Diplomatik mi? Evet diplomatik
Erdoğan Davos’ta tarih yazdı
Dün akşam Davos’ta tarih yazıldı. Hem diplomasi tarihi hem de Türkiye’nin o alandaki pek de sıra dışı sayılamayacak rolünün tarihi yeniden yazıldı.
Türkiye Başbakanı, gerektiği zaman sesini yükseltebilirmiş...
Türkiye Başbakanı, istediği zaman mesajını muhatabının gözüne sokarak verebilirmiş...
Türkiye Başbakanı, İsrail’le anladığı dilden konuşabilirmiş...
Türkiye, pısırlıklık ve sinmişlikle; sahte ve sıkıcı tebessümlerle tepkisini geçiştirmeye mahkum değilmiş.
Erdoğan, Türkiye Başbakanı’na yalan söylenemeyeceğini dünyaya gösterdi. Çocukları, kadınları, sivilleri, masumları öldüren bir devletin Cumhurbaşkanı’na dersini verdi. Peres gibi bir diplomasi ustasına kariyerinin son döneminde unutulmaz bir hatıra bıraktı.
Geleneksel, ezberci, ‘İsrail ile aramız kötü olursa halimiz nice olur’dan başka sözü olmayanların iddiasının aksine yaptığı tamamen diplomatikti. Diplomasi budur. Diplomasi, ülkesinin gücünü arkasında hissedip onu temsil edebilmektir. Diplomasi, inandığı politikayı yüksek sesle dile getirebilmektir.
Bu kalıpları kıralım...
İsrail gibi 6 milyonluk bir devletin Başbakanı ABD Başkanı’na fırça atabiliyorsa Türkiye Başbakanı da bunu yapar.
Rusya Başbakanı, işgal ettiği Gürcistan’ın Cumhurbaşkanı’nı tersine asmaktan söz ediyorsa Türkiye Başkanı da gerekirse fırçasını atar.
İsrail başbakanları dilediği Arap liderine ağza alınmayacak sözler sarfedebiliyorsa Türkiye Başbakanı da gereken cevabı verebilir.
Diplomasi her zaman anlamsız tebessümler, sahte temenniler, bitmek tükenmek bilmeyen umutsuz iyi niyetler değildir. Bazen de dün akşam Erdoğan’ın yazdığı tarihteki gibi sertliktir, öfkedir, fırçadır.
Erdoğan, Gazze’deki masum insanların üzerine ilk füzenin düştüğü andan itibaren dünyaya bir şey anlatmaya, sorunun ne kadar acil olduğunu söylemeye çalışıyordu. Bıkmadan, usanmadan bunu sürdürdü. Her fırsatta, her platformda söyledi. ‘Sana ne oluyor’ anlamına gelen bakışlara rağmen söyledi.
Davos’ta Peres’e gösterdiği tavır ise söylemekten, anlatmaktan öteydi. Bütün dünyanın bakışlarını sert bir hamleyle o soruna çevirdi. Duyarsızlıkları, görmezden gelmeleri, aldırmazlıkları bitiren bir hamle yaptı.
İsrail’in öfkesinden korkup da paniğe kapılanlar sakin olsunlar. Peres, bir saat geçmeden telefon açıp özür dilediğine göre Türkiye-İsrail ilişkileri bitti diye dövünenler de gönüllerini ferah tutsunlar. Bir şey olmadı, olmaz da...
Dün gece tarih yazılırken, diplomasi tarihine unutulmaz bir anekdot eklenirken Türkiye’nin de gücü artı. Önemi arttı. Vazgeçilmezliği arttı.
Davos’ta dün gece yaşananlardan sonra Türkiye’yi dünyada temsil etmenin standardı da yükselmiştir.
MUSTAFA KARAALİOĞLU - STAR
-
erdal kurt 16 yıl önce Şikayet Etsize aynen katılıyorum. Şu ana kadar böyle bir tepki verilmediği için bazıları bunu yanlış anlayabilir. Ama doğru olan,yapılması gereken buyduBeğen
-
aziz başaroğlu 16 yıl önce Şikayet EtO Benim Başbakanım. Sayın Karaalioğlu; sizi tebrik ediy orum. Her zamanki gibi ait olduğunuz bu milletin büyük ekseriyetinin hislerine tercüman olmuşsunuz. Size çok teşekkür esderim. Bü ülkenin en az % 80 i sizin gibi bakıyor bu meseleye. Başbakanımız gereğini yapmıştır. Bundan gocunanların gerekçelerini anlamakta zorlanıyorum. Sözüm ona tv kanallarında boy gösteren entellektüeller nerde yaşıyorlar Son on yıldır yanılmaktan bıkmadılarmı. Lütfen Ak Parti fobisinden kendilerini kurtarsın gerçekleri kabullensınler. Saygılarımla.Beğen
-
murat balık 16 yıl önce Şikayet Eta. cok güzel anlatmıssınız agzınıza saglıkBeğen
-
mehmet öz 16 yıl önce Şikayet Etselam. helal olsun sy.başbakan başka söze gerek yok.Beğen
-
MAZHAR KÖROĞLU 16 yıl önce Şikayet Etalın buda kapağı. işte özlenen hareket özlenen lider profili budur.. eskiden de türkiye hakkında liderlerimizin gözlerinin içine bakarak hakaret edilirdi onlar sus pus oturup sözde sineye çekerlerdi.. ama sayın başbakan her türk insanın yaptığı ve yapacağı gibi damarımıza basıldığında karşımızdaki kim olursa olsun kükreyip gücümüzü gösteririz. buda türkiyeyi pasif gören pasif kalması için uğraşanlara kapak olsunBeğen