Mustafa Yıldız
Mustafa Yıldız
HABER7 YAZARI
TÜM YAZILARI

Medyaya operasyon çekmek isteyebilirler

GİRİŞ 26.03.2026 GÜNCELLEME 26.03.2026 YAZARLAR

ABD İsrail ikilisi Ramazan ayını İslam dünyasına zehir etti.

Şimdi kalkmışlar Yahudilerin Mısır'dan çıkış bayramı olarak kutladıkları ve adına "hamursuz bayramı " dedikleri tarihte 1 Nisan'da ateşkes yapmak istiyorlar.

Yani şu.

İslam âleminin kutsallarına saygısızlıkta zirve yapanlar, söz konusu kendi bayramları olduğunda bir anda “melek yüzlü şeytana dönüşüyor.”

Ne garip değil mi?

Bugün hayati bir konuya dikkat çekmek isterim.

Geçtiğimiz hafta iki haber dikkatimi çekti.

Ülkemizde medya okuryazarlığı diye bir olgu konuşulur ama kimse ne olduğunu bilmez.

En başta da medyadakiler!

Dikkatimi çeken haberlerden ilki ABD'de yayın yapan New York Times'ta çıktı.

Haberin ne olduğunu yazmadan önce bu yayın organının nasıl adlandırıldığını yazmam gerekiyor.

ABD'de "Jewish voice" yani “Yahudilerin sesi diye adlandırılan New York Times'ta” Suudi Arabistan'ın Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman'ın Trump'a “Savaşı lütfen uzat bu bizim işimize geliyor dediği” yazıldı.

Kaynak gösterilmeden yazılan bu habere tüm dünya olduğu gibi bizim medya da balıklama atladı.

Düşünsenize iki ülke başkanı konuşuyor ve bunu kaynak dahi göstermeden haber yapıyorlar.

Ne kadar doğru olabilir diye düşünürken habere yalanlama Al Arabiya'da yayınlanan Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı'na ait açıklama ile geldi.

“Böyle bir konuşmanın geçmediği” belirtildi.

Ama her zaman olduğu gibi herkes yalanı hatırladı.

Ve herkes yalan haber üzerine doğru olduğunu kabul ederek yorum yaptı.

Şimdi diğer haber.

Yine ABD'deki Yahudi lobisinin bir başka yayın organı gibi görülen Wall Street  journal'da yayınlandı.

Habere göre Trump İran'a “3.000 asker gönderecekti.”

Gidecek olan askerler 82 tümenine bağlı özel eğitimli birliklerdi.

Biraz araştırınca bunun da imkânsız olduğunu öğreniyor insan.

ABD, Trump'ın daha önce kurşun geçirmez kafes içinde konuşma yaptığı “82. hava indirme tümenini” eğer bir yere gönderecekse orada zaten savaş bitmiş demektir.

Ve orayı işgal etmiş demektir.

İran'da böyle bir durum olmadığına göre en azından yakın gelecekte bu çok uzak bir ihtimal.

Bu iki örnek bile “Siyonistlerin dünyada nasıl bir algı fırtınası oluşturduklarını” ve bunu nasıl başarıyla gerçekleştirdiklerini ortaya koymakta.

Şimdi gelelim ülkemize.

15 Temmuz'u, Gezi ihanetini, 17-25'i ve FETÖ belasını iyi biliriz.

Biz bunların hepsini beraber yaşadık.

Şerbetliyiz yani bu konuda.

Tabii yine de denetim dışı kalan bazı yerler var.

Sosyal medyayı ve internet medyasında bazı mecralarda Türkiye ye operasyon çekiliyor. 

Gazeteci olmadığı halde yüksek takipçi sayısına bir şekilde ulaşıp kendini siyasilere ve iş dünyasına pazarlayan tipler var.

Bu tiplerin temizlenmesi gerekiyor. 

Türkiye'de medya “gerçek gazetecilerle var olacak.”

Hangi siyasi görüşü savunduğunun hiç önemi yok.

Ama en azından özellikle kriz dönemlerinde haber akışlarını doğru okuyabilecek tecrübeli gazetecileri birileri görmezden gelmemeli.

İsrail'in medyada yakın zamanda bir operasyon çekmeye çalışması kuvvetle muhtemel.

Nedenini soracak olursanız.

Türkiye'de birkaç yıl öncesine kadar hâkim olan algısal üstünlüğü kaybetmiş durumdalar.

Hâlen güçlüler fakat eskisi kadar değiller.

Yıllarca Filistinlilerin evini işgal eden işgalci teröristlere “yerleşimci” dediler.

Olayı yumuşattılar.

İsrail'in terörünü “operasyon” diye yutturdular.

Filistinlilerin direnişini “saldırı” diye yaftaladılar.

Bu dili kullandılar.

Ve Türkiye'de yeterli kamuoyu oluşmasını engellediler.

Ama 7 Ekim sonrası oluşan süreç ve İran'a yönelik saldırılar artık gizlenemez gerçekleri de ortaya çıkarmış oldu.

İşte bu yüzden medyanın çok dikkatli hareket etmesi gerekiyor.

Safların sıklaştırılması gerekiyor.

Siyasi kavga yapılacak zaman değil.

Milli ve gayri milli unsurların birbirinden ayrışması gerekiyor.

Gazeteci kimliği bulunmayan sosyal medya fenomenlerine prim verilmemesi gerekiyor.

İçerideki aparat sayısını arttırmak isteyeceklerdir.

Buna karşı dikkatli olunması gerekiyor.

Bizden söylemesi!

Mustafa Yıldız / Haber7

YORUMLAR 8 TÜMÜ
  • konuk 8 saat önce Şikayet Et
    güzel bir yazı olmuş, maalesef herkes kendi taraftarlarını kendi bildiği gibi yönlendiriyor, bunların bir çoğu yabancı kripto yazarlar tarafından topluma empoze ediliyor, milli olanlar yerçelenip sorgulanıyor, itibarları zedelenip gözden düşürülüyor, uyanık olmak lazım, gayri milli olanlar deşifre edilmeli gerekirse kanuni sınırlar çizilmeli.
    Cevapla
  • Cemil Yazıcı 12 saat önce Şikayet Et
    Evet sıdk ve doğruluk İslâmiyetin hayat-ı içtimaiyesinde ukde-i hayatiyesidir. Riyakârlık, fiilî bir nev'i yalancılıktır. Dalkavukluk ve tasannu, alçakça bir yalancılıktır. Nifak ve münafıklık, muzır bir yalancılıktır. Yalancılık ise, Sâni-i Zülcelâlin kudretine iftira etmektir.
    Cevapla
  • Cemil Yazıcı 12 saat önce Şikayet Et
    ÜÇÜNCÜ KELİME: Ki, bütün hayatımdaki tahkikatımla ve hayat-ı içtimaiyenin çalkamasıyla, hülâsa ve zübdesi bana kat'î bildirmiş ki: Sıdk, İslâmiyet'in üssü'l-esasıdır ve ulvî seciyelerinin rabıtasıdır ve hissiyat-ı ulviyesinin mizacıdır. Öyleyse, hayat-ı içtimaiyemizin esası olan sıdkı, doğruluğu içimizde ihyâ edip onunla mânevî hastalıklarımızı tedâvi etmeliyiz.
    Cevapla
  • Cemil Yazıcı 13 saat önce Şikayet Et
    Âlem-i İslâm milletleri Arabın metanetinden ders almışlar. İnşaallah, yine Araplar ye'si bırakıp, İslâmiyetin kahraman ordusu olan Türklerle hakikî bir tesânüd ve ittifak ile el ele verip Kur'ân'ın bayrağını dünyanın her tarafında ilân edeceklerdir. Bediüzzaman Said Nursi
    Cevapla
  • AĞACAN 13 saat önce Şikayet Et
    Çok çok çok önemli sayın hocam, emeğinize sağılık.
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle