Barzani’ye değil Öcalan’a yakın olanlar da hedef
‘Gizli Erdoğancılar’ ifadesi onları şimdi etkisizleştirmek için kullanılacak bir baskı aracı. Belki ‘vaat edilen’ günler geldiğinde tamamen koparmak üzere...” diye yazmıştım.
HDP kaynaklarından uyarı geldi.
‘Eski’ HDP’lilerden...
Hayır “Niye böyle yazdın” diye değil;
“Eksik yazdın” diye...
Sadece ‘Barzaniciler’ değil, Öcalan’a yakın duranlar da hedefteymiş.
Onlara göre; “Öcalan’ın Nevruz’daki ‘çözüm’ açıklamasının gereği yapılsaydı bugün Diyarbakır’da, Mardin’de, Cizre’de hendekler kazılmayacak, kanlı ‘özyönetim’ oyunları oynanmayacak; neredeyse bir asırlık sorunun çözüm sürecine tanıklık eden şehirler özgürlüğün nimetlerini yaşayacak; daha fazlası için siyasi mücadele ve rekabeti konuşuyor olacaktı.”
“Türkiye, Suriye ve İran’daki Kürtler büyük oranda Barzani ailesine manevi yakınlık duyar. Öte yandan Türkiye’de de HDP tabanında Öcalan’a karşı kısmi bir sempati var. Ancak Kandil’deki PKK/KCK şefleri bu sempatiden hoşnut değil. Zira Barzani hem AK Parti hükümetleri döneminde Türkiye ile çok yakınlaştı ve stratejik işbirlikleri geliştirdi, hem de çözüm sürecinin en büyük destekçisi oldu. Öcalan da PKK’nın kongreyi toplayarak Türkiye’ye karşı silah bırakma kararı almasını istedi.”
“Oysa PKK/KCK şefleri, Suriye’nin kuzeyinde “DAEŞ’le mücadele ortağı” adı altında ABD ve İran desteğiyle ‘Barzani bölgesi gibi bir alan kazanma ve bunu Türkiye’ye doğru genişletme’ stratejisine yöneldi. Böylece bu stratejiye ‘uyum’ göstermeyen Öcalan ve Öcalan yanlıları da hedef oldu.”
“O yüzden PKK/KCK şefleri Avrupa medyasına, Amerika’nın Sesi’ne kendilerini anlatıyorlar; Demirtaş Brüksel-Washington hattında gezip duruyor. Desteği burada arıyorlar, buralara göre siyaset yürütüyorlar. Türkiye’deki destekçileri de gözleri, kulakları buralarda olanlardan oluşuyor.”
“Bu da tabanda büyük rahatsızlık yarattı. Partimiz, Kürtlerin mağduriyetleri üzerinden siyaset yapmıyor; dar sol-sosyalist bir grubun politikalarını yürütüyor. ‘Biz Kürtler neden Figen Yüksekdağ gibilere koltuk değnekliği yapıyoruz’ soruları soruluyor. Parti politikalarında örtülü-açık İslami değerlere saldırı var, gençlik ve kadın özgürlüğü adı altında. Bunlar Kürtler’in ihtiyaçlarına dair politikalar değil.”
‘Eski’ ve bazı ‘yeni’ HDP’lilerin “Demirtaş’ın o tek cümlelik grup konuşmasından (‘Seni başkan yaptırmayacağız’) haberimiz yoktu” ifadesini de teyit ediyorlar, Demirtaş’ın “Parti kararıydı” iddiasına karşı.
Bu samimi yakınmaların ne kadarı HDP’de yankı bulur bilmiyoruz. Ancak ‘Gizli Erdoğancı’ ifadesine açıktan ses çıkmaması pek umut vermiyor.