği krediler bile olsa.Beğen Toplam 1 beğeni