CHP'de cuma vakti...
Cumhuriyet, laiklik, rejim gibi kavramların yerini aile sigortası, yeni anayasa, anadilde öğrenim aldı. Siyasetin normalleşmesi, ülkenin geleceği adına umut verici bir gelişme.
CHP beyannameyi kamuoyuna duyururken bir 'talihsizlik' yaşadı. Talihsizlik diyorum, çünkü CHP'lilerin Türkiye'nin gerçeklerinden bu kadar habersiz olduğunu sanmıyorum. Bütün adayların katılımıyla gerçekleşen toplantı tam da cuma saatine denk geldi. Kılıçdaroğlu'nun, haber kanallarının canlı yayınladığı konuşmasında 'müjde ve vaatler' dikkat çekiciydi. Ancak ülkenin büyük bölümü dinleyemedi. Cuma namazı için camideydi çünkü.
CHP lideri dün 'Neden cuma vakti?' sorusuna 'Toplantı saati 11.00 olarak belirlendi, dağıtılacak kitapçıkların yetişmemesi nedeniyle sarktı.' diye cevap verdi. Kılıçdaroğlu'nun cevabı tatmin edici değil ama yardımcısı Hurşit Güneş'ten daha iyi... Saat olarak 11.00 de problemli. Ya daha erken, ya da cumadan sonra olabilirdi.
Güneş'in söyledikleri tam evlere şenlik: 'Böyle bir sıkıntıları varsa kaza etsinler. Cuma namazı kaza edilmez değil, her namaz kaza edilir. Biz CHP'liler özel yaşantımızla siyasî işlerimizi karıştırmayız.' Beyannamenin kazası olur ama cumanın olmaz. Siz CHP'liler özel yaşantınızla siyasî işlerinizi karıştırmayabilirsiniz ama oyuna talip olduğunuz kitleler, cuma gününü namaza göre yaşarlar.
Hurşit Güneş, dinî konuların cahili olabilir, ancak yeni CHP'de bu mevzuları gayet iyi bilenler var. Emekli müftü İhsan Özkes milletvekili adayı... İlahiyat profesörü Muhammed Çakmak da milletvekili listesinde. Cuma tartışması en çok onları zor durumda bıraktı. İki gündür gerek partililerin gerekse gazetecilerin sorularına cevap yetiştirmek için uğraştılar.
Seçim dönemlerinde partiler din ve değerlere daha fazla hassasiyet gösterirler. Halka yakın olmanın başka yolu yoktur çünkü. Ezan okunurken susmak bir zamanlar muhafazakârlığın göstergesiydi. Sağ parti liderleri miting konuşmalarında ezandan, Kur'an'dan sıkça bahsederdi. Sol partiler için aynı şeyi söylemek zor. Halk arasında sağ ve sol kavramlarına bile hâlâ dinî anlam yüklenir.
Bu konular açıldığında İsmet Paşa hatırlanır. Hurşit Güneş'in sözleri herkesin aklına İsmet İnönü'yü getirdi. Muarızları tarafından camide görülmediğinden söz edilince CHP'liler şöyle cevap yetiştirir: 'İsmet İnönü dindar bir adamdır. Din istismarı yapmamak için cuma namazlarını gizlice evde tek başına kılar.'
Dün Yeni Akit'ten Hasan Karakaya'nın köşesinde okudum. Fıkra sanıyordum, meğer gerçekmiş. İsmet Paşa Konya'ya her gidişinde İl Başkanı Fevzi Çelik'in evinde kalırmış. Fevzi Çelik son dönem İslam âlimlerinden Vehbi Efendi'nin oğluymuş. İsmet Paşa bir miting için Konya'ya gelmiş.
Fevzi Çelik, Paşa'ya 'Mitingde uzun uzun konuşmanıza gerek yok. Konyalının kalbini Allah, peygamber diyerek kolaylıkla kazanabilirsiniz.' diye telkinde bulunmuş. Miting sonrası Çelik 'Paşam yine Allah demediniz'. diye sitem etmiş. İsmet İnönü'nün cevabı herkesin malumu: 'Allahaısmarladık dedik ya.'
-
selim başaran 14 yıl önce Şikayet EtTürkiyeyi elde etme sanatı.. Bekâr(bazen evli de olabiliyor malesef)erkeklerin istediği kızı elde etmek için her yolu mübah gördüğü ve gerçek kişiliğini kızı elde edinceye kadar gizlediği gibi, kk da seçimi kazanmak için her yolu mübah görüyor.kazanamazsa zaten yakasına yapışılmayacak bunu dedin yapmadın diye.kazanırsa da malesef kız için işi içten geçmiştir.boşanma davaları da uzun sürebilir...Beğen Toplam 1 beğeni
-
üye 14 yıl önce Şikayet Etyedisinde ne ise..... diye bir laf vadır insanların karakteri hakkında. Demek partiler, düşünce sistemleri içinde geçerli bir durummuş:)Beğen