Mustafa Karaalioğlu
Mustafa Karaalioğlu
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

‘Özel yetki’ler neden kaldırıldı?

GİRİŞ 02.07.2012 GÜNCELLEME 02.07.2012 YAZARLAR

Osmanlı’dan Cumhuriyet’e, Cumhuriyet’ten ikibinli yıllara değin Türk siyasi hayatının temel ekseni vesayet ve darbe karakterindedir. Siyaset, yani iktidar etme rejimi her zaman darbe veya benzeri askeri çözümler referanslı olmuştur. Fiili darbeler, post-modern girişimler, andıçlar, muhtıralar vs... Bırakın genel karakteri, bizatihi Kürt meselesi bile askeri vesayetin kesintisiz aracı olarak kullanılmıştır.

Türkiye ilk kez, içinde bulunduğumuz ve miladını 2007 siyasi tartışmaları olarak alabileceğimiz süreçte darbelerle hesaplaşmaya başlayabilmiştir. Açık, kesin ve geri dönüşsüz bir hesaplaşma süreci yaşandı. Sadece fiziki olarak “darbe ve asker” olgusu değil, beraberinde bütün bir zihniyet kötülük nesnesi haline getirildi. Bir siyasi gelenek yok edilmeye başlandı. Mesela, o döneme kadar siyaseten üstünlük sağlayamayanlar için askeri göreve çağırmak olağan bir talep olarak görülürken bugün aynı anlayışı dile getirmek suçtan önce “ayıp” sayılmaktadır. Öte yandan, Ordu’nun güvenilirlik endeksi hak ettiği demokratik yere gerilemekte ve mesela yaptığı hatalar görmezden gelinmemekte; güçlü bir hukuki-toplumsal denetime tabi kılınmaktadır. Asker ve askeri siyaset hayatın olağan akışından çıkmakta ve kışlaya dönmektedir.

Darbelerle mücadele edilirken, askeri vesayet ve askeri vesayet zihniyeti de yenilgiye uğratılmıştır. Hiç şüphesiz bu, Türkiye’nin demokrasi yolundaki en görkemli zaferidir.  

Özel yetkili mahkemeler bu sürecin en değerli aracıdır. Elbette siyasi irade kararlılık göstermese; bir yargı enstrümanıyla mesafe almak mümkün olamazdı. Darbelerle mücadele mesaisinin olmazsa olmaz şartı siyasi kararlılık ve liderliktir. Nitekim, Türkiye tecrübesi de aynen böyle tahakkuk etmiştir.

Özel yetkili mahkemeler ve bu mahkemelerin savcı-hakim kadroları da vesayetle mücadelenin hakkını vermişlerdir. Birçoğunun gösterdiği çaba ve mesai tarihi önem taşımaktadır. Düşünülmesi dahi imkansız davaları hem sisteme hem de topluma kabul ettirmek gibi değerli bir norm üretmişlerdir. Dokunulmazlara dokunulmuş, açılamayacağı zannedilen kapılar ardına kadar açılmıştır.

Köşe yazısının devamını özgün kaynağından okumak için tıklayınız

YORUMLAR 1
  • efe 13 yıl önce Şikayet Et
    hükümet dün mecliste. öymleri açmış olsaydı şimdi yazacağınız şey tam zıttı olurdu
    Cevapla