Atatürk, Hasan Tahsin'in adını neden anmadı?
Verdiği bilgiler tutarsız, yanlış, hatta uydurmaydı. Araya "trak, trak, trak" gibi ses efektleri de eklediğine göre tarih değil, senaryo yazdığından şüphe edilemez.
Mesela diyor ki: İzmir'in Yunanlılarca işgalinde "zırhlı gemiler"den çıkan askerleri karşılayan "Aya Fotini Kilisesi'nin papazı Hrisostomos 'Evlatlarım, ne kadar Türk kanı içerseniz, o kadar sevaba girersiniz' diyerek, atıyla inen sancaktarın çizmelerini öpüyordu'."
Bir kere Hrisostomos Aya Fotini Kilisesi'nin papazı değil, İzmir Metropolitiydi (Metropolitlik makamı Aya Fotini'deydi sadece). "Ne kadar Türk kanı içerseniz, o kadar sevaba girersiniz" dediğini ne Yunan, ne de Türk kaynakları söyler, iki. Sancaktarın çizmelerini öptüğü uydurmadır, üç. (Zaten bu sancaktar da asker kıyafeti giyinmiş Yani veya Yorgaki adlı özbeöz İzmirli bir Rum'du.)
Bir cümlede bunca hatadan sonra devam ediyor:
"İnce, uzun, siyah takım elbiseli bi delikanlı fırladı ortaya, aniden... 'Olamaz' diye bağırıyordu, 'böyle güle oynaya giremezler'! Son sözü buydu. (...) Bastı tetiğe, peş peşe, trak trak trak..."
Kendi zamanında hiçbir kaynakta geçmeyen bu sözler 1970'lerde Hasan Tahsin efsanesini parlatanlardan Ömer Sami Coşar'ın uydurmalarıdır. Onu o sırada gören ve bu sözleri bize aktaran bir tanık bugüne kadar bulunamamıştır.
Hangi birini düzeltelim: Ne Hasan Tahsin 30 yaşında hayatını kaybetmişti (38'indeydi), ne İzmirliler "her zaman sahip çıkmış"tı ona. Hatta 27 Mayıs darbesine kadar onu hatırlayan dahi olmamıştı. Şu da birilerinin kulağına küpe olsun: Hasan Tahsin anıtının dikilmesi emrini veren, "ihtilalin kudretli Albayı" Alparslan Türkeş'tir.
Bir soru: Acaba Atatürk'ün Hasan Tahsin hakkında (üstelik hemşerisidir) tek bir cümle etmeyişini nasıl yorumlamak gerekir?
Atatürk ve Hasan Tahsin
Garibinize gitti biliyorum ama Ata-türk'ün ne 1919'da, ne de daha sonra Hasan Tahsin şunu yaptı, bunu yaptı türünden bir açıklamasını bulabilmiş değiliz. Olsaydı zaten allayıp pullayıp "İlk Kurşun Anıtı"nın alnına kazırlardı. Gerçekten de tuhaf bir durum. Neden yok acaba? Atatürk, hemşerisi Hasan Tahsin'in ismini duymamış olabilir mi?
Tuhaftır, sade o değil, kendi döneminde Hasan Tahsin'in İzmir'de ilk kurşunu attığını duyana, bilene rastlamak imkânsız gibi. Buyurun Atatürk döneminde yayımlanan tarih dersi kitaplarına bakalım beraberce.
1929 tarihli Hamit ve Muhsin'in "Türkiye Tarihi"nde ismi geçmez. Aynı yıl basılan Ali Reşat'ın "Umumi Tarih"inde de bulunmaz. 1931 tarihli "Tarih IV" başlıklı resmî ders kitabı ise bırakın Hasan Tahsin'in kahramanlığını anlatmayı, tam tersine, ilk kurşunun Yunanlılarca atıldığını ispatlamak peşindedir.
-
Hakan. 6 yıl önce Şikayet EtHemen de tersliyorlar. Yahu adam akıllı cevap verinsene. Adam doğrusu bu demiş yazmış.Beğen Toplam 1 beğeni
-
HEKIMOGLU 13 yıl önce Şikayet Etbir karışık tarih ki sormayın gitsin!. 3. cumhurbaşkanı celal bayar, ‘ben de yazdım’ adlı kitabında ilk kurşunu atanın hasan tahsin değil, saatçi aziz efendi olduğunu tanıklarının adını vererek bildirmektedir. (atatürk kültür dil ve tarih yüksek kurumu, atatürk araştırma merkezi dergisi, utkan kocatürk, celal bayar’la bir konuşma, mart 1986, cilt: ıı, sayı: 5, sayfa: 330)Beğen Toplam 1 beğeni
-
Hel Fodul 13 yıl önce Şikayet Etbaşar uyandıran. gerçek tarih belli ki senin zoruna gitmiş. sana tavsiyem, masal dinlemekten vazgeçip gerçekleri öğrenmeye başlasan iyi olur. buraya yorum yazabildiğine göre masal dinleme çağını aşmış olman lazım.Beğen Toplam 5 beğeni
-
başar uyandıran 13 yıl önce Şikayet Etyıllar sonra, bu topraklarda senin gibi birilenin yaşayacağını bilseydi. ilk kurşunu kimse sıkmazdı zaten.merak etmeBeğen Toplam 10 beğeni
-
kenan an 13 yıl önce Şikayet Etteşekkürler sn armağan. sayenizde hiç bize anlatılmayan gerçek tarihi yeniden belgeleriyle öğreniyoruz. ayrıca yazılarınız birlerinin nemalandığı tarihsel olaylara ışık tutarak birlerine kapak oluyor:)Beğen Toplam 13 beğeni