Mustafa Yıldız
Mustafa Yıldız
HABER7 YAZARI
TÜM YAZILARI

Ateşkes metninde “olmayan” şey

GİRİŞ 18.06.2026 GÜNCELLEME 18.06.2026 YAZARLAR

ABD ile İran ateşkesi imzalamanın eşiğinde… 

Ortada konuşulması gereken birçok farklı detay var.  

Ama öncelikle şunu tespit etmek gerekiyor: 

Şu anda tartışılan maddeler Suudi Arabistan'a ait El Arabiya tarafından yayınlandı.  

Bu ayrıntı önemli. Çünkü Suudi Arabistan son dönemde bölgede Türkiye ile birlikte olumlu ve dikkat çekici adımlar atan ülkelerden biri. 

Metne baktığımızda, yaklaşık 36 saat önce İran kaynaklı olarak sızdırılan başka bir metni hatırlıyoruz.  

İki metni karşılaştırdığımda, bazı farklılıklar olsa da büyük ölçüde birbirleriyle uyumlu olduklarını görüyorum.  

İran kaynaklı metinde İran'ı önceleyen bazı ifadeler daha belirgindi.  

Buna karşılık El Arabiya'da yayınlanan metin bana daha akla yatkın geliyor.  

Ancak yine de bazı muğlak ifadeler içerdiğini düşünüyorum.

Metne dair bir eleştirim de var.  

Eğer gerçekten üzerinde konuşulan metin buysa, dikkat çekici bir eksiklik göze çarpıyor:  

Gazze yok! 

Bunu Gazze hassasiyetim üzerinden söylemiyorum.  

Tamamen diplomatik açıdan değerlendiriyorum.  

Çünkü bütün bu süreç Gazze'de yaşananlarla başladı.  

+İran neden bombalandı? 

+İsrail ile neden savaşıyor? 

+ABD ile neden karşı karşıya geldi?  

Bütün bunların merkezinde Gazze var. 

Bu nedenle Gazze'ye yönelik saldırıların durdurulması ve insani yardımların devam etmesi gibi bir maddenin metinde yer alması gerektiğini düşünüyorum. 

Şimdi geçelim Trump'ın G7 zirvesindeki açıklamalarına…  

“Beyrut'a düzenlenen saldırıdan rahatsız olduğunu” açık şekilde ifade etti.  

Bunun doğrudan Netanyahu'ya yönelik bir mesaj olduğunu anlamak zor değil.  

Hatta Netanyahu ile bu konuda ciddi bir gerilim yaşandığına dair bilgiler de kamuoyuna yansıdı. 

Burada önemli olan nokta şu:  

Ülkelerin kameralar önünde söyledikleriyle perde arkasında yaptıkları her zaman aynı şey olmayabiliyor. 

İsrail bir yandan anlaşmadan duyduğu rahatsızlığı ifade ederken, diğer yandan sahada süreci karmaşık hale getirecek adımlar atabiliyor. 

Tam da bu nedenle son günlerde Sayın Hakan Fidan'ın, Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ve Sayın Devlet Bahçeli'nin açıklamalarına dikkat etmek gerekiyor.  

Hepsi de ateşkesin olumlu olduğunu söylüyor ancak aynı zamanda İsrail'in süreci sabote edebileceği uyarısını da yapıyor.

Bana göre Türkiye burada diplomatik anlamda önemli bir mesaj veriyor: "Ey İsrail! Ne yaptığını görüyoruz!"

Metindeki en önemli başlıklardan biri nükleer…

İran'ın nükleer silah üretmeyeceği ifade ediliyor.  

Ancak bu oldukça muğlak bir ifade. 

Bir diğer kritik başlık Hürmüz Boğazı. Dünya petrol arzının yaklaşık dörtte biri bu boğazdan geçiyor. 

Hürmüz'ün açık kalması sadece bölge ülkeleri için değil, Avrupa ve küresel ekonomi açısından da büyük önem taşıyor. 

Petrolün serbest dolaşımı dünya ekonomisinin nefes alması anlamına geliyor.

Yaptırımlar meselesi de dikkat çekici. Daha önce konuşulan rakamlarla bugün dile getirilen rakamlar arasında ciddi farklar var. 

Ancak burada gözden kaçırılmaması gereken nokta şu: Konuşulan milyarlarca doların önemli bir kısmı aslında İran'ın zaten bloke edilmiş kendi kaynakları. 

Yani İran'a yeni bir para verilmesinden çok, kendi parasına erişim imkânı sağlanması tartışılıyor.

Fakat bütün bunların yanında asıl dikkat edilmesi gereken konu İsrail'in süreci sabote etme ihtimali. 

Çünkü burada kötülüğün sınırlarını klasik devlet davranışlarıyla ölçmek mümkün değil.  

Gazze'de yaşananlar ortada.  

Bu nedenle İsrail'in atabileceği adımları değerlendirirken sıradan senaryolarla düşünmek yeterli olmayabilir. 

Tam da bu noktada başta ABD olmak üzere bölgedeki tüm aktörlere önemli görevler düşüyor.  

İsrail'in olası provokasyonlarına karşı dikkatli olunması gerekiyor. 

Türkiye'nin daha önce Mossad'a yönelik gerçekleştirdiği operasyonlar bunun somut örneklerinden biridir. Benzer hassasiyetin diğer ülkeler tarafından da gösterilmesi gerekiyor.

Çünkü görünen o ki süreç henüz tamamlanmış değil. 

Ateşkes ilan edilmiş olsa bile perde arkasında yeni hamleler, yeni girişimler ve yeni kriz başlıkları ortaya çıkabilir. 

Bu nedenle önümüzdeki günlerde sadece İran ve İsrail'i değil, Suriye başta olmak üzere bölgedeki diğer gelişmeleri de dikkatle takip etmek gerekiyor.

 M. Mustafa Yıldız / Haber7

YORUMLAR 1
  • Durali Bal 12 saat önce Şikayet Et
    çok doğru bir soru, gazze neden yok, hani iran gazze ve kudüsün hamisi koruyucusu idi, gene müslümanları, gazzeyi ve kudüsü sattı, yüzüstü bıraktı, hizbullaha sahip çıkarken mazlum gazzelileri görmezden geldi,
    Cevapla