Mürsel Gündoğdu
Mürsel Gündoğdu
HABER7 YAZARI
TÜM YAZILARI

Bölgeyi Türkiye siyaseti şekillendiriyor

GİRİŞ 18.06.2026 GÜNCELLEME 18.06.2026 YAZARLAR

Dünya siyaseti tam bir satranç tahtasına dönüşmüş durumda.

Yapılan her hamle beraberinde yeni müdahaleleri gerekli kılıyor. Bu durum dünya siyasetini oldukça gerilimli hale getirmekle kalmıyor aynı zamanda kırılgan bir yapıya da dönüştürüyor. Bütün bunlara temel teşkil eden siyasi zemin ise olabildiğine kayganlaşmış durumda.

Bu yüzden şu kaotik günlerde herkes, satranç tahtasında cereyan eden olaylardan kendisine ders çıkarmakla meşgul.

Yakın gelecekte var olmak ya da olmamak arasında zorunlu bir tercih bu aslında. Dünya ülkelerinin bu konjonktürde dimdik ayakta durarak geleceğe emin adımlarla yürüyebilmek ile kendilerine biçilen zoraki role razı olmak arasında ince hesaplar yapıyor oluşlarının asıl nedeni işte bu ontolojik gerçeklikten başkası değil.

Günün sonunda geçmişin bütün birikimlerini yıkıp dökerek gelen yeni küresel düzen, ülkelere ayakta kalabilmek için detaylı bir satranç bilgisi, etkili saha çalışmaları, çok yönlü oyun kurma becerisi, stratejik hamleler ve güçlü bir siyasi irade sergilemekten başka çıkar yol bırakmıyor.

Türkiye’nin yeni dünya düzeninde diğer pek çok ülkeden pozitif olarak ayrıştığı nokta işte tam da burası.

Büyük bir belirsizlikle kapımızı çalan yeni düzenin ayak izleri görünür oldukça Türkiye’nin diğer ülkelerden pozitif olarak ayrıştığı yönler daha net ortaya çıkmaya başladı. İran’daki rejimi değiştirmek, nükleer kapasitesini sıfırlamak ve bu ülkeyi bir daha ayağa kalkamayacak şekilde güçsüz bırakmak adına başlatılan İsrail/ABD İran savaşında durum günün sonunda bu gerekçelerin hiçbirinin ortadan kaldırılamamasına rağmen bölgesinde siyasi ve ekonomik istikrardan yana tavır alan ve asla savaş istemeyen Türkiye’nin arzu ettiği noktaya gelmiş vaziyette.

Bunun anlamı, bundan sonra bu bölgede Türkiye’nin istemediği hiçbir oyun sahneye konulamaz ve bu bölgede hangi güç olursa olsun Türkiye’ye rağmen oyun kurmaya kalkışsa da başarılı olamaz.

An itibarıyla barışa evrilen Soykırımcı İsrail’in ABD’yi sürüklediği İran savaşı, görünürde İran’a ağır hasar kaydı düşse de en büyük kaybı İsrail ve ABD’ye yaşattı. Şöyle ki düpedüz bebek katillerinin yönettiği İsrail, bütün dünya toplumları tarafından lanetlenerek yalnızlık dolambacına itildi. Üstelik bu süreçte bir algı da çökertilerek İsrail’in savunma sistemlerinin güvenirliği ağır darbe aldı. Siyonist İsrail’in ipiyle kuyuya inen ABD’ye gelince onlar, savaş gerekçesi olarak sundukları hiçbir engeli ortadan kaldıramadan barış masasına oturmak zorunda kalarak karizmalarını çizdirdiler. Bunun yanında bırakın trilyon dolarlar alarak koruma vaadinde bulundukları körfez ülkelerini savunmayı, bu bölgedeki kendi üslerini ve uçak gemilerini bile korumaktan aciz kalarak adeta dünyaya maskara oldular.

İsrail’in olanca karşı çıkışına, süreci sabote edişine ve İran meselesinde gözle görülür herhangi bir zafer elde edemeyişine rağmen ABD, “zararın neresinden dönülürse kârdır” mantığıyla hareket ederek en başından beri Türkiye’nin işaret ettiği müzakere masasına dönmüş ve barıştan yana tavır almak durumunda kalmıştır. 

Görünen o ki yakın gelecekte bu bölgede ABD, Katliamcı İsrail’in savaş ve kaos politikasından adım adım uzaklaşacak ve barış ile istikrardan yana oyun kuran Türkiye’nin akılcı siyasetine yaklaşacaktır.

Görünürde farklı şeyler olsa da yeni küresel sistemin kuruluş aşamasında bölgede tam olarak yaşanan şey, İsrail Türkiye çatışmasından başkası değil.

Soykırımcı İsrail’in bölge ülkelerini hedef alıp zayıflatarak ve buralarda istikrarsızlık oluşturarak vadedilmiş topraklar hayaline ulaşma çabalarına Türkiye, bölge ülkelerinde istikrar ve kalkınma hamlelerini destekleyerek çok güçlü karşılıklar veriyor. Bu durum İsrailli yöneticilerin uykusunu kaçırıyor elbette. İsrail’in Türk korkusuyla yanıp tutuşan Yunanistan ve Kuzey Kıbrıs’a yönelik iş birliği ve gözdağı hamlelerine karşılık Türkiye; Suriye, Irak, Suudi Arabistan, Mısır, Libya gibi bölge ülkeleriyle ittifaklar kurup anlaşmalar yaparak İsrail’i adeta abluka altına alıyor. İsrail bundan da çok rahatsız.

Bölgede savaş ve kaos mu kazanacak yoksa barış ve istikrar mı?

İsrail’in soykırımcı politikasının toplumlar üzerindeki negatif etkisini nazarı dikkate aldığımızda gelecek günler bize bölgede barış ve istikrar rüzgarlarının daha kuvvetli eseceğini söylüyor. Bu da Türkiye’nin bölgedeki asıl oyun kurucu ve problem çözücü rolünün daha da berraklaşacağını müjdeliyor.

Sözün özü, yeni küresel düzenin kaotik, gerilimli ve kırılgan yapısına karşılık Türkiye, istikrardan, barıştan, insanlıktan ve adaletten yana güçlü bir alternatif sunarak hem bölgeye hem de dünyaya nefes aldırmaya devam ediyor.

Mürsel Gündoğdu / Haber7

murselgundogdu@gmail.com

YORUMLAR 1
  • h. ibrahim uludağ 12 saat önce Şikayet Et
    selam olsun sana hocam.
    Cevapla