Plan zaten uygulamada
Plan gerçek mi, değil mi? Belge sahte mi, uydurma mı? Faaliyetler emir komuta içinde mi yapıldı, işgüzarlık mı var?
Bu soruları sık sık sormanın ve çoğaltmanın gazetecilik hassasiyeti veya araştırmacılık ruhuyla ilgili olmadığını artık biliyoruz. Maksat sulandırmak; sulanmazsa da bulandırmak.
Ama, bu saatten sonra ne sulanır, ne de bulanır.
Demokrasiye Müdahale Planı’nın ilk gün kesin ifadelerle cevaplandırılamaması, dört gün sonra gelen çelişkili açıklamalarla daha da şüpheli hale gelmesi toplumda bir kanaat oluşturmuştur. Planın altında imzası görünen asker kişinin sivil savcıya ifade vermemesi de bu kanaati pekiştirmiştir. Dolayısıyla planın, TSK çıkışlı olmadığını iddia etmek artık zorlaşmıştır. Şimdiden sonra gözler bu faaliyetin derinliğine odaklanmıştır.
Nitekim, örnek imzanın başka büyük çelişkiler içermesi, savcıların da şüphesini artırmış ve çemberi iyiden iyiye daraltmıştır. Bugün star’da da açık belgelerini göreceğiniz gibi; sadece iki imza arasındaki fark bile tartışmaları bitirecek, kamuoyunda bir fikir oluşturmaya yetecektir. Bunun da TSK üzerindeki şüpheleri dağıtan bir fikir olduğunu söylemek, ne yazık ki mümkün değildir.
Kabul etmek lazım ki, cihet-i askeriyenin bu meseledeki kriz ve halkla ilişkiler yönetimi başarılı olamamıştır.
Bir an için imzayı da belgeyi de kenara bırakalım.
Planın gerçekliğini anlamak için olayı bir imzaya indirgemeye gerek var mı, diye soralım.
Bırakın emir-komutayı, bırakın kriminal süreçleri; plan zaten uygulamadadır.
Aylardan beri yaşananların tam da planda va’zedilen hususlarla paralellik arzetmesi tesadüf olamaz.
Sıralayalım...
Ergenekon davasının itibarsızlaştırılması; gözaltına alınan, tutuklanan veya yargılanan şahısların övülerek iddiaların sakatlanmaya çalışılması: Planda da yazıyor, gerçek hayatta da uygulanıyor. Bakın ‘saygın şahsiyet’lere, bakın ‘üstün hizmet madalyalı kahramanlar’a, bakın Ergenekon’u Deniz Feneri’yle eşitleme kampanyasına...
Planın temel hedefi olan, ‘AK Parti’ye yönelik yıpratma faaliyetleri’ni saymaya gerek var mı?
Ortada İsrail’in ‘İ’si bile yokken son mayın yasasında kopartılan gürültüyü iyi inceleyin, göreceksiniz. Siyasi partiler, medya ve malum yorumcuların muhteşem bir uyum içinde iktidar mayınlı arazileri sanki İsrail’e verecekmiş gibi yürüttükleri kampanya, AK Parti kendini anlatıncaya kadar bir uçtan bir uca yayıldı. Sonunda anlaşıldı ki hükümetin aklında bırakın İsrail’i, NATO’yu; Ankara Ostim’deki küçük sanayici varmış. Maksat, mayın ihalesini ucuza getirmek için seçenekleri çoğaltmakmış ama o saatten sonra kim okur, kim dinler! Plan bir kere işlemeye başladı.
Devam edelim...
Plan diyor ki, ‘AK Parti grubunda gerilim ve huzursuzluk çıkartılsın.’ Birkaç aydır, ortada makul hiçbir sebep yokken iktidar partisi içinde; özellikle vekillerde bir huzursuzluk olduğu da sır değil. Sorulursa sebebi yok ama bazılarının suratı hep asık! Arktık, köstebekler mi harekete geçti, kunduzlar mı bilinmez.
Plan, ‘Kamuoyundaki desteği kırmak için bilgi destek faaliyetleri icra edilecek’ diyor. Bakın geriye doğru her gün medyada ve o medyayı besleyen kurumların dilinde iktidar partisiyle ilgili sayısız iddia, sayısız suçlama dolaşıyor. İrtica meselesinin gündemden kalkmasının tesadüf olmadığını; bu yeni konsepte göre geriye itildiğini şimdi anlıyoruz.
Plan, ‘AK Parti mensuplarının krize rağmen lüks yaşam içinde yaşadıkları propangandası yapılsın. Halk adamı imajının doğru olmadığı bilgisi yayılsın’ diyor. Bakın 29 Mart seçimlerinin propagandalarına, sadece bunu görürsünüz. ‘Zengin, lüks içinde gezen AKP’liler!’e karşı oy istemeyen muhalefet partisi yoktu. Gazete köşelerinde ‘AKP’nin zenginleri’ yazılarını bulursunuz.
Plan, ‘Okullarda ibadet görüntüleri verilerek, Milli Eğitim Bakanı yıpratılsın’ diyor. 22 Temmuz’dan bugüne kadar üretilen ‘Namaz kılan liseliler, dini program yapan öğrenciler’ başlıklı haberleri sayın, planın nasıl mükemmel işlediğini görürsünüz.. Bugünlerde yayınlanan reklamda söylendiği gibi; tıkır tıkır!
Cemaatle ilgili kampanyaların son aylarda birdenbire alevlenmesinin de bu tıkır tıkır durumla yakın bir ilgisi var.
Daha saymayalım. Kimse saf değil, kör değil. Ortada bu kadar açık delil varken gerçeği saptırmak, varsayımların peşinden koşmak artık anlamsızdır. Bazı manşetlere bakıp şüpheye düşenlere de planın kendisinin bizatihi kafa karıştırmayı emrettiğini, hatırlatalım.
Mustafa KARAALİOĞLU - STAR
mkaraalioglu@stargazete.com
-
bayram sarac 16 yıl önce Şikayet Etdokunulmazlar... BAYKAL ın tayyibe DOKUNULMAZLIK konusundaki ısrarı da rota saakaryanın fikirleri sebebi ile zaten,çünkü hem askeri hem yargısal bürokrasi baykalvari bir zihniyet içinde olduğu için dokunulmazlık klaktığı anda allem edecek tayyibin ve hükümetin işini bitirecekler,hükümeti anayasayı dolanarak delmekle itham edenler bu ülkede anayasayı hiçe sayarak kaç çirkin karara imza attılar,SN.BAYKAL yiyorsa eğer askeri darbecilerin 1961 anayasası ile kendilerine sağladıkları DOKUNULMAZLIKLARI kaldıralım diye git tayyibe.Beğen
-
bayram sarac 16 yıl önce Şikayet Etrota sakaryaya..!. Rota sakarya sENİNLE %100 HEMFİKİRİM, yazdığın her harfin altına imzamı atarım..sn. yazarın yazısıda türkiye de gelişen olaylara OBJEKTİF gözle bakabilen herkesin hak vereceği türden bir yazı,basit ve yalın anlatımla iktidarın karşı karşıya kaldığı durum ancak bu kadar iyi anlatılabilirdi..Beğen
-
Rota.Sakarya 16 yıl önce Şikayet EtSn.hurşit dilaver'e; GÖRÜŞLERİNİZE TAMAMEN KATILIYORUM DA ..?. Bir yerde yanlışınız var. "baksanıza CHP, 60 yıl değil,200 yıl bile iktidar görmeyecek.." demişsiniz. İşte burası yanlış. CHP 86 yıldır,yani TC.nin kuruluşundan beri iktidarda değil mi? Siyasi iktidar ve Hükümet kim olursa olsun ülkenin nüfuz edilemez çelik çekirdeği olan,(külâhlısı silâhlısı dahil) "BÜROKRATİK İKTİDARDA DAİMA CHP ZİHNİYETİ,daha doğrusu İ.T zihniyeti olmuyor mu? Yüksek Yargısal iktidar da onların elinde ve emrinde değil mi? Fiili iktidar olup bir de SORUMLULUK MU ALACAKLAR YANİ?Beğen
-
Rota.Sakarya 16 yıl önce Şikayet EtSn.KARAALİOĞLU % 100 HAKLI.... Zaten cihet-i askeriye de,apaçık adeta gündüz vakti FENERSİZ YAKALANDIKLARINDAN VERECEK CEVAP BULAMADILAR.İşi oyalama ile soğutmayı ve unuttrurmayı denediler.Ama bundan sonra uçau kuşu GKB ağzı ile tutsa kimse inanmaz.Tamamen YALANCI ÇOBAN oldu.Hem evrak aslı zaten ERGENEKON BELGELERİNİN İÇİNDE DEĞİL Mİ? BU SORUŞTURMAYI DA SİVİLLER YÜRÜTMÜYOR MUYDU?Askerin panik atakla balıklama olayın içine dalması,paçalarının tutuştuğunu gösteriyor.Artık PANDORRANIN KUTUSU açıldı ve TSK'nın zifosu ortaya saçıldı gibi.Beğen
-
metin yıldırım 16 yıl önce Şikayet Ettürk milleti akkıllıdır. artık yutmaz diyorum inşallah yanılmam türk kürt alevi sünnü barış içinde yaşamak için artık uyanın saygılarBeğen